KARANTİNA GÜNLERİ

Metin KÖSEDAĞ

21-09-2020 20:36

KORONAVİRÜS birçok insanı olduğu gibi beni de “karantina” sınırlarından içeri aldı.
Öyle olunca yazmamak olmazdı.

Bugün beşinci gün oldu.

Şükür, yaramaz bir durum yok.


Bu illetten veya başka hastalıklardan dolayı hastane köşelerinde, evlerinde sıkıntı yaşayan tüm hastalara Allah’tan acil şifalar diliyorum.

Peki nasıl geçiyor, adına hashtag açılan bu “karantina günleri”?

Bir kere dışarıdan bakmakla, üstüne romantik dizeler dizmekle olmuyor bu iş. 
Çünkü dışarıdan bakmakla yaşamak aynı şey değil. 

Hiçbir rahatsızlığınız yokken, çıkacağınızı bilseniz de bilmem kaç metre kare evin içinde hapsolmak dışarıdan bakıldığı gibi değil.

İliklerimize kadar hıza alıştığımız hayatın içinde yavaşlığı ve sabrı kaldırmıyor bünye.
Ben pozitif olmadığım için temas sorunum olmadığından dolayı pozitif olanlarla kıyaslayamam elbette durumumu ama yine de özgür olmadığınızı bilmek can sıkıcı.

Güzel yanları da yok değil; ailenizle bol bol sohbet şansı yakalıyor, aile olduğunuzu hatırlıyorsunuz.
Çocuklarınızla kâh kahkaha kâh kavga hayatın tadını çıkarıyorsunuz.

Çocukları izlemek insana ayrı bir zevk veriyor. Ufacık yaşına rağmen dünyada hava durumunu takip etmediği ülke bırakmayan, ülkeler arasındaki savaşlara kadar hemen hemen her gün bir savaş hikayesini anlatmaktan bıkmayan Salih Sabri’nin fevriliği ile Hamza Rıza’nın ona karşı dik duruşunu ve sürekli “Salih o öyle değil böyle. Çünkü; sen bilmiyorsun babam biliyor...” demesini izleyerek geçiyor karantina gündüzlerim. 

Çocukların masumluğu insanı dinginleştiriyor. Allah onları başımızdan eksik etmesin.
Ama gerçekler bu kadar iç açıcı değil. 


Geçenlerde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, her hastaya acil ekipleri ulaştığı, kendinden şüphelenen hastaların ambulansla hastaneye taşındığı, evde karantinada tutulanların sağlık ekipleri tarafından kontrol edildiğine dair bir tweet paylaştı. 

Sonrasında her ilde böyle uygulamalar görmeyi umduklarını söylese de, gerçekten de her ilde böyle uygulamaların olmadığını anlıyorsunuz karantina günlerinde. 

Beş gündür bize uğrayan bir filyasyon ekibi göremedik mesela.

İlk gün edilen bir telefonda “Sonucunuz pozitif çıktı. Bu saatten sonra bir yere çıkmıyorsunuz. Yarın doktor gelecek. Size ilaç getirecek...” sözleri ve ertesi gün gelen iki sağlık çalışanının, asansörün kapısından “Bu ilacı kullansın” diye uzattığı 10 tabletlik bir sıtma ilacından başkasını da göremedik…

Kiminle temas ettin, kiminle oturup kalktın.

Kimle yedin içtin, hiç bir soru yok. Sonra da, hastaların önceden 7 isim verirken şimdi 3 isim vermesinden şikayet ediliyor. 

Hakkını yemeyelim gerçi, sağlık ocağından da, “İstirahat, işgörmezlik raporunuzu hazırladık, lütfen aldırın. Hafta sonuna denk gelecek, iki gün alamazsınız.” dediler.

Yani durum yetkililerin mikrofonlara anlattığı gibi değil.

 Ya ekipleri tarafından yanlış bilgilendiriliyorlar ya da gerçekten bu uygulamaları yapacak ekip yok da olması gerekeni anlatıyorlar. 

Derdim bağcıyı dövmek değil ama herkesin son zamanlarda ortak dile getirdiği bir şey var ise vaka sayılarının artmasından yalnızca vatandaşın sorumlu olmadığının bilinmesi lazım.

Sadece maske takmayan vatandaşlara seslenmekle de bu işin sonunun gelmeyeceğinin bilinmesi lazım. 
Bu illetten kurtulacaksak, herkesin görevini yerine getirmesi gerektiğini bilmesi lazım.

Evet, sağlık çalışanlarının işi gerçekten çok zor. Ama ekipler yetersiz ise bunun çaresinin yetkililer düzeyinde bulunması lazım. 

Birileri tepedeki isimleri yanlış bilgilendiriyorsa da o zaman gerekirse tebdil-i kıyafet uygulaması lazım. 
Ben gazeteci olduğum için karantinada da olsam sesimi duyurabiliyorum, ya duyuramayanlar…
Çok sayıda insanın benim anlattıklarımı yaşadığını biliyorum. 

