Anlamlı Güzel Sözler
Merhum Sakıp Sabancı’dan Hayat Boyu Yol Gösterecek 10 Öğüt:
Sağlıklı olunuz, çok önemlidir. Manevi güce mutlak inanınız. Birlik konusuna önem veriniz. Bilgili olunuz, lisan öğreniniz. Ön hedefinizi belirleyiniz. İşinize sahip çıkınız. İşi bilenle iş birliği yapınız. Çalıştırdıklarınıza güven veriniz. İşi tek kişiyle bağlamayınız.10-Tasarruf geleceğinizin güvencesidir.
Eviniz gibisi yoktur. Aileniz her şeydir. Çocukluğunuz özeldir. Hareket etmek şifadır. Başarısızlık öğretir. Kararlar kaderi şekillendirir. Dostluk çok değerlidir. Her şey geçicidir. Son pişmanlık fayda etmez. İnsanlar değişebilir. Sağlık en büyük nimettir. Zaman en büyük hazinedir.
Mutluyken görmezden geldiğin şeyler, mutsuzken canını yakar; çünkü insan hatalarını mutluyken değil, hep mutsuzken anlar. (Anton Çehov) Kimi zaman her şey üst üste gelir, yüreğin daralır, neden ben diye sorarsın. Oysa bilmezsin, o zor sandığın günler seni sen yapan imtihanlardır. Sabret… Çünkü sabır, duasız olmaz: dua da kalpten gelmeden kabul olmaz. Allah seni bırakmaz, unutmaz, yalnızca olgunlaştırır. Bugün anlamadığın her şey, yarın sana bir mucize olarak döner, Yeter ki umudunu yitirme ve Rabbine güven. Herkes insan olarak aynı yaratılmış olabilir ama herkesin vicdanı aynı değildir. Kimisi bir kalbi incitmekten çekinir, kimisi ise hiç düşünmeden kırar. Kimisi iyiliği ömür boyu unutmaz, kimisi yapılan bütün fedakarlıkları bir anda siler. İşte insanı insan yapan dış görünüşü değil vicdanı, merhameti ve ahlakıdır. Çünkü vicdanı olmayanın sevgisi de dostluğu da sözü de güven vermez. Unutmayın Allah insanların yüzüne değil, kalbine, insanların yüzüne vicdanına bakar. Annem hep derki; Hangi evin buzdolabını rahatça açabiliyorsan, gittiğin evin sofrasına rahatça oturabiliyorsan, o evin sahibinin samimiyetine güven, orada sevilmişsin demektir. Çünkü insan ancak kalpten gördüğü yerde rahat olur. Kul hakkı sadece birisinin parasını yemek değildir. Karşımızdaki insanın duygularını sömürmek psikolojisini alt üst etmek, hayallerini çalmak da bir kulun hakkına girmektir. Haramla suladığın çiçek solar yok olur. Edeplinin midesi kıtlıkta da tok olur. Cevher sende sönük dur, her yerde parıldama değerli kumaşlara makas vuran çok olur.! Silahın iyisi tutukluk yapmaz, dostun iyisi de kahpelik yapmaz. Kardeş kardeşin emanetidir. Sel gider taş kalır, El gider kardeş kalır. Herkes Hint kumaşı, herkes kaftan, gemide fare olan, aynada kaptan. Boşuna almışız bunca yıl alttan. Ne sözden anladılar ne de laftan. Küçük Detaylar Büyük Görgü Oluşturur:Maaş, yaş, kilo sorulmaz. Emanet aynen geri verilir. Söz kesilmez. Sofrada telefon olmaz. Herkesin alanına saygı duyulur. Bir eve asla boş gidilmez. Küçük şeylere bile teşekkür edilir. Gereksiz yere sır paylaşılmaz. Dik dik bakmak kabalıktır. Gittiğin yeri daha iyi bırak. Önce çıkan çıkar, sonra sen gir. Hoparlörde konuşulmaz. Hizmete de bahşiş verilir. Kulaklık takana saygı duyulur.
EDEP Nedir? Kendine yakışanı yapmaktır.
SAYGI Nedir? Herkese değer vermektir.
SABIR Nedir? Beklerken vazgeçmemektir.
DÜRÜSTLÜK Nedir? Her durumda doğruyu söylemektir.
MERHAMET Nedir? Başkasının acısını hissetmektir.
KARARLI OLMAK Nedir? Sadece kararın arkasında durmaktır.
VEFA… Herkesin taşıyabileceği bir şey değil. Çünkü vefa işin bittiğinde bile unutmamaktır. Kalabalık dağıldığında da aynı kalabilmektir. İnsanların seni alkışladığı gün değil, kimsenin bakmadığı gün nasıl biