Bir Burs Hikâyesi

M. Orhan Cebeci

25-11-2022 14:43

BURS: Bir öğrencinin öğrenimini sürdürebilmesi veya bir kimsenin bilgi ve görgüsünü artırması için belli bir süre devlet veya özel kuruluşlarca ödenen aylık paradır.

Burslarda kriter  İhtiyaç sahibi, çalışkan, başarılı öğrenciler öncelikli olmakla beraber başarının da bir mükâfatı olmalıdır. Öğrencinin zengini fakiri olmaz. Burs veren tüm hayırseverlere teşekkür ederiz. Yaşanmış bir burs anısını okuyucularımızla paylaşmak istiyorum.


Kendisini karşılayan sekretere;

Nazif Beyle görüşmek istediğini söyledi. Bunun üzerine sekreter birden ciddileşti: 'Nazif sekreter birden ciddileşti: 'Nazif Bey mi?' dedi. Nazif Bey mi? dedi. Evet, Nazif Bey! Diye cevap alınca, hüzünlü bir ses tonuyla

'Evet, Nazif Bey!' diye cevap verdi. Nazif Bey sizlere ömür efendim, onu kaybedeli dört yıl oldu.' dedi. Hiç beklemediği bu haberle bir acı saplandı yüreğine. 'Ya, öyle mi...?' diyebildi sadece.

Hicranlı bir suskunlukla bir müddet öylece adına görüşebileceğim bir yakını var mı acaba?' diye sordu. Kalakaldı. Gözlerine hücum eden yaşlar yanaklarından süzülüp göğsüne damladı. Kendisini toparlayıp 'Onun 'Evet var, oğlu Selim Bey....'.

Titrek bir sesle 'Öyleyse Selim Beyle görüşebilir miyim?' dedi. Görevli hanım, insanda saygı uyandıran bu kibar beyefendiye, 'Selim Bey oldukça meşgul biri, randevusuz görüşmek pek mümkün olmuyor; ama ben yine de kendisine bir haber vereyim” Dedi ve telefona yöneldi.. Sonra 'Kim diyelim efendim?' diye sordu.'Kendimi ona ben tanıtmak istiyorum kızım.' cevabı üzerine sekreter dahili telefonu çevirdi.

Daha sonra, 'Selim Bey sizinle görüşmeyi kabul etti, lütfen beni takip edin.' dedi. Beraber merdivenden çıktılar. İnce bir zevkle döşenmiş geniş bir salondan geçip büyük bir kapının önünde durdular, sekreter kapıyı açarak, 'Buyurun!' dedi.



O da içeri girdi. Kendisini ayakta bekleyen gence doğru hızlı adımlarla yürüdü, elini uzatarak, 'Merhaba, ben Prof. Dr. Mehmet Baydemir.' dedi.

'Bendeniz de Selim Cebeci... Lütfen buyurun, oturun.' dedi, genç iş adamı. Mehmet Bey, kendisine gösterilen yere oturur oturmaz: 'Yirmi üç yıl, tam yirmi üç yıl... Vaktiyle bana burs verip okumama vesile olan insanın elini öpmek için bu ânı bekledim.' dedi ve dudakları titredi, gözleri doldu.' Ama o büyük insanın elini öpmek nasip değilmiş, bunun için ne kadar üzgünüm anlatamam.'

Yaşarmış gözlerini kuruladıktan sonra Selim Beye döndü: 'Fakat en azından o büyük insanın oğlunun elini sıkmaktan da bahtiyarım.' Misafirin bu sözleri üzerine Selim Bey yerinden fırladı, kulaklarına inanamıyordu.

Kelimelerinin her biri birer hayret nidâsı gibi dizildi cümlelerine: 'Mehmet Baydemir demiştiniz değil mi, Tosyalı Mehmet Baydemir mi?' Profesör, delikanlının bu heyecanlı haline bir anlam veremeyerek başıyla 'Evet' dedi. Bunun üzerine Selim Bey’in gözleri sevinçle parladı.