Evet bizler vatandaş olarak görevimizi yerine getirelim ama yetkililer de devletin elinin her daim üzerimizde olduğunu, dolayısıyla “vatandaş” olduğumuzu hissettirsin…

Eskiden mektupların son satırlarında büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öpülürdü…

Ben de benim gibi karantinada olanlara, hastanede yoğun bakımda kalanlara acil şifalar diler, devlet büyüklerinin kulaklarına “kar suyu kaçırdığımı umarım…”
Sağlıcakla kalın…
DİĞER YAZILARI DÜŞMAN BELLİ.. 01-01-1970 03:00 TOPLUMUN SURVİVOR HASSASİYETİ... 01-01-1970 03:00 ODA SEÇİMLERİ... 01-01-1970 03:00 Ev danasından 01-01-1970 03:00 DÜŞMAN BELLİ.. 01-01-1970 03:00 SOFRASIZ OLMAZ!... 01-01-1970 03:00 REKLAMIN HER TÜRLÜSÜ MÜBAH OLMUŞ! 01-01-1970 03:00 CHP'NİN ÇIKARMASI 01-01-1970 03:00 Sofrasız olmaz..! 01-01-1970 03:00 Her şeyimiz var, ama... 01-01-1970 03:00 Sosyal Medya ve Biz.. 01-01-1970 03:00 Ahlak erozyonu… 01-01-1970 03:00 Yaşadığı yerde kaybolmak… 01-01-1970 03:00 Suriyeliler… 01-01-1970 03:00 'Beni Reis gönderdi...' 01-01-1970 03:00 Minder Dışına Çıkmak... 01-01-1970 03:00 Göz hakkı 01-01-1970 03:00 Zorlamayın 01-01-1970 03:00 Gazetecilik 01-01-1970 03:00 KAYSERİ için "huzur şehri" diyoruz. 01-01-1970 03:00 Zorlamayın... 01-01-1970 03:00 Siyaset Dili.. 01-01-1970 03:00 İyi niyet ve dahası... 01-01-1970 03:00 Bencil Toplum olduk! 01-01-1970 03:00 Sıra kimlere geldi? 01-01-1970 03:00 Göz hakkı.. 01-01-1970 03:00 Maskeli yüzler 01-01-1970 03:00 Ne atasını, ne dedesini... 01-01-1970 03:00 Eşitlik kalasta, fark sanattadır 01-01-1970 03:00 Düşman belli.. 01-01-1970 03:00 Oda seçimleri... 01-01-1970 03:00 EV DANASINDAN.. 01-01-1970 03:00 Sofrasız olmaz!... 01-01-1970 03:00 Seçime 9 ay kala... 01-01-1970 03:00 RUH HALİMİZ! 01-01-1970 03:00 AK PARTİ'NİN SINAVI.. 01-01-1970 03:00 HERKES GAZETECİ OLURSA!.. 01-01-1970 03:00 Kanaat etme!.. 01-01-1970 03:00 ARIK'A BU YANLIŞI KİM YAPTIRDI 01-01-1970 03:00 ÜÇ YIL ÖNCEKI DURUMU BUGÜNE UYARLAMAK! 01-01-1970 03:00 ÜÇ YIL ÖNCEKI DURUMU BUGÜNE UYARLAMAK! 01-01-1970 03:00 Kendiniz olun... 01-01-1970 03:00 AYNI YÜZLER SAHNEDE! 01-01-1970 03:00 ÖNCE VİCDAN 01-01-1970 03:00 Eşitlik kalasta, fark sanattadır... 01-01-1970 03:00 BENCİL TOPLUM OLDUK! 01-01-1970 03:00 Ön yargılarımız!... 01-01-1970 03:00 AK PARTİ MİTİNGİ... 01-01-1970 03:00 Doğruyu yanlış kişi savunursa! 01-01-1970 03:00 HALKIN DESTANI... 01-01-1970 03:00 Her şeyimiz var, ama... 01-01-1970 03:00 Siyaset Dili 01-01-1970 03:00 İDEAL BİR SİYASETÇİ 01-01-1970 03:00 En kolay meslek: Siyaset 01-01-1970 03:00 ÖNCE VİCDAN 01-01-1970 03:00 Sağlıktaki hesaplaşmanın faturası halka çıkıyor... 01-01-1970 03:00 ZOR BİR TOPLUMUZ 01-01-1970 03:00 DENİZİ GEÇİP, DEREDE BOĞULDUK… 01-01-1970 03:00 Doğruyu yanlış kişi savunursa! 