Prof. Dr. İlber ORTAYLI Hocayı Rahmetle Anıyorum
Bazı insanlar vardır; sadece yaşadıkları döneme değil, bir milletin hafızasına iz bırakırlar. İlber Ortaylı hocamız da işte o izi bırakan, bu toprakların yetiştirdiği en kıymetli ilim insanlarından biriydi. Güler yüzlü, bilge tavırlarıyla, insan sevgisiyle tarihi sadece anlatmadı; sevdirdi, düşündürdü ve anlamlandırdı. Onu dinleyen herkes, geçmişin derin kökleri ile yeniden buluştu. Bilgi ve tecrübeleriyle dolu değerli hazinesi ile nesillere ışık tuttu. İmza attığı sayısız eser yetiştirdiği onlarca öğrenci, fikirler, bıraktığı izler ile kültür hayatımıza büyük bir miras bıraktı. İlber Ortaylı hocamızı saygı, minnet ve rahmetle anıyorum. Türk kültür ve tarih dünyasına katkıları asla unutulmayacak. Mekânı cennet olsun. (Devlet Sanatçısı / Hülya Koçyiğit)
*Gençlere Öğütler: Mutlaka dil öğrenin, 25 yaşını da geçirmeyin. Yabancı dil sadece kariyer değil, bakış açısı da kazandırır. Terbiyeli olun, usul erkân bilin, saygı göstermek zor değil ama kıymeti büyüktür. Yokluğu tanıyın, ekmeğin nasıl kazanıldığını bilin. Meraklı olun, az paranız bile olsa seyahat edin, başka kültürleri tanıyın. İlla marka giymek zorunda değilsiniz, üzerinizdeki kıyafet temiz ve ütülü olsun. Müzikle ilgilenin, bir enstrüman çalın. Müzik size sabrı, disiplini ve zarafeti kazandırır.
* Gençler, hem gezmeyi hem de okumayı ihmal etmeyin. Bilmek için ikisi de lazım. Sorguladığınız veya merak ettiğiniz her şey hakkında kitap okuyun, sadece ders kitaplarıyla gerçekleri öğrenemezsiniz.
* İnsanın ilk önce ahlak okuması gerekir. Diplomalar meslek içindir.
* İnsanın en kıymetli şeyi zamandır. Çünkü hiçbir şekilde telafi edilmez.
* Yaşayın, gezin, görün, keşfedin, ilgilenin, okuyun, sevin. Bunları dolu dolu yapın ki, izleri yüzünüze yansısın.
* Sizi güldürecek adamla değil, aklınca size bilgi öğretecek adamla değil, size huzur veren ve sizi dünyaya baktırmayı sevdirecek adamlarla bir ömür geçirin.
* Bir insanın gerçek kalitesi, boş zamanlarını nasıl değerlendireceğinden belli olur. Kahvehane köşelerinde değil, bir müzenin sessizliğinde ya da bir kitabın satır aralarında kendinizi bulun. Kültür dediğiniz şey, biriktirilen bir mirastır: hor kullanmaya gelmez.
* Evde bir prens veya prenses yetiştirmeyin. Sofrayı kurmaya yardım etmeyen, tabağını kaldırmayan çocuk, topluma karşı da bir sorumluluk hissetmez. Önce evde “hizmet etmeyi” öğrenmeli.
*Değişmeyi, değiştirmeyi bileceksin. Konforundan vazgeçmeyi göze alacaksın. Kendi dünyanı yeniden kendin oynatacaksın. Bir insanın bittiği an miskinliğe esir olduğu andır.
*Gösteriş ve şatafat cahillikten kaynaklanan aşağılık kompleksini örtme çabasıdır.
*Cehalet çok pahalı bir şeydir, bedelini bütün toplum öder.
* Keşke insanlar uzaktan göründükleri kadar mükemmel, konuştukları kadar dürüst, göründükleri kadar samimi olsalar, hep bir kurmaca. Hep bir yalan hep bir kandırmaca var.
*Allah hiç kimseyi, özgüvenli cahillerle, görgüsüz zenginlerle, şımartılmış aptallarla, çocuk kafalı yetişkinlerle muhatap etmesin.
* Basit düşünen insandan bir şey çıkmaz. Bir toplumu, kalite arayan insan bir yere götürür.
*Hayat, çok kısa bir parantezdir. O parantezi ne kadar anlamlı doldurursanız, kapandığında geriye o kadar güzel bir yankı kalır.
*Sopayı diksen filiz verecek şu topraklarda hala sürünüyorsak, açsak, yorgunsak iki sebebi var: cehalet ve ihanet.
* Ben şatafatlı hayatı sevmem. İnsanın bilgisi ve terbiyesi olsun gerisi mühim değil.
* İnsana değer katan insanlarla beraber olun.
* Çok büyük üslup sorunu ve hadsizlik var insanlarda. Çoğu kişi konuşmayı öğrenmiş ama kimle neyi nasıl konuşacağını öğrenmemiş. Cahillik eskiden de vardı ama hiç bu kadar özgüven sahibi olmamıştı.
