Saraydaki Kayserili

M. Orhan Cebeci

07-02-2025 11:21

Saraydaki Kayserili
 
“O günlerde üstüne bir durgunluk çökmüştü. Düşüncelere dalmıştı. İşte o sırada hiç unutamam 16 Kasım 1922 günü, sabah kahvesini götürdüğüm zaman tuhaf tuhaf yüzüme bakarak:
-    Şaşkın şaşkın ne duruyorsun karşımda? Git  bana bir kahve  daha yap, dedi.
-    Onu ilk defa bu kadar sinirli ve bitkin görüyordum. Geceyi uykusuz geçirdiği belliydi. Sesi bile sönükleşmişti. İkinci kahveyi götürdüm. Her zamanki gibi, bir kenarda durdum. Yaklaşmamı işaret etti.
-    Vaziyetin vehamet kesbettiğini biliyorsun burada, artık hayatımız tehlikede… Binaenaleyh, ben gidiyorum. Sakın kimseye bir şey söyleme. Sen de beraber geleceksin. Hazırlan, dedi.”

Padişah Vahdettin’in Tütüncübaşısı Şükrü bey:

Önsözden:

Osmanlı İmparatorluğu’nun son padişahi Vahdettin’in hizmetine giren 40 yıl boyunca yanında bulunan, sadakatıyla onun güvenini kazanan Kayserili Şükrü Bey, padişahın 1922 yılında İstanbul’dan sürgün edilmesi sırasında berberinde götürdüğü birkaç kişiden biridir.
Vahdettin’in 1926’da San Remo’da vefatına kadar hizmetini sürdüren Kayserili Şükrü Bey, 1924 yılında “150’likler” listesine dahil edilince vatanına gelemez. Değişik ülkelerde vatansız olarak dalaşır durur. Genellikle Şam’da Vahdettin’in mezarının bulunduğu Sultan Tekkesi’nde kalır.
Şam’da bulunduğu yılarda, yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi makamları tarafından, Şükrü Bey,  haneden üyeleri ile Vahdettin’e yakın diğer kişiler hakkında bilgi istenir, tıpkı San Remo’da Vahdettin’in vefatından sonra olduğu gibi.
 Cenova’da iken konsolosluk onayıyla eşine vekalet verdiği halde malı mülkü İncesu Kaymakamlığı (hazine) tarafından yok pahasına satılır. 1938 yılında 150’likler için af çıkar, ancak pasaport verilmediği için vatanına dönemez. Aftan iki yıl sonra Beyrut Konsolosluğu’ndan  tek girişlik bir pasaport temin eder ve 1940 yılında vatanına döner.


Emniyet istihbaratı Şükrü Bey’i adım adım takip eder, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye mektuplar yazar, siyasetle   ilgisi olmadığını belirtir. Maddi haklarının iade edilmesini ister. Kendi ifadesiyle  “ tek suçunun 40 yıl boyunca ekmeğini yediği kapıya sadakat göstermek olduğunu belirtir.
 Resmi yazışmalar devam eder, sonuç alınamaz. Kendisine hiçbir hakkı iade edilmez
 Ancak sürekli takip edilir. İstanbul’da eşi vefat edince başöğretmen alan oğlu Hami’nin yanına Kuşadası’nın Burgaz Köyü’ne gider. 1942 yılında hakkında son resmi yazı yazılır. “Kayserili Şükrü Bey Kuşadası’nda vefat eder.

Kayserili Şükrü'nün doğduğu yer: Keşlik Köyü. Yıllar önce bu köyü görmesem bu kitap ve anlatılanlar benim o kadar ilgimi çekmeyebilirdi. Çünkü burası oyma mağaralardaki kilise kalıntılar, mağaralara yapılmış evler hem güvenli, hem sağlıklı mekânlar olarak yüzyıllarca kullanılmış. Mağaralardan hala depolama amaçlı yararlanılıyormuş. Mevcut yapısıyla bakir bir turizm bölgesi. Her nedense turizme açılmamış. Mağaralardaki Kilislerde duvar süslemelerinden kalan izlere rastlanmış. Oyma mağaradan yapılmış bir camisi bile varmış. En büyük mağara yapı canlı Kiliseymiş. Ayrıca eski mezarlara da rastlanmış.'Üç yatırlar' başları kıbleye bakmadığı söylense de Müslüman yatırlar olarak anılıp dualar edilmiş. Yapılacak arkeolojik kazılarla birçok şeyin daha gün ışığına çıkacağına inanıyorum.             