'Babamla sizi uzun yıllar aradık; ama bulamadık.' dedi. Profesörün yanına gelerek iki eliyle elini tuttu, candan bir dost gibi sıktı ve 'Sizi karşıma Allah çıkardı.' dedi. Bu sözler profesörü çok şaşırtmıştı 'Uzun yıllar beni mi aradınız? Peki ama neden?' dedi.

Selim Bey gülen gözlerle profesöre bakarak 'Bizdeki emanetinizi vermek için...' deyince, profesörün şaşkınlığı iyiden iyiye arttı. Emanet mi?' dedi. Selim Bey cevap vermeden yerine geçip telefonu çevirdi. Karşısındakine 'Gelebilir misiniz?' deyip telefonu kapattı.



Mehmet Bey, Şaşkın gözlerle Selim Beye bakarken kapı çalındı, odaya iyi giyimli bir bey girdi. Selim Bey ona yanına gelmesini işaret etti, sonra kulağına bir şeyler fısıldadı. Gelen kişi bir şey söylemeden geldiği kapıya yöneldi. O çıkarken Selim Bey, misafiriyle tatlı bir sohbete başladı.

Sohbetleri koyulaştıkça, çehrelerindeki şaşkınlık, yerini birbirlerine hasret kırk yıllık ahbapların yeniden buluşmalarındaki sevinç, samimiyet ve güvene bırakmıştı. Mehmet Bey yurt dışındaki tahsilinden, araştırmalarından ve yirmi üç yıl boyunca her yıl büyüyen memleket hasretinden bahsetti.

Sonra Nazif Beyin duvardaki portresini göstererek, 'Bu günlerimi şu büyük insana borçluyum.' dedi. 'Bana yalnızca maddî destek vermedi, mânen de beni hiç yalnız bırakmadı. Yurt dışında tahsil görürken yanlışa her yeltendiğimde hayalen yanımda hazır oldu. 'Sana bunun için burs vermedim.'


Diyerek bana istikamet verdi. Ona her namazımda dua ediyorum.' dedi ve gözlerini Nazif Beyin duvardaki fotoğrafına mıhladı. Sonra gözleri portrenin altındaki ilk anda mâna veremediği diğer tabloya kaydı.

Son derece şık bir çerçevenin içinde, bazı yerleri yamalı ve tamir görmüş oldukça eski bir çift çorap duruyordu. Biraz daha dikkatli baktığında çerçevede bazı cümlelerin de sıralandığını fark etti:

'Bir müddet zeytin yiyeceğiz, sonra... Selim Bey, kendisine bir soru sorduğu için başını ona çevirdi; fakat aklı tabloda kalmıştı. Selim Beye cevap verirken tabloya bir daha baktı. İkinci cümle de birinci cümle gibi üç nokta ile bitiyordu: 'Bir müddet sabredeceğiz, sonra...'
İyice meraklanmıştı. Bu ilk görüşmeleri olmasaydı, yanına gidip Tabloyu iyice inceleyecekti; fakat bu uygun düşmez, düşüncesiyle yalnızca sohbet arasında göz ucuyla merakını gidermeye çalışıyordu.

Ancak her seferinde biraz daha artan bir merakın içinde kalıyordu. Üçüncü cümlede 'Bir müddet yürüyeceğiz, sonra...' diye yazıyor ve altta böyle birkaç cümle daha sıralanıyordu.
Artık aklı hep tablodaydı. Sonunda dayanamayıp, 'Selim Bey merakımı mazur görün. Şu tabloya bir mânâ veremedim.' dedi.

Selim Bey kendisine has bir gülüş ile misafirine baktı, derin bir nefes alarak 'Malumunuz, babam varlıklı bir insandı. Oldukça iyi bir hayatımız vardı. Sonra ne olduysa her şeyimizi kaybettik. O zenginlikten geriye hiçbir şey kalmadı. Köşkümüzdeki hizmetçiler de gitti. Yemekleri artık annem yapıyordu. Hatırlıyorum da bir sabah, kahvaltıya sadece zeytin koyabilmişti. O zengin kahvaltılarımıza bedel, yalnızca zeytin...


