Safranbolu ve Amasra Gezimiz


İstanbul Develi ve Yöresi Kültür Dayanışma Derneğimiz Gençlik Komisyonumuza (17/18 Mayıs-2025) tarihleri arasında hem tarih hem de doğayla iç içe bir gece konaklamalı harika bir kültür ve doğa gezisi düzenledi.


 Cumartesi günü Safranbolu'yu,  pazar günü ise Amasra'yı gezdik. Unesco’nun dünya miras listesinde yer alan, en iyi korunan 20 kent arasında Karabük’ün Safranbolu İlçesi’nde Osmanlı döneminden kalan ecdat yadigârı asırlık camiler, konaklar ve çeşmeler bulunmaktadır.


Cumartesi sabah erkenden 06.00’da şarkılar ve türküler eşliğinde yola çıkıp kendimizi tarihi ve doğal güzelliğiyle dolu Safranbolu’da bulduk. Yol boyunca uzanan yeşillikler arasında Güzel Tur’un midibüsü meşe ve çamla kaplı ormanın kıvrılan yollarından süzülerek gidiyordu.   İlk ziyaret ettiğimiz mekân Safranbolu Belediyesi'nin Seyir Tepesiydi. Rehberimiz Nurgül Hanım Safranbolu’nun tarihi turistik mekânlarını ve camileri tarihi yapıları anlattı. Safranbolu tarihi hakkında bize bilgiler verdi. Öğle yemeğinde ise Kadıoğlu Şehzade Sofrası Lokantasında yöresel yemeklerden tattık. Yemekler çok güzeldi.  Safranbolu bükmesi ise çok lezzetliydi.


 Yemekten sonra ilk durağımız meşhur tarihi Hükümet Konağı oldu. Konağın önünde kısa bir molayla hem fotoğraf çektik hem de rehberin verdiği bilgileri dinledik. Osmanlı'dan günümüze miras kalan bu yapı Safranbolu'nun ruhunu yansıtıyordu. Ardından daracık Arnavut kaldırımlı sokaklarda yürüyerek tarihi çarşıya indik. Çarşıda lokumcular, el işi ürünler, otantik kafeler ve tarihi Arasta yer alıyordu. Hepsinde biraz vakit geçirdik. Ayrıca tarihi İpek Yolunun buradan geçmesi han ve kervansarayların önemini artırmıştır.   Karabaşzade Hüseyin Efendi (Cinci Hoca)  tarafından 1645 yılında yaptırılan Cinci Hanı, Cinci Hamamı ve İzzet Mehmet Paşa (1795) Camii’ni,  Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa Camii’ni (1661)  ziyaret ettik. Köprülü Mehmet Paşa Camii: avlusunda şadırvan, güneş saati, kütüphane ve muvakkithane olarak müştereken yapılmış bina bulunmaktadır. 2019 yılında restorasyon yapılarak tekrar ibadete açılmıştır.


 İzzet Paşa Camii:  tabanı eğimli bir zeminde olup altında yer altı suyu akmaktadır. Safranbolu’ da ahşap konakların önünde yer yer çeşmeler bulunmaktadır. Hükümet Konağı ve tarihi saat kulesi padişah III. Selim’in Sadrazamı İzzet Mehmet Paşa Tarafından (1797) yıllarında yaptırılmıştır. Anadolu’nun bilinen ilk saat kulesidir. Halen çalışır durumdadır. Rehberimiz lokum yapımını yakından görmemiz için “LATİ” lokum imalathanesini gezdirerek bilgiler verdi ve alışveriş yaptık.


 Tabi ki Safranbolu’ ya gelince Yörük Köyü’nü gezmeden olmazdı. Filiz Teyze’yi ve Kasım Sipahioğlu Konağı'nı ziyaret etmeyi ihmal etmedik. Filiz Teyze Sipahioğlu konağı ve Yörükler hakkında bilgiler verip kısa bir meddah gösterisi yaptı. 


Gün batımına doğru ise “Kristal Cam Terasa” çıkıp muhteşem “Tokatlı Kanyonunu” yukarıdan izledik. Akşama doğru ise konaklayacağımız yer olan Ata Konak’a odalarımıza yerleştik Akşam yemeğinden sonra Safranbolu Çarşısı’nı gezdik.


Pazar günü:  Ata Konak Otel’de kahvaltıdan sonra rotamız Amasra oldu. Fatih Sultan Mehmet Amasra’yı fethettikten sonra buraya hayran kalmış: “Lala Lala Çeşm-i Cihan  (dünyanın gözü, dünyanın değerlisi)  bu mu ola? Diye sormuştur. Bu deyim Amasra’nın tarihi ve doğal güzelliklerini anlatmaktadır.  Rehberimiz Boztepe’de bizi karşıladı.

Amasra’nın tarihi ve konumu hakkında bilgi verdi. Amasra’yı ve tavşan adasını kuş bakışı seyrettik. Oradan Kemere Köprüsünden geçip Amasra Kalesi çevresini gezdik. Ağlayan Ağaca kadar rehberimizle birlikte yürüdük. Fatih Sultan Mehmet’ in 1460 yılında fetihten sonra kiliseden camiye çevirdiği “Fatih Camiini” ziyaret ettik. Safranbolu Hükümet Konağını gezdik. Safranbolu Çarşısı’nda özellikle ahşap işçiliği ile yapılmış süs eşyalar ve yöresel ürünler çok ilgimizi çekti. Amasra’nın hırçın dalgası, şarkıcı ve oyuncu merhum Barış Akarsu’nun  (1979-2007) heykelinin bulunduğu sahilde yürüyüş yaptık. Sahilde yürüyüş yaparken balıkçı teknelerini izledik. 


Öğle yemeğinde ise deniz kenarında “Avzem Balık” Lokantasında derneğimizin balık, salata ve sıcak helva ikramından sonra güne devam ettik. Yemekten sonra dönüş yoluna geçecekken bardaktan boşanırcasına ani bir yağmur bastırdı. Bartın ve Bolu üzerinden İstanbul’a dönüş yoluna geçtik. 
     Ecdat yadigârı Safranbolu'nun tarih kokan sokakları ve Amasra’nın tarihi dokusu, doğasının denizle bütünleşen sakinliği ve güzelliği bizlere çok iyi geldi. Bu geziyi düzenleyen dernek Yönetim Kurulumuza şahsım ve geziye katılan bursiyerlerimiz adına teşekkür ederim. 
Ömer Faruk Hazırcı 
Develi ve Yöresi Kültür Dayanışma Derneği Gençlik Komisyonu Başkanı