 Keşlik Halkı'nın büyük bir kısmı büyük şehirlerde yaşıyor. Kışın azalan nüfus yazın çoğalıyor. Yazları da köylerini unutmuyor, mutlaka ziyaret ediyorlar. Çoğu okumuş, aydın kültürlü insanlar. İlk kez gittiğim Ürgüp Göreme'ye benzeyen Keşlik'ten izlenimlerim bunlar. İkinci kez Keşlik Şenlikleri’ne ağabeyim Bahaeddin Bey davet edilmişti. Biz de oraya Kayseri'den günübirlik şenliklere katılmıştık.         
  Keşlikli Şükrü Bey'in doğup büyüdüğü Kayseri'nin bir köyüydü. Önceleri İncesu ilçesine bağlı olan Keşlik daha sonra Yeşilhisar'a bağlanmış. Köyün 1950’li yıllara kadar İncesu'ya bağlı olması nedeniyle Keşlikliler resmi işleri, kaymakamlık başvuruları, askerlik ve benzeri işleri İncesu’ya giderek halletmişler.                                       
Keşlikli Şükrü Bey'in Ailesi: Keşlik köyü’nün çoğunluğu Uygur Türklerinden. Şükrü Bey’in Babası padişahın Müjdecibaşısı Mehmet Mustafa'dır. Kendisi Ehlikeyif, hoşsohbet bir insan olarak anlatılıyor. Mustafa Ağanın eşi Çolak Emine'dir. Düğününde çolak olmasına rağmen at üstünde köye girerken koyun sürüsünden bir koyunu tuttuğu gibi atın üzerinden öbür tarafa atar. Kaza geçirdiği için kolu sakat olan gelinin bunu nasıl yaptığı merak konusu olur.              
Keşlik'te eski düğün adetlerinde gelin at üstünde yeni evine gelirken, kayınpederinin önüne sürdüğü koyunlardan birini beğenir ve onu bindiği atın üstünden atar. Bunun yapabilen gelinin önünde o koyun derhal kurban edilir ve kendisine armağan olarak verilir.            
Düğünden sonra Osmanlı Ordusuna asker toplanmaya başlar, Mehmet Mustafa yeni evli olmasına rağmen adını yazdırır. Yanında eşi çolak Emine de vardır. Bir dirseği sakat olmasına rağmen çok iyi yufka açar ve yufkayı güzel pişirmesiyle tanınır, mert bir kadındır.  Kocası askere gideceğinden, dedikoduyu önlemek için herkesin önünde Mehmet'ten hamile olduğunu söyler. Mehmet askerdeyken Osman ve Şükrü adında ikizleri doğurur. Çocuklarını bağ bahçe işleri yaparak büyütür, bezlerden elbiseler diker. Fakat Mehmet Mustafa'nın Yemende esir düştüğü söylenir. Zaman su gibi akar geçer, esirlerin döndüğü duyulur.          
Çolak Emine iki oğlunu yola çıkarır. Gelenlere 'Keşlikli Mehmet Mustafa var mı?' aranızda diye sorarlar. Akşam üzeri at üzerine kambur bir adam gelir. Çocuklara '' kimi bekliyorsunuz '' diye sorar. '' Keşlikli Mehmet Mustafa'yı bekliyoruz  ''derler. ''Neyiniz olur '' diye soran adam 'babamız' cevabını aldıktan sonra ''Gelin atın terkine bende Keşlik'e gidiyorum. ''Der. Köye gelince Çolak Emine bunları görür ve çok sevinir. Kadıncağız attan inen kambur adama sarılınca ikizler gelen kişinin babaları olduğunu anlarlar.          