Şaşkınlık içinde, 'başka bir şey yok mu?' diye sormuştum. Bu soru karşısında annemin hüngür hüngür ağlayışı gözümün önünden hiç gitmiyor. Annemin ağlayışı karşısında babam: 'Bir müddet zeytin yiyeceğiz, sonra...' dedi ve durdu, güçlü bakışlarını üzerimizde gezdirdi ,'Alışacağız.'dedi.

Ve iştahla bir zeytin alıp ağzına attı. Birkaç gün sonra haciz memurları gelip köşkümüzü de elimizden aldılar. Kenar bir mahallede küçük, eski bir eve taşındık. Doğru dürüst bir eşyamız da kalmamıştı. Annem bezgin bir sesle: 'Bu evde hiçbir şey yok! Burada nasıl yaşayacağız.' Diye haykırdı. Bunun üzerine babam: 'Bir müddet sabredeceğiz, sonra alışacağız.' dedi

Gittiğim özel okuldan ayrılmış, bir devlet okuluna yazılmıştım. Sabahleyin okula servisle gitmeyi umarken, babam elimden tuttu, 'Bu ilk günün, okula beraber gideceğiz.' dedi. Yürümeye başladık.

Okul oldukça uzak gelmişti bana, yorulup geride kaldığımı hatırlıyorum. Babam kim bilir hangi düşüncelere dalmıştı. Geride kaldığımı fark etmemişti. Biraz sonra fark edince bana döndü. İsyan dolu bakışlarımı yüzünde gezdirdim. Bir an bana ızdırapla baktıktan sonra, yanıma geldi. Bir şey söylemesine fırsat vermeden, kızgın aynı zamanda nazlı bir tavırla,
'Yoruldum.' dedim. Babam oldukça sakin bir şekilde: 'Bir müddet yürüyeceğiz, sonra alışacağız.' dedi.

Babam her sabah erkenden çıkıyor, geç saatlerde ancak dönüyordu. Döndüğünde ise küçük odaya çekiliyor, bazen saatlerce orada kalıyordu. Çoğu zaman buradan gözyaşları içerisinde çıktığını görüyordum.

Bir gün, merakıma yenilip babamın küçük odasına girdim. Yerde bir seccade, seccadenin üzerinde de bir tespih vardı. Duvarda ise Arapça bir ibarenin altında şu yazı vardı: 'Allah borcunu ödeme niyetinde olanın kefilidir.' Babamın dediği gibi oldu, zor da olsa zamanla alıştık. Bu hal birkaç yıl sürdü. Bir gün babam eve çok farklı bir yüz ifadesiyle geldi.
Ağlamaklı bir yüz ifadesi vardı. Her birimize bir paket getirmişti. Köşkten ayrıldığımız günden beri ilk defa paketlerle eve geliyordu. Bizi bir araya topladı.

'Bugün, benim için ne manaya geliyor biliyor musunuz?' dedi, kelimeleri boğazına düğümlendi, gözlerine yaşlar hücum etti. Sözlerini kesmek zorunda kaldı. Her birimize hediyelerimizi teker teker verdi ve bizi ayrı ayrı kucaklayıp yanaklarımızdan öptü, kendisi de bir koltuğa oturdu.

Cebinden gazeteye sarılı bir şey çıkardı. O sırada da ağlıyordu. Hepimiz şaşkınlık içinde babama bakıyorduk. Gazeteyi açtı, içinden bir çift yeni çorap çıkardı. Bu gözyaşlarıyla, bir çift çorabın alâkasını kurmaya çalışırken babam, beklemediğimiz bir şey yaptı.


Çorabı burnuna götürdü, kokladı, kokladı. Arkasından hıçkırarak ağlamaya başladı. Hepimiz şok olmuştuk, tek kelime bile söylemeden bekledik. Babam nihayet kendisini topladı ve 'Bir zaman önce, büyük bir borcun altına girmiştim. Borcumu ödeme niyetiyle yeniden çalışmaya başladığım zaman kendi kendime 'bütün kazancım, borçlarımı ödeyinceye kadar alacaklılarımın hakkıdır. Onların hakkını vermeden ayağıma bir çorap almak bile bana haram olsun.' demiştim.

