Hemşehrimiz Merhum Sakıp Sabancı

  Vefatından on beş yıl önce yapılan özel bir röportajında Sakıp Sabancı “Dedelerimin dedeleri Develi tarafından gelmişler” diye ifade etmiş. Çağdaş Develi Gazetesi yazarlarından merhum Sayın Kadir Özdamarlar’da  geçmişte  kimine göre Akçakayalı, kimine göre Adanalı olarak bilinen Sakıp Ağa’yı da Develili mi yaptı? Demesin diye, affına sığınarak bu yazıyı siz değerli  “ Ayaklı Gaste” okuyucuları ile paylaşıyorum.  İşte kendi ağzından Merhum Sakıp Ağa’nın hayat hikâyesi:

Sakıp Ağanın Hayat Hikâyesi:

  “Ben Kayseri’nin (Talas ilçesi) Akçakaya Köyü’nde doğmuşum. Babam rahmetli Hacı Ömer, anam rahmetli Sadıka Sabancı da oralı. Babam Hacı Ömer orada işçilik yapıyordu. Akçakaya baba toprağımız. Sonradan Adana’ya göç ettik.

Dedelerimin dedeleri Kayseri’nin Develi tarafından gelmişler. Bir bağı, bir tarlası olan fakir işçilermiş, hepsi de o zamanlar tarlaları sürmede kullanılan “kara saban’ın” ağaç kısmını yapıp, satar bununla ek gelir sağlarlarmış. Bizim ailenin lakabı o bölgenin diliyle “Zabbancılar” imiş.

         Babam Hacı Ömer Adana’ya 1921 yılında, Kurtuluş şenliklerinin sürdüğü günlerde gitmiş. Önce çırçır fabrikalarında hamallık yapmış. Zayıf vücuduyla (Pamuk çuvallarına) balya basıp para biriktirmiş. Anam o tarihte Akçakaya’daydı.

Ve günler, aylar, birbirini kovaladı. Allahımıza şükür bugünlere geldik. Ailemizle, kardeşlerle el ele vererek, birlik dirlik içinde, dağılmadan Sabancı topluluğunu oluşturduk, yaşatmaya gayret ediyoruz. Ülkemize, insanımıza faydalı olma gayreti içindeyiz.

Şimdi diyorsunuz ki, sen nereye aitsin? Ağam ben, hangi güzel ilimize, ilçemize gidersem bana şehrin anahtarını verip, “Fahri Hemşehrisi” ilan ediyorlar. Sevgili hemşehrilerim;  ben her karışına kurban olduğum Türkiye’nin her yerindenim, hemşehrisiyim.

Babam rahmetli Hacı Ömer’den her şeyi öğrendik. Doğru olanın her zaman kazanacağına, hile yapanın mutlaka kaybedeceğine inancı vardı. Bunun için de sık sık “Gururluluk eşeklik, hilekârlık ahmaklıktır ” derdi. Ölümünden önce bizlere nasihati vardı: “Birbirinizi sevin anlayın. Birlikten hiçbir şekilde ayrılmayın. Birlik olunca her türlü güçlüğü alt edersiniz ”demiştir. Babam bir de “Ticarette siyaset, siyasette merhamet olmaz ”demiştir. Babam, iş adamının siyasete bulaşmasını doğru bulmazdı. Babam dedi ki “Bu topraklardan kazandığının bir bölümünü, bu topraklarda yaşayanlara geri verin”.

Sabancı, hayattan ne öğrendi diye soranlara: Ben demek yerine biz diyebilmenin; mutluluğa giden yollardan biri olduğunu öğrendim.” diye cevap verir.

Essahtan Gayseriliyim:

Ünlü iş adamımız Kayseri’nin onuru, şeref kürsümüzün baş aktörü Sakıp SABANCI’dan dergimize Kayseri ile ilgili düşüncelerini aktarmasını istedik. Sakıp Ağa daha ileri gidip “KAYSERİLİ OLMAK” başlığıyla ilgili kaleme aldığı yazısını verdi. Kendisine yürekten teşekkür ediyor ve yazısını yayınlıyoruz. (Fikret Helvacıoglu / Kayder Dernek Başkanı)

Selçuklular zamanından beri Anadolu’nun kültür ve sanat merkezlerinden biri haline gelen Kayseri, ilk tıp fakültesi olan Şifaiye- Giyasiye ve Hunat Hatun külliyelerine kafa tutarcasına heybetlerini muhafaza etmektedir.

Her Kayserili gibi bende Mimar Sinan’ın, Seyrani’nin, Dadaloğlu’nun, İncili Çavuş’un hemşehrisi olmaktan onur duydum. Essahtan Kayserili olmaktan hayatım boyunca gurur duydum. Kayseri insanının sevecenliğine, dostluğa verdiği önemi, paylaşmayı, birbirini desteklemeyi, şiar addetmesini, diğer şehirlere örnek olmasını dilerim. Erciyes Üniversitesi’nden fahri doktora almış bir hemşehriniz olarak (Övünmek Gibi Olmasın Ama Kayseriliyim) diyebilmekten mutluluk duymaktayım.

Yurdun her yöresinde bulunan hemşehrilerimizin bir araya gelerek merhum Kemal Dedeman önderliğinde kurdukları Kayseri İli Yardım Derneği’nin İstanbul Şubesi olan derneğimizin faaliyetlerini takip etmekteyim. Bütün emeği geçenleri canı gönülden kutluyorum. (İstanbul Sepetçiler Kasrı Kayserililer Brunch’ı /2003)

Kayseri’de ve ilçelerinde kazandıklarının bir kısmını memleketlerinde bırakan, iş ve aş kapısı açan, doğduğu topraklarla ödeşen hayırseverlerimiz var. Allah hayırsever insanlarımızın sayılarını artırsın.

Bu vesile ile Merhum Sakıp Ağa’nın şahsında bu ülkenin kalkınmasında ve muasır medeniyet seviyesine ulaşmasına vesile olan hayırsever insanları saygıyla ve hürmetle anıyor, vefat edenlere Allahtan rahmet diliyorum. Ruhları şad olsun.

Kaynaklar: İstanbul’daki Kayserililer Rehberi 1990, Şu Bizim Kayseri Dergisi (Haziran/ 2003)

Fotoğraflar: Kayserililer Brunch’ı  Sepetçiler Kasrı/İstanbul (2003)