Aradan yıllar geçer Mehmet Mustafa ceviz, elma, üzüm ve kaysı yetiştirir ve sevilen sayılan Mehmet Mustafa Ağa olur. Oyma mağaraları depo olarak kullanır. Daha sonra İstanbul'a yerleşir. Hac kafilelerinin Mekke'ye vardığı haberini padişaha iletme görevini üstlenir. Artık Müjdecibaşı olmuştur. Ailesini İstanbul'a götüremediği için köyün en güzel taş evini Ermeni ustalara yaptırır. İncesu'ya göçer, Osman ve Şükrü adında iki oğlu olur. Daha sonra iki kız çocuğu daha olur. Osman ve Şükrü evlenirler. Şükrü’nün bir erkek çocuğu dünyaya gelir. Adını Mustafa Muzaffer koyar. Eşi ve çocuğunu İncesu'da bırakarak askere gider.            
 Şükrü'nün askerde öldüğü haberi gelir. Bir süre sonra Şükrü'nün eşi Fatma ikinci evliliğini yapar. Muzaffere Şükrü'nün kardeşi Osman bakar. Hiç hesapta olmayan bir şey vuku bulur. Şükrü sağ salim köye döner, karısının başkasıyla evlendiğiniz öğrenince kararını verir İstanbul'a gider. 
Şükrü, İstanbul'a geldiğinde babası sarayda müjdecibaşı olarak görev yapmaktadır. Ara sıra köye de gidip gelmektedir.            
Şükrü babası aracılığı ile hemşehrilerini bulur, Çengelköy'de kısa zamanda çevre edinir. O vakitler şehzade olan Vahdettin'le tesadüfen tanışır. Bir rivayete göre babası tarafından sultanla tanıştırılır. Kırk yıllık sadakat yolculuğu başlar. Vahdettin ile birlikte özel eğitim alır. Padişaha çok yakın bağlı bir saray adamı olur, akıl hocalığı yapar. 
Vahdettin padişah olunca onu tütüncübaşı yapar. Vahdettin Han halife sıfatıyla İngilizlere sığınır, Malta adasına, Mekke'ye oradan da İtalya'ya gider. 
Veda:  
Kayseri’nin bir köyü  olan Keşlik’te yaşama merhaba diyen  Şükrü  Bey, Padişah Vahdettin’le  birlikte geçirdiği yıllar, sürgün günleri, Malta, San Remo, Nice, Cenova, Cenevre, Zürich, Şam, Beyrut, Haydarabat ( Hindistan), Amman, Kudüs, Basra günleri  ve yaşadığı onca olayın ardından yaşama veda etmiştir.
İlgi odağı bir yaşam merkezinden yalnız ve sefalet içindeki günlere, Padişaha, devlete onca hizmetine rağmen uğradığı haksızlıklara muhatap olarak vefat etmiştir.
İnönü’ye yazdığı mektuptaki “ tek suçum 40 yıllık ekmeğini yediğim kapıya sadakat göstermekti” cümlesi onun yaşamını adeta özetler. Bu süreçte doğrular ve yanlışlar yaşanmıştır, ancak yaşananları, o zaman diliminin tarihi olgularıyla yorumlamak bizleri daha gerçekçi sonuçlara ulaştıracaktır.

Prof. Dr. Muzaffer ŞAHİN:
Çocukluğumuzda, yaz tatili için Kayseri’nin Yeşilhisar İlçesi’ne giderdik. Dedem ve babaannem zaman zaman İstanbul’da yaşayan dedemiz Şükrü Bey hakkında değişik öyküler anlatır ve ondan bahsederken “Tablacıbaşı” derlerdi.
2010 yılına kadar aklımızda hep o öykü kırıntıları kaldı ve büyüklerimizden işittiğimizle yetindik. Ancak 2010 yılı ortalarında Şükrü Bey İstanbul’da sarayda Vahdettin’e 40 yıl boyunca hizmet ettiğini son olarak da “ Tütüncübaşı” unvanıyla çalıştığını, 1952 de Yeni İnci, 1956 da 20. Asır dergisinde kendisini anlatan tefrikaların yayınlandığını öğrendik. 