Bugün ise, Allah'ın yardımıyla, borcumu bitirdim. Artık kimseye tek kuruş borcum kalmadı.' dedi. Sonra gözyaşları içinde ayağındaki çorapları çıkarıp yeni çoraplarını giydi. Ben de o eski çorapları hem aziz bir baba yadigârı, hem de bir ibret sembolü olarak sakladım. Bu çoraplar her gün bana: 'Paralarını ödeyinceye kadar bütün kazancım alacaklılarının hakkıdır.' diyor'.


Selim Bey’in bakışları bilinmez âlemlere dalarken o, nemlenen gözlerini kuruladı, sonra dönüp duvardaki siyah-beyaz fotoğrafa hayran hayran baktı.

Babanız sandığımdan da büyükmüş Selim Bey. Ben olsaydım öyle müreffeh bir hayattan sonra anlattığınız gibi bir darlıkta, herhalde çıldırırdım. 'Selim Beye döndü ve 'Siz ne yapardınız?' diye sordu.

Selim Bey kendisine has tebessümü ile: 'Bir müddet zeytin yerdim, sonra...' dedi ve gülümsedi. O sırada kapı çalındı, biraz önceki beyefendi elinde bir Kutuyla içeriye girdi. Kutuyu Selim Bey’in masasına bırakıp çıktı. Selim Bey yerinden kalkıp kutuyu alarak Mehmet Beye uzattı.

'Buyurun, yıllarca size vermek istediğimiz emanetiniz.' dedi. Mehmet Bey bilinmez duygular içerisinde kutuyu açtı. İçinden kadife bir kese çıktı. Keseyi açıp içini kutuya boşalttığında merakı iyiden iyiye arttı.

Keseden birkaç tane cumhuriyet altını ile bir not çıkmıştı. Mehmet Bey hassasiyetle katlanmış kâğıdı açıp okumaya başladı. Sevgili Mehmet Bey oğlum, Bazen istediğimizi yaparız, çoğu zaman da mecbur olduğumuzu...

Tahsil hayatınız boyunca size burs vermeyi taahhüt etmiştim. Ancak eğitiminizin son altı ayında size burs verme imkânını bulamadım.

Bir müddet sonra imkânlarıma yeniden kavuştum; lâkin bu sefer de size ulaşamadım. Dolayısıyla size borçlandım ve borçlu kaldım. Eğer böyle bir borcu gözyaşı ve ızdırabıyla ödemek mümkün olsaydı, ben bu borcu fazlasıyla ödemiş olurdum. Zira sevgili oğlum, bu altı aylık zaman diliminde bursunu verememenin ızdırabıyla kaç gece ağladım.
Her neyse, bursunuzu tarihlerindeki değeriyle altına çevirdim. Bu altınlar sizindir. Bunlar elinize ulaştığında, borçlarımın tamamını ödemiş olacağım.

 Nazif Cebeci. Sevgilerimle

Mehmet Bey neye uğradığını şaşırmıştı. Bu büyük insanın yüceliği karşısında bir çocuk gibi yalnızca ağlıyor, ağlıyordu. Selim Bey de bir hayli duygulanmıştı. Onun da yanaklarından yaşlar süzülüyordu.
Bir ara yaşlı gözlerle babasının siyah-beyaz portresine baktı. Kendisine yıllarca hüzünle bakan gözleri, bu sefer sevinçle bakıyor gibiydi. Peki ya siz olsanız ne yapardınız? Bir müddet zeytinle idare edebilir miydiniz?
 (30 Ocak 2021- Haber Aydın/Gündem)

 
DİĞER YAZILARI Kayserili Hayırsever Cemal ve Nevzer Ercis’in  Anısına 01-01-1970 03:00  Kayserili Bir Hayırsever Cemal ve Nevzer Ercis  ve Ercis Yurdu 01-01-1970 03:00 KAYSERİ 2. İL TANITIM GÜNLERİ VE 8. KAYSERİLİLER  ZİRVESİ 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin Gururu Kayseri’nin Onuru Dr. Avşar Aslan 01-01-1970 03:00 Gençlik Komisyonumuzun İznik/Bursa Kültür Gezisi 01-01-1970 03:00 Mareşal Fevzi Çakmak’ın Kara Müftü’yü Ziyareti 01-01-1970 03:00 GÜNGÖRENDE AŞIK SEYRANİ FİLMİ GÖSTERİMİ  VE ÇÖTEN KÖYÜ DERNEĞİMİZİN GENEL KURULU 01-01-1970 03:00 Yazı Tasarımcısı Kayserili Hemşehrimiz Grafik Tasarımcı Doç. Dr. Abdullah TAŞÇI   01-01-1970 03:00 Prof. Dr. İlber ORTAYLI Hocayı Rahmetle Anıyorum 01-01-1970 03:00 SEYRANİ DİVANI Everekli Âşık Seyrani’nin Kerametleri Mütercim: Ömer ATMACA 01-01-1970 03:00 SEYRANİ  DİVANI/2 01-01-1970 03:00 SEYRANİ DİVANI 01-01-1970 03:00 Evereğin Velisi Seyrani Yüreğinden Öpülmemiş Adamlar Yaşar Adanur 01-01-1970 03:00 Develi’nin Ruh Mimarı Âşık SEYRÂNÎ (1800-1866) 01-01-1970 03:00 Dünya Kayserililer Günü ve Develi’nin Velisi Âşık Seyrani” Sinema Filmi 01-01-1970 03:00 Kayserili Sanatçımız Ozan Yusuf Alper 01-01-1970 03:00 Âşık Seyrani Filmi Ve İğne ile Kuyu Kazmak 01-01-1970 03:00 16 OCAK DEVELİ’DE TARİHİ BİRGÜN Develi’nin Manevi Mimarları: 01-01-1970 03:00 Uzaktaki Bayraktarlar Abdullah Ayata 01-01-1970 03:00 GÖÇÜN SOSYOLOJİSİ 01-01-1970 03:00 Develi Belediye Başkanı Adem ŞENGÜL İstanbul’da Hemşehriler ve Bursiyerler ile Buluştu 01-01-1970 03:00 Abdullah Ayata’dan Yeni Bir Roman Yadigâr 01-01-1970 03:00 Başarı ve Mutluluk için Hayata Gülümse 01-01-1970 03:00 DEVELİ VE YÖRESİ DERNEĞİMİZDE  BURSİYERLERİMİZLE İLK BULUŞMA 01-01-1970 03:00 Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmi 01-01-1970 03:00 TARİHTEKİ YERİ VE HER YÖNÜYLE DEVELİ/2 01-01-1970 03:00 TARİHTEKİ YERİ VE HER YÖNÜ İLE DEVELİ 01-01-1970 03:00 Everekli Halk Ozanı Âşık Seyrani 01-01-1970 03:00 Aşık Seyrani İle İlgili Övgüler 01-01-1970 03:00 ​​​​​​​Hemşehrimiz Merhum Sakıp Sabancı 01-01-1970 03:00 Kurmel Ailesi ve Zilemiz (5.Bölüm) Muhtar Mevlüt Çavuş ve Öğretmen Ahmet Yıldırım 01-01-1970 03:00 Kurmel Ailesi ve Zilemiz (4.Bölüm) 01-01-1970 03:00 Kurmel Ailesi ve Zilemiz ( 3.Bölüm) 01-01-1970 03:00 Kurmel Ailesi ve Zilemiz (2. Bölüm) 01-01-1970 03:00 Kurmel Ailesi ve Zilemiz 01-01-1970 03:00 Bir Anadolu Çocuğunun Kur’an Kursu Anıları Taşçıoğlu Hafız Okulu(1955-1957) 