*Üslubu bozuk kimseye tahammülüm yok. Ama öyle demedi, niyeti öyle değildi gibi savunmalar benim için geçerli değil… Zaman, başkalarının tavrını anlamdırmaya harcanacak kadar değersiz değil… Ben nasıl dikkat ediyorsam, bana hitap eden de öyle dikkat etmeli!...
* Bir insanın kalitelisi, yalnız kaldığında yaptıklarıyla ölçülür.
* Gençlere önerimdir: Gittiğiniz okullar yetmeyecek, yetiştirmeyecek. Öyle kurgulandılar. Deliler gibi kitap okuyun! Okuyun güçlenin.
* İnsanın hayatta en kıymetli şeyi para değil. Çünkü zaman hiçbir şekilde telafi edilemez, yerine konamaz. Para gelir, zaman gelmez.
* Ortadoğu’nun haritası çizilecekse onu biz çizeriz. Biz burada yaşıyoruz. Gidecek başka yerimiz yok. Denize buradan çıktık. Uzaya da buradan çıkarız.
* Bol bol kitap okuyun, araştırın. Okumayan insanlar kandırılmaya mahkûmdur.
* Ölçülü bir hayat yaşayın. Tükenmeye, kirlenmeyen bir hayat… Her esen rüzgârda savrulmayacağınız, düzenli bir hayat… Neyi öğreneceğinize, neyi yapacağınıza kendiniz karar verebileceği bir hayat…
* Bir hedef bulacaksınız, o uğurda çalışacaksınız. Yol yoksa da o yolu kendiniz yapacaksınız.
* Cahil kalmaya hakkınız yok. Bu lükse sahip değilsiniz. Türk genci her şeyden evvel kendi dilini ve tarihini en iyi şekilde öğrenmek zorundadır.
* Karı gibi diye hakaret ettiğin kadınlar, dünya nüfusunun yarısını oluşturup tamamını doğuruyor. Kadınlara saygılı ol.
* Kültürsüz zenginlik, fakirlikten beterdir.
* Lütfen sabah kahvaltı veremeyeceğiniz, akşam masal anlatıp öpemeyeceğiniz çocuğu dünyaya getirmeyin. Çünkü sevgi başka bir şey. Uğraşmak istiyor. Sevgi için “vakit” vereceksin, parayla olmuyor.
* Hayat çok kısa, vaktini tayin edemediğimiz ömrümüzü verimli hale getirmeye bakalım.
* Yaşam bana öğretti ki; Hayata küsüp köşene çekilince bir şey olmuyor, gizemli biri gelip sorunlarını çözmüyor. Kendi kendine sahip çıkmadıkça, Katherine Hepburn’un tabiriyle “ kendi kayığını kendin çekmedikçe bir yere varamıyorsun. Her ne sorun varsa çözüm sendedir, kendine sahip çık.
* İdeal öğretmen; öğrencisine sadece bilgi aktaran değil, aynı zamanda merak uyandıran ufuk açan ve onu hayata hazırlayan kişidir.
* Tarih bilmeyen toplumlar aynı hataları tekrar ederler.
* Burası dünya; hayaller, umutlar ve hevesler hep yarım kalır. Hep yarına erteledik hayalleri, düşleri, umutları, hiç şöyle düşünmedik. Yarın Var mıydı?
* Küçük şeylerle mutlu olmayı bileceksin. Bunu insan çok ileri yaşta anlıyor. Bazen bir bardak suyu bile rahat içmek çok önemli bir şey.
* Herkesin her konuda fikrinin olması demokrasinin değil, cehaletin göstergesidir.
* Tarih; bir milletin hafızasıdır. Büyük milletler önce ilim üretir sonrada tarih yazar.
* İlber Ortaylı; Bilgisi, üslubu ve yorumlarıyla tarih anlatımına bambaşka bir boyut kazandıran, geçmişi bugüne taşıyan güçlü bir entelektüel. Türk tarihçiliğinin en etkili isimlerinden biriydi.(bkmkitap)
* İlber Ortaylı’nın Şubat ayında kaleme aldığı yazısından bir kesit: “Pazar gecesi fenalaştım. Hasta bakıcı Sevim Hanım, Dr. Şevval Kanlı, hemşirelerden Tuğba ve Çağla hepsi birden seferber oldular. Zaman makinasına binebilsem Gazi Paşa’ya telgraf çekeceğim: Paşam, “dört Türk kadını, ihtiyar moruk profesörü kurtardılar. İnkılaplar hedefine varmıştır.”
* Prof.Dr. İlber Ortaylı Hoca: Hocası Halil İnalcık, Fatih Sultan ve Gazi Osman Paşa gibi Türk Tarihi’nin önde gelen isimlerinin bulunduğu “Fatih Camii Haziresi ’ne” defnedilmiştir.