 Muzaffer ŞAHİN: 25 Mart 1961 Tarihi’nde Kayseri’de doğdu. Gazi Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu’nu bitirdi. Yüksek Lisans (1985) ve Doktora (1990) eğitimini İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Radyo Televizyon Anabilim Dalı'nda tamamladı. 1988 yılında Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü bursu ile İngiltere’de 6 ay süreli mesleki ve dil eğitimi programına katıldı. 1982-1989 yılları arasında Hürriyet Haber Ajansı'nda muhabir-redaktör, 1990-2011 yılları arasında Anadolu Ajansı’nda muhabir, redaktör, Ekonomi Haberleri Müdürü, İç Haberler Müdürü ve Haber Yayın Daire Başkanlığı görevlerini üstlendi. 2012 yılında Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünde Dr. Öğretim Üyesi olarak göreve başladı, 2018 yılında Doçent Dr. 2024 yılında Prof. Dr. unvanını aldı, halen Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğretim üyesidir. İlgi alanları; gazetecilik, medya araştırmaları, yeni medya, medya teknolojileridir. Sürekli Basın Kartı sahibidir. 
Pelikan Tıp ve Teknik Kitapçılık Tic. Ltd. Şti Yayınları  (Ocak-2012)
 

DİĞER YAZILARI Gençlik Komisyonumuzun İznik/Bursa Kültür Gezisi 01-01-1970 03:00 Mareşal Fevzi Çakmak’ın Kara Müftü’yü Ziyareti 01-01-1970 03:00 GÜNGÖRENDE AŞIK SEYRANİ FİLMİ GÖSTERİMİ  VE ÇÖTEN KÖYÜ DERNEĞİMİZİN GENEL KURULU 01-01-1970 03:00 Yazı Tasarımcısı Kayserili Hemşehrimiz Grafik Tasarımcı Doç. Dr. Abdullah TAŞÇI   01-01-1970 03:00 Prof. Dr. İlber ORTAYLI Hocayı Rahmetle Anıyorum 01-01-1970 03:00 SEYRANİ DİVANI Everekli Âşık Seyrani’nin Kerametleri Mütercim: Ömer ATMACA 01-01-1970 03:00 SEYRANİ  DİVANI/2 01-01-1970 03:00 SEYRANİ DİVANI 01-01-1970 03:00 Evereğin Velisi Seyrani Yüreğinden Öpülmemiş Adamlar Yaşar Adanur 01-01-1970 03:00 Develi’nin Ruh Mimarı Âşık SEYRÂNÎ (1800-1866) 01-01-1970 03:00 Dünya Kayserililer Günü ve Develi’nin Velisi Âşık Seyrani” Sinema Filmi 01-01-1970 03:00 Kayserili Sanatçımız Ozan Yusuf Alper 01-01-1970 03:00 Âşık Seyrani Filmi Ve İğne ile Kuyu Kazmak 01-01-1970 03:00 16 OCAK DEVELİ’DE TARİHİ BİRGÜN Develi’nin Manevi Mimarları: 01-01-1970 03:00 Uzaktaki Bayraktarlar Abdullah Ayata 01-01-1970 03:00 GÖÇÜN SOSYOLOJİSİ 01-01-1970 03:00 Develi Belediye Başkanı Adem ŞENGÜL İstanbul’da Hemşehriler ve Bursiyerler ile Buluştu 01-01-1970 03:00 Abdullah Ayata’dan Yeni Bir Roman Yadigâr 01-01-1970 03:00 Başarı ve Mutluluk için Hayata Gülümse 01-01-1970 03:00 DEVELİ VE YÖRESİ DERNEĞİMİZDE  BURSİYERLERİMİZLE İLK BULUŞMA 01-01-1970 03:00 Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmi 01-01-1970 03:00 TARİHTEKİ YERİ VE HER YÖNÜYLE DEVELİ/2 01-01-1970 03:00 TARİHTEKİ YERİ VE HER YÖNÜ İLE DEVELİ 01-01-1970 03:00 Everekli Halk Ozanı Âşık Seyrani 01-01-1970 03:00 Aşık Seyrani İle İlgili Övgüler 01-01-1970 03:00 ​​​​​​​Hemşehrimiz Merhum Sakıp Sabancı 01-01-1970 03:00 Kurmel Ailesi ve Zilemiz (5.Bölüm) Muhtar Mevlüt Çavuş ve Öğretmen Ahmet Yıldırım 01-01-1970 03:00 Kurmel Ailesi ve Zilemiz (4.Bölüm) 01-01-1970 03:00 Kurmel Ailesi ve Zilemiz ( 3.Bölüm) 01-01-1970 03:00 Kurmel Ailesi ve Zilemiz (2. Bölüm) 01-01-1970 03:00 Kurmel Ailesi ve Zilemiz 01-01-1970 03:00 Bir Anadolu Çocuğunun Kur’an Kursu Anıları Taşçıoğlu Hafız Okulu(1955-1957) 01-01-1970 03:00 KAYSERİ VE DEVELİ SEYAHATİMDEN NOTLAR 01-01-1970 03:00 Âşık Seyrani Şiir Yazma Yarışması 01-01-1970 03:00 Kayder Gençlik Komisyonumuzun Çanakkale/Abideler Bursa Kültür Gezisi 01-01-1970 03:00 Mânâlar İplikten İnce Dülgeroğlu Sabit (Şiirler-10) 01-01-1970 03:00 Safranbolu ve Amasra Gezimiz 01-01-1970 03:00 KİM VAKFI Kültürler Arası İletişim Vakfı 01-01-1970 03:00 Duayen Terzi Mahir Solak Ağabeyin Anısına 01-01-1970 03:00 Rahmetli Terzi Mahir Solak Ustanın  Ardından 01-01-1970 03:00 Gönül Tezgâhında Şiir Dokudum Dülgeroğlu Sabit (Şiirler-9) 01-01-1970 03:00 BİR GÖÇ HİKÂYESİ 01-01-1970 03:00 Sivasa Gitmeyi Elbize gitmeye bekliyorlar. 01-01-1970 03:00 KEŞKE EVEREK HEP BÖYLE OLSA 01-01-1970 03:00 Develi’de Kuvvayı Milli’ye Harakatının İlk Kıvılcımını Yakan Posta Görevlisi 01-01-1970 03:00 Geçmişte Geleceğe Günümüze Köprü DEVELİ’DE LAKAPLAR 01-01-1970 03:00        İSTANBUL’DAKİ DEVELİLİLER GÜNGÖREN’DE BULUŞTU. 01-01-1970 03:00 Kurtuluş Savaşı Şehidi Piyade Er Ali Çakıoğlu 01-01-1970 03:00 Develi Çarşı Camiinin Mimarı Salim Alp 01-01-1970 03:00 Baba Dağdır, Baba Çınardır, Baba bayraktır  Baba Vatandır 01-01-1970 03:00 Üç Gonca Gülüm 01-01-1970 03:00 MEB Bakan Yardımcımız Nazif Yılmaz’ın Develi Lisesi’ni Ziyareti 01-01-1970 03:00 Develi Halkı, Eğitimde Bir Çığır Açtı! 01-01-1970 03:00 Anadolu’nun İrfan Mektebi Develi İmam Hatip Lisesi 01-01-1970 03:00 İstanbul Develi ve Yöresi Derneği  Sümengen Otel’de BursiyerlereTanışma Kahvaltısı düzenledi 01-01-1970 03:00 İstanbul Develi ve Yöresi Derneğimizde Bursiyerlerimizle İlk Buluşma 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet Döneminde Develi’de Ahilik ve Zanaatkarlar  01-01-1970 03:00 CAN KARDEŞİM HUTBİ GÖKTEKİN’NİN ANISINA 01-01-1970 03:00 İSTANBUL DEVELİ VE YÖRESİ KÜLTÜR DAYANIŞMA DERNEĞİMİZİN İSTİŞARE VE YÖNETİM KURULU TOPLANTISI 01-01-1970 03:00 Bir Tüfek Ustası Merhum Avcı İsmet Atakan Ağabey 01-01-1970 03:00 Bir Fotoğrafın Hikayesi 01-01-1970 03:00 Hayırsever İş Adamı Merhum Mehmet Palamut Ağabeyin Anısına 01-01-1970 03:00 Öğretmen Ablam