01-01-1970 03:00 KAYSERİ VE DEVELİ SEYAHATİMDEN NOTLAR 01-01-1970 03:00 Âşık Seyrani Şiir Yazma Yarışması 01-01-1970 03:00 Kayder Gençlik Komisyonumuzun Çanakkale/Abideler Bursa Kültür Gezisi 01-01-1970 03:00 Mânâlar İplikten İnce Dülgeroğlu Sabit (Şiirler-10) 01-01-1970 03:00 Safranbolu ve Amasra Gezimiz 01-01-1970 03:00 KİM VAKFI Kültürler Arası İletişim Vakfı 01-01-1970 03:00 Duayen Terzi Mahir Solak Ağabeyin Anısına 01-01-1970 03:00 Rahmetli Terzi Mahir Solak Ustanın  Ardından 01-01-1970 03:00 Gönül Tezgâhında Şiir Dokudum Dülgeroğlu Sabit (Şiirler-9) 01-01-1970 03:00 BİR GÖÇ HİKÂYESİ 01-01-1970 03:00 Sivasa Gitmeyi Elbize gitmeye bekliyorlar. 01-01-1970 03:00 KEŞKE EVEREK HEP BÖYLE OLSA 01-01-1970 03:00 Develi’de Kuvvayı Milli’ye Harakatının İlk Kıvılcımını Yakan Posta Görevlisi 01-01-1970 03:00 Geçmişte Geleceğe Günümüze Köprü DEVELİ’DE LAKAPLAR 01-01-1970 03:00        İSTANBUL’DAKİ DEVELİLİLER GÜNGÖREN’DE BULUŞTU. 01-01-1970 03:00 Saraydaki Kayserili 01-01-1970 03:00 Kurtuluş Savaşı Şehidi Piyade Er Ali Çakıoğlu 01-01-1970 03:00 Develi Çarşı Camiinin Mimarı Salim Alp 01-01-1970 03:00 Baba Dağdır, Baba Çınardır, Baba bayraktır  Baba Vatandır 01-01-1970 03:00 Üç Gonca Gülüm 01-01-1970 03:00 MEB Bakan Yardımcımız Nazif Yılmaz’ın Develi Lisesi’ni Ziyareti 01-01-1970 03:00 Develi Halkı, Eğitimde Bir Çığır Açtı! 01-01-1970 03:00 Anadolu’nun İrfan Mektebi Develi İmam Hatip Lisesi 01-01-1970 03:00 İstanbul Develi ve Yöresi Derneği  Sümengen Otel’de BursiyerlereTanışma Kahvaltısı düzenledi 01-01-1970 03:00 İstanbul Develi ve Yöresi Derneğimizde Bursiyerlerimizle İlk Buluşma 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet Döneminde Develi’de Ahilik ve Zanaatkarlar  01-01-1970 03:00 CAN KARDEŞİM HUTBİ GÖKTEKİN’NİN ANISINA 01-01-1970 03:00 İSTANBUL DEVELİ VE YÖRESİ KÜLTÜR DAYANIŞMA DERNEĞİMİZİN İSTİŞARE VE YÖNETİM KURULU TOPLANTISI 01-01-1970 03:00 Bir Tüfek Ustası Merhum Avcı İsmet Atakan Ağabey 01-01-1970 03:00 Bir Fotoğrafın Hikayesi 01-01-1970 03:00 Hayırsever İş Adamı Merhum Mehmet Palamut Ağabeyin Anısına 01-01-1970 03:00 Öğretmen Ablam Ayşe Zeliha Cebeci Arslan 01-01-1970 03:00 Kardeşim  Merhum Alaaddin Lütfi Kuday Anısına…   01-01-1970 03:00  Arkadaşım Merhum Mustafa Sirgüveç (Gıdırık) 01-01-1970 03:00 DEVELİ ÇÖTEN KÖYÜ SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİMİZ 01-01-1970 03:00 Vakıf İnsan Amcam M.Taki Cebeci’nin Anısına 01-01-1970 03:00 2023 