Mustafa Kurmel; Saray Halı’nın kurucusu Necati Kurmel’in ağabeyi ve 10. ve 11. Dönem Kayseri Milletvekilimiz merhum Hakkı Kurmel’in kardeşidir. 10.05.2023 tarihinde Adana’da vefat etmiştir. Allah rahmet eylesin. Mekânı Cennet olsun.

Adana’da 3 Kasım 2012 tarihinde Emekli Öğretmen Merhum Mustafa Kurmel ile Mimar Ali Salman’ın yaptığı sohbetten alıntılar:

 ZİLE KÖYÜMÜZ:

Emekli Öğretmen iş insanı Mustafa Kurmel anlatıyor:

Kayseri Develi ilçesi Zile Köyü’nde 1927 yılında doğmuşum. Anam o köyün yerlisi, Hocalar denilen bir ailenin kızı. Zile, İsviçre köylerinden bir köy sanki. Sokakları kaldırım, on bir tane modern çeşmesi olan, bağlı bahçeli, sulu, mümbit bir köy.  Zile eskiden Rum yerleşim bölgesi, Rum köyüydü.

Babam Kafkasya’dan gelme, Çerkez annemle evlendikten sonra bu köye yerleşmiş. Bu köyün tamamı Rum yerleşim yeri olduğu günlerde annemin dedeleri Horasan tarafından gelmiş, Konya'ya giderken kışa tutulmuşlar, köyün alt tarafında Kuyucak denilen bir yere yerleşmişler. Kışı orada geçirmişler.

Bu arada Rumların aralarında niza ( anlaşmazlık) çıkmış, ikiye bölünmüşler. Hocalara müracaat etmişler. 350 haneli köyün 280 hanesi demişler ki;

-Biz hak dinini kabul edeceğiz. Hocalar da

- Eğer manastırımızı cami yaparsanız, manastır hocalarının oturduğu ikametgâhı da bize verirseniz dileğinizi kabul ederiz demişler.

Böylece 280 haneyi İslamlaştırıyorlar. 80 hanesi Rum olarak kalıyor. Manastır diye bir camisi bir de çeşmesi var. Bu olay üzerine annemin dedeleri oraya yerleşiyorlar. Atatürk'ün Cumhuriyeti kurmasından sonra mübadele sırasında İslamiyet’i kabul etmeyen 80 hane de Yunanistan'a gidiyor, oradan da 80 hane Türk geliyor.

Fakat gidenler hep sanatkâr, çiftçiliği iyi bilen, ekonomik durumları düzgün yaşam kalitesi yüksek insanlar.

Köyde yetişen çocukların sanat öğrenmeleri için İstanbul'a gönderirlermiş. Tabi İslamlaşan 280 hane de çocuklarını İstanbul'a gönderiyorlar. Ağırlıklı sanat ise, ‘‘ayakkabı tamirciliği’’ oluyormuş.

TAKMA DİŞ KONUSU:

Eskiden beri o köyde ” Takma diş abdest tutmaz ” diye bir inanış varmış. Bu yüzden, "abdestim kabul olmaz" diye hiç kimse dişlerini yaptırmazmış. Bu durum Sultan Hamit'in kulağına kadar gidiyor. Sultan Hamit medreselere soruyor.

-Bu durum insan sağlığı için çok zararlı oluyor. Bu konuda bildiklerinizi yazın,  diyor.

ZİLELİ HOCALAR SÜLALESİ VE PADİŞAH:

O zamanlar annemin dedesi ve onun kardeşi (...) Kayseri'de müderris imiş. Bu iki kardeş ulema, bu soruya cevaben;

 -Din üç sacayağı üzerine kurulmuştur, üç sacayağından birisi insan sağlığına önem vermekmiş. Yüce dinimiz bu insan sağlığına olan ihtiyaçtan dolayı ayrıca da şu şu gerekçelerden dolayı diş yaptırmak abdesti bozmaz diyorlar.

Sultan Hamit bu haberi alınca, iki kardeşi sarayına davet ediyor. Gelmeleri gitmeleri üç ayı buluyor. O zamanki Şeyhülislam da;

 -Takma diş abdesti bozmaz, diye bir fetva çıkartıyorlar. Bunun üzerine saraydan

- Biz sizi iki aydır burada tutuyoruz, iki aydır misafirimiz oldunuz. Bizden ne dilerseniz? diyorlar.

Önce ”Sağlığınızı dileriz." dedikten sonra ısrar üzerine;

-Bizim gurbette adamımız çok fazla, köyümüze bir Postane (telefon santrali)  açılmasını isteriz.

-Bir de Nevşehir bize 10 saat, Develi 2 saat bu yüzden bizi Develi'ye bağlayın.

-Ayrıca biz dışarıda hocalık yapıyoruz. Liyakatimiz da yeterli. Eğer köyümüzde bize bir medrese kurarsanız iki kardeş medreseyi idare ederiz." diyorlar. Padişah ferman........

ESKi TAŞ MEKTEBİMİZ:

Burası yüksek bir köydü. Daha sonra Rüştiye de kapatıldı. O bina ilkokul olarak kullanılmaya başlandı.

Ben Hakkı ağabeyimle birlikte İlkokul 3. sınıfa kadar o okulda okudum. Ağabeyim benden iki yaş büyüktü. Biz üç erkek altı kız olmak üzere dokuz kardeşiz.

HAKKI KURMEL (MEBUS):

Ağabeyim Hakkı Kurmel ilkokuldan sonra ortaokul’da okudu. Daha sonra Kayseri Lisesi'nde okudu ve hukuk fakültesini bitirdi. Ondan sonra da Sarız'a Hâkim olarak atandı. Hâkim olarak Sarız'da çok faydalı çalışmalar yaptı.

Sarız'daki arazilerin tapularını hak sahiplerine verdirdi, mezra ve yayla davalarını halletti. Bu yüzden halk tarafından çok sevildi.

Üç buçuk, dört yıl sonra seçimler vardı. Ağabeyimi Sarız'dan, Pınarbaşı'ndan, Develi'den aday gösterdiler. 1950 seçimlerinde Demokrat Parti'den Kayseri milletvekili seçildi.

TBMM X. ve XI. Dönem Kayseri Milletvekilliği ve TBMM Başkanlık Divânı Kâtip Üyeliği de yapmıştır.

Yıllar önce İstanbul Develi ve Yöresi Kültür Dayanışma Derneğimize konuşmacı olarak gelip bir konferans vermişti. Konuşmasında “Mahkûmiyetim vatan hizmetten başka bir şey değildi.” Dedi. Develi’de azınlıkları anlattı.  Konferansta Koç Holding Ceo’su merhum Uğur Çatbaş, diş hekimi merhum Ahmet Kabadayı, Prof. Dr. Cavit Avcı, dernek üyelerimiz, başkanımız Sami Dedeoğlu ve bursiyer öğrencilerimiz vardı.  Hakkı Ağabey 24 Eylül 2021 Tarihi’nde İstanbul’da vefat etti. Ruhu şad mekânı cennet olsun.  

Not: Zilemiz Yerel ve Kültür Araştırmaları Platformu (İnşaat Mühendisi)  İbrahim Kozanoğlu’ndan alınmıştır.