Ayşe Zeliha Cebeci Arslan 01-01-1970 03:00 Kardeşim  Merhum Alaaddin Lütfi Kuday Anısına…   01-01-1970 03:00  Arkadaşım Merhum Mustafa Sirgüveç (Gıdırık) 01-01-1970 03:00 DEVELİ ÇÖTEN KÖYÜ SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİMİZ 01-01-1970 03:00 Vakıf İnsan Amcam M.Taki Cebeci’nin Anısına 01-01-1970 03:00 2023 Yılının En İyi Yaratıcı Öyküsü “Kapı Çalma Sesi” 01-01-1970 03:00 BENİM GÜZEL MEMLEKETİM 7.Bölüm: Develi = Erciyes 01-01-1970 03:00 BENİM GÜZEL MEMLEKETİM 6. Bölüm: Develi’nin Sembolü İbibik 01-01-1970 03:00 Edebiyatçı, Şair, Yazar ve Akademisyen Hocam Dr. Bekir Oğuzbaşaran 01-01-1970 03:00 Kılıç Ali’nin Develi’ye Gelişi Mehmet ÖZDEMİR Anlatıyor 01-01-1970 03:00 MİLLİ MÜCADELE'DE DEVELİ  Mehmet ÖZDEMİR 01-01-1970 03:00 BENİM GÜZEL MEMLEKETİM   5. Bölüm Develi'nin Damak Tatları ve Bahar 01-01-1970 03:00 ARİF ERBESLER Hocamız Dualarla Ahiret Yurduna Göçtü 01-01-1970 03:00 BENİM GÜZEL MEMLEKETİM 01-01-1970 03:00 Develi Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Karar Defteri 01-01-1970 03:00 DR. AHMET ŞÜKRÜ SOMUNCU'NUN TEZ KONUSU SEYRANİ ÂŞIĞI MERHUM ALİ ÇATAK 01-01-1970 03:00 ERCİYES'İN AK YÜZÜ  DEVELİ/3 İthaf: 01-01-1970 03:00 ERCİYES'İN AK YÜZÜ DEVELİ/2 01-01-1970 03:00 ERCİYES'İN AK YÜZÜ DEVELİ 01-01-1970 03:00 KAYSERİ MİLLETVEKİLİ HULUSİ AKAR KONUĞUMUZ OLDU 01-01-1970 03:00 Kayserili Efsane Bilim Adamı Prof. Dr. Kirkor Yalçın 01-01-1970 03:00 Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve Develi BelediyesiTarafından Develi'yeYapılan Yatırımlar 01-01-1970 03:00 İstanbul Develi ve Yöresi Derneğimizin Gençlik Komisyonu 01-01-1970 03:00 BENİM GÜZEL MEMLEKETİM (2) Eski Develi (Yeşil Everek) 01-01-1970 03:00 İstanbul Develi ve Yöresi Kültür ve Dayanışma Derneğimizin 74 Yıllık Tarihçesi 01-01-1970 03:00 İstanbul Genç Develililer Derneğimizde Ahmet BAYIRSOKAK Dönemi 01-01-1970 03:00 Benim Güzel Memleketim DEVELİ (1) 01-01-1970 03:00 KAYSERİ… KAYSERİ!   Abdullah SATOĞLU 01-01-1970 03:00 Lâle Lâle… LÂLE Abdullah SATOĞLU 01-01-1970 03:00 Kayseri' de Bir Yıldız Daha Kaydı İdris Demirel Ağabey! 01-01-1970 03:00 İNSAN HAYATINDA DİKSİYON EĞİTİMİNİN ÖNEMİ 01-01-1970 03:00 Hayırsever Fahri Mor'un Ardından 01-01-1970 03:00 ZULME UĞRAYAN DÜNYA ÇOCUKLARI 01-01-1970 03:00 "Develi'nin Kültür ve Tabiat Varlıkları" Prof. Dr. Recep Bozdoğan Konferansımız 01-01-1970 03:00 Filistin'i Dünya'ya Anlatınız 01-01-1970 03:00 İsrail Bombalıyor Dünya Seyrediyor İnsanlık Ölüyor 01-01-1970 03:00 Abdullah AYATA'nın Son Romanı UZAYLILAR KAYSERİ'DE 01-01-1970 03:00 Develi'de Bir Hayırsever Şükrü KULAK 01-01-1970 03:00  Albert Einstein'ın Kızına Yazdığı Mektup 01-01-1970 