Yılının En İyi Yaratıcı Öyküsü “Kapı Çalma Sesi” 01-01-1970 03:00 BENİM GÜZEL MEMLEKETİM 7.Bölüm: Develi = Erciyes 01-01-1970 03:00 BENİM GÜZEL MEMLEKETİM 6. Bölüm: Develi’nin Sembolü İbibik 01-01-1970 03:00 Edebiyatçı, Şair, Yazar ve Akademisyen Hocam Dr. Bekir Oğuzbaşaran 01-01-1970 03:00 Kılıç Ali’nin Develi’ye Gelişi Mehmet ÖZDEMİR Anlatıyor 01-01-1970 03:00 MİLLİ MÜCADELE'DE DEVELİ  Mehmet ÖZDEMİR 01-01-1970 03:00 BENİM GÜZEL MEMLEKETİM   5. Bölüm Develi'nin Damak Tatları ve Bahar 01-01-1970 03:00 ARİF ERBESLER Hocamız Dualarla Ahiret Yurduna Göçtü 01-01-1970 03:00 BENİM GÜZEL MEMLEKETİM 01-01-1970 03:00 Develi Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Karar Defteri 01-01-1970 03:00 DR. AHMET ŞÜKRÜ SOMUNCU'NUN TEZ KONUSU SEYRANİ ÂŞIĞI MERHUM ALİ ÇATAK 01-01-1970 03:00 ERCİYES'İN AK YÜZÜ  DEVELİ/3 İthaf: 01-01-1970 03:00 ERCİYES'İN AK YÜZÜ DEVELİ/2 01-01-1970 03:00 ERCİYES'İN AK YÜZÜ DEVELİ 01-01-1970 03:00 KAYSERİ MİLLETVEKİLİ HULUSİ AKAR KONUĞUMUZ OLDU 01-01-1970 03:00 Kayserili Efsane Bilim Adamı Prof. Dr. Kirkor Yalçın 01-01-1970 03:00 Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve Develi BelediyesiTarafından Develi'yeYapılan Yatırımlar 01-01-1970 03:00 İstanbul Develi ve Yöresi Derneğimizin Gençlik Komisyonu 01-01-1970 03:00 BENİM GÜZEL MEMLEKETİM (2) Eski Develi (Yeşil Everek) 01-01-1970 03:00 İstanbul Develi ve Yöresi Kültür ve Dayanışma Derneğimizin 74 Yıllık Tarihçesi 01-01-1970 03:00 İstanbul Genç Develililer Derneğimizde Ahmet BAYIRSOKAK Dönemi 01-01-1970 03:00 Benim Güzel Memleketim DEVELİ (1) 01-01-1970 03:00 KAYSERİ… KAYSERİ!   Abdullah SATOĞLU 01-01-1970 03:00 Lâle Lâle… LÂLE Abdullah SATOĞLU 01-01-1970 03:00 Kayseri' de Bir Yıldız Daha Kaydı İdris Demirel Ağabey! 01-01-1970 03:00 İNSAN HAYATINDA DİKSİYON EĞİTİMİNİN ÖNEMİ 01-01-1970 03:00 Hayırsever Fahri Mor'un Ardından 01-01-1970 03:00 ZULME UĞRAYAN DÜNYA ÇOCUKLARI 01-01-1970 03:00 "Develi'nin Kültür ve Tabiat Varlıkları" Prof. Dr. Recep Bozdoğan Konferansımız 01-01-1970 03:00 Filistin'i Dünya'ya Anlatınız 01-01-1970 03:00 İsrail Bombalıyor Dünya Seyrediyor İnsanlık Ölüyor 01-01-1970 03:00 Abdullah AYATA'nın Son Romanı UZAYLILAR KAYSERİ'DE 01-01-1970 03:00 Develi'de Bir Hayırsever Şükrü KULAK 01-01-1970 03:00  Albert Einstein'ın Kızına Yazdığı Mektup 01-01-1970 03:00 Üsküdar Kardeş Şehir Belediyemizden Selamlar 01-01-1970 03:00 Kayserinin Gururu Develinin Onuru Hayırsever M. Suat Köylüoğlu 