01-01-1970 03:00 BANA DOKUNMAYAN.. 01-01-1970 03:00 Onarım mevsimidir bahar.. 01-01-1970 03:00 Bayram ve biz... 01-01-1970 03:00 BUNLAR KİMDEN TORPİLLİ 01-01-1970 03:00 Yakını değil, uzağı... 01-01-1970 03:00 SİYASETÇİ 01-01-1970 03:00 Yerel yönetimler 01-01-1970 03:00 Kayseri'nin adı... 01-01-1970 03:00 Maskeli yüzler 01-01-1970 03:00 Ramazan'ı eğlenceye çevirmeyelim... 01-01-1970 03:00 UFAK HESAPLAR 01-01-1970 03:00 RUH HALİMİZ 01-01-1970 03:00 HİÇBİR GEREKÇE 01-01-1970 03:00 Edep ve saygı 01-01-1970 03:00 KISASA KISAS... 01-01-1970 03:00 SPORUN SİYASETE ETKİSİ 01-01-1970 03:00 BUGÜN 10 OCAK 01-01-1970 03:00 ESNAFI İNCİTMEMEK LAZIM 01-01-1970 03:00 İl Başkanı nasıl olmalı 01-01-1970 03:00 CHP'NİN ÇIKARMASI 01-01-1970 03:00 İDEOLOJİ BİTTİ, ÇIKAR SİYASETİ! 01-01-1970 03:00 SIRA KİMLERE GELDİ 01-01-1970 03:00 EKONOMİNİN DURUMU ORTADA DÖVİZ ALDI BAŞINI GİDİYOR! 01-01-1970 03:00 Kumarcılar, OSB ve CHP! 01-01-1970 03:00 Tükeniyoruz... 01-01-1970 03:00 REKLAMIN HER TÜRLÜSÜ MÜBAH OLMUŞ! 01-01-1970 03:00 SİYASETÇİ ŞAKLABANLAR! 01-01-1970 03:00 SEÇİM VAR HEMDE 1 YIL İÇİNDE! 01-01-1970 03:00 PANDEMİNİN GÖLGESİNDE EĞİTİM 01-01-1970 03:00 MİLLETVEKİLİ NASIL OLMALI! 01-01-1970 03:00 HADDİNİ BİLMEK... 01-01-1970 03:00 KISASA KISAS.. 01-01-1970 03:00 BİR KAP AŞURE.. 01-01-1970 03:00 SANCILI BİR SEZON DAHA 01-01-1970 03:00 BİNDİĞİMİZ DALI KESİYORUZ! 01-01-1970 03:00 AŞI... AŞI... 01-01-1970 03:00 Korkusuz halimiz! 01-01-1970 03:00 KORKUSUZ HALİMİZ! 01-01-1970 03:00 KAYSERİSPOR GENEL KURULU 01-01-1970 03:00 ELEŞTİRİ 01-01-1970 03:00 İKİ KURUM İKİ KONU 01-01-1970 03:00 KOCASİNAN'IN KADER DEĞİŞTİREN PROJELERİ 01-01-1970 03:00 MELİKGAZİ TAPU MÜDÜRLÜĞÜ.. 01-01-1970 03:00 MEDYA YARIŞMASI 01-01-1970 03:00 BERNA GÖZBAŞI NE GEREKİYORSA SÖYLEDİ 01-01-1970 03:00 EV DANASINDAN.. 01-01-1970 03:00 ALLAH KAYSERİSPORLU YÖNETİCİLERE SABIR VE KUVVET VERSİN! 01-01-1970 03:00 VELİ ABİM! 01-01-1970 03:00 HANGİ AŞI? 01-01-1970 03:00 HAYDİ VELİ ABİ... GEL ARTIK! 01-01-1970 03:00 ÖNYARGILARIMIZ 01-01-1970 03:00 İDEOLOJİ BİTTİ, ÇIKAR SİYASETİ! 01-01-1970 03:00 EYT VE KAYSERİSPOR 01-01-1970 03:00 MEDYA ÇALIŞTAYI.. 01-01-1970 03:00 YAŞADIĞI YERDE KAYBOLMAK 01-01-1970 03:00 İLAÇ GİBİ DÖNÜŞÜM 01-01-1970 03:00 REKLAMIN HER TÜRLÜSÜ MÜBAH OLMUŞ! 01-01-1970 03:00 AŞI VE ÖNCELİKLER... 01-01-1970 03:00 KOBİ DESTEKLERİNE DÖNMESİN! 01-01-1970 03:00 EVDE OLSA ÖLMEZDİ! 01-01-1970 03:00 VUSLAT.. 01-01-1970 03:00 HER İŞİN BAŞI SAĞLIK 01-01-1970 03:00 SEN BU İŞİ BİLDİĞİNDEN EMİN MİSİN? 01-01-1970 03:00 DURUMA GÖRE.. 01-01-1970 03:00 ANKARA YOLU! 01-01-1970 03:00 HAYATIMIZ KORANA OLMUŞ! 01-01-1970 03:00 VALİ BEY BU KADAR HASSASKEN! 01-01-1970 03:00 KAYSERİSPOR'UN HESABI TABİKİ DE SORULMALI 01-01-1970 03:00