03:00 Üsküdar Kardeş Şehir Belediyemizden Selamlar 01-01-1970 03:00 Kayserinin Gururu Develinin Onuru Hayırsever M. Suat Köylüoğlu 01-01-1970 03:00 DEVELİ'YE SILA-İ RAHİM 01-01-1970 03:00 KÜLTÜR SANAT FESTİVALİ VE KARDEŞ ŞEHRİMİZ BOSNA HERSEK/CAZİN BELEDİYESİ 01-01-1970 03:00 39. Uluslararası ÂŞIK SEYRANİ Festivali ve Fransa Vierzon Kardeş Şehir Belediyemiz 01-01-1970 03:00 39.Uluslararası Aşık Seyrani Kültür ve Sanat Festivali 01-01-1970 03:00 KAZDAĞLARI VE YEŞİLYURT 01-01-1970 03:00 Yanlış Anladığımız Yaşam 0sman Karakebeli 01-01-1970 03:00 Kayseri'nin Kalbi MELİKGAZİ 01-01-1970 03:00 SEYHÂNİ Yıldızlara Kement Attım 01-01-1970 03:00 FERYADIM DUYULUR MU? Kamil Müderrisoğlu 01-01-1970 03:00  TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZ 01-01-1970 03:00 Seksen Beş Milyon Kazandı 01-01-1970 03:00 Aslımı ve Geçmişimi Unutmadım İdris Demirel 01-01-1970 03:00 Dedemiz Hacı Fevzi Numan Cebeci Nam-ı Diğer (Kara Müftü) 01-01-1970 03:00 Develi'nin Manevi Mimarlarından Hacı  Fevzi  Numan  CEBECİ adına vefatından 64 yıl sonra Panel düzenlendi 01-01-1970 03:00 Develi Şehrengizi 01-01-1970 03:00 Şair Yazar Erdal SÜMENGEN 01-01-1970 03:00 Zabıt Kâtibi, Arzuhalci HayırseverMerhum Hacı Tevfik Gürcan 01-01-1970 03:00 Kanaat Önderi Eczacı Haluk Yalçın Ağabeyin Anısına 01-01-1970 03:00 Maraş Depremine Yaklaşımda Doğrular Ve Yanlışlar 01-01-1970 03:00 ÇOCUK EĞİTİMİNDE   ANNE VE BABANIN SORUMLULUKLARI 01-01-1970 03:00 Yedi Güzel Adam 01-01-1970 03:00 Gün; Tek Bilek ve  Tek Yürek Olma Günüdür. 01-01-1970 03:00 Milletimizin Başı Sağolsun 01-01-1970 03:00 Saray Halı Develi'nin Kalbi 01-01-1970 03:00 Bizi Biz Yapan Değerlerimiz   Değerlerimiz vardı… 01-01-1970 03:00 Okulda ve Ailede Değerler Eğitimi Hurşit Ekinci 01-01-1970 03:00 Koca Yürekli İnsan Hayırsever Arkadaşım Suat Köylüoğlu, 01-01-1970 03:00 MİLLİ EĞİTİM BAKAN YARDIMCISI NAZİF YILMAZ DEVELİ VE YÖRESEL DERNEĞİNDE ÖĞRENCİLERLE BULUŞTU 01-01-1970 03:00 Ben Başardım Siz de Başarabilirsiniz 01-01-1970 03:00 Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Hemşehrimiz 01-01-1970 03:00 Ben Başardım Siz de Başarabilirsiniz 01-01-1970 03:00 Muhsin İlyas Subaşı'nın Bütün Şiirleri 01-01-1970 03:00 Anadolu'nun Suskun Kahramanı CİVAN BEY Erdal Akdoğan 01-01-1970 03:00 Kara Müftü'nün 25-30 Yıl Gizlediği Sırrı Neydi? 01-01-1970 03:00 Bir Burs Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Ayhan Kılınçkaya Emekli Vergi Müfettişinin Anıları 01-01-1970 03:00 Merhum Hayri Ruhi SEVİMAY / Şair-Yazar ve Ekonomist 01-01-1970 03:00 Kayseri'de Bir Gönül İnsanı Nuh Naci Yazgan.. 01-01-1970 03:00 Develi Hayırseverler Zirvesi 01-01-1970 03:00