01-01-1970 03:00 DEVELİ'YE SILA-İ RAHİM 01-01-1970 03:00 KÜLTÜR SANAT FESTİVALİ VE KARDEŞ ŞEHRİMİZ BOSNA HERSEK/CAZİN BELEDİYESİ 01-01-1970 03:00 39. Uluslararası ÂŞIK SEYRANİ Festivali ve Fransa Vierzon Kardeş Şehir Belediyemiz 01-01-1970 03:00 39.Uluslararası Aşık Seyrani Kültür ve Sanat Festivali 01-01-1970 03:00 KAZDAĞLARI VE YEŞİLYURT 01-01-1970 03:00 Yanlış Anladığımız Yaşam 0sman Karakebeli 01-01-1970 03:00 Kayseri'nin Kalbi MELİKGAZİ 01-01-1970 03:00 SEYHÂNİ Yıldızlara Kement Attım 01-01-1970 03:00 FERYADIM DUYULUR MU? Kamil Müderrisoğlu 01-01-1970 03:00  TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZ 01-01-1970 03:00 Seksen Beş Milyon Kazandı 01-01-1970 03:00 Aslımı ve Geçmişimi Unutmadım İdris Demirel 01-01-1970 03:00 Dedemiz Hacı Fevzi Numan Cebeci Nam-ı Diğer (Kara Müftü) 01-01-1970 03:00 Develi'nin Manevi Mimarlarından Hacı  Fevzi  Numan  CEBECİ adına vefatından 64 yıl sonra Panel düzenlendi 01-01-1970 03:00 Develi Şehrengizi 01-01-1970 03:00 Şair Yazar Erdal SÜMENGEN 01-01-1970 03:00 Zabıt Kâtibi, Arzuhalci HayırseverMerhum Hacı Tevfik Gürcan 01-01-1970 03:00 Kanaat Önderi Eczacı Haluk Yalçın Ağabeyin Anısına 01-01-1970 03:00 Maraş Depremine Yaklaşımda Doğrular Ve Yanlışlar 01-01-1970 03:00 ÇOCUK EĞİTİMİNDE   ANNE VE BABANIN SORUMLULUKLARI 01-01-1970 03:00 Yedi Güzel Adam 01-01-1970 03:00 Gün; Tek Bilek ve  Tek Yürek Olma Günüdür. 01-01-1970 03:00 Milletimizin Başı Sağolsun 01-01-1970 03:00 Saray Halı Develi'nin Kalbi 01-01-1970 03:00 Bizi Biz Yapan Değerlerimiz   Değerlerimiz vardı… 01-01-1970 03:00 Okulda ve Ailede Değerler Eğitimi Hurşit Ekinci 01-01-1970 03:00 Koca Yürekli İnsan Hayırsever Arkadaşım Suat Köylüoğlu, 01-01-1970 03:00 MİLLİ EĞİTİM BAKAN YARDIMCISI NAZİF YILMAZ DEVELİ VE YÖRESEL DERNEĞİNDE ÖĞRENCİLERLE BULUŞTU 01-01-1970 03:00 Ben Başardım Siz de Başarabilirsiniz 01-01-1970 03:00 Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Hemşehrimiz 01-01-1970 03:00 Ben Başardım Siz de Başarabilirsiniz 01-01-1970 03:00 Muhsin İlyas Subaşı'nın Bütün Şiirleri 01-01-1970 03:00 Anadolu'nun Suskun Kahramanı CİVAN BEY Erdal Akdoğan 01-01-1970 03:00 Kara Müftü'nün 25-30 Yıl Gizlediği Sırrı Neydi? 01-01-1970 03:00 Ayhan Kılınçkaya Emekli Vergi Müfettişinin Anıları 01-01-1970 03:00 Merhum Hayri Ruhi SEVİMAY / Şair-Yazar ve Ekonomist 01-01-1970 03:00 Kayseri'de Bir Gönül İnsanı Nuh Naci Yazgan.. 01-01-1970 03:00 Develi Hayırseverler Zirvesi 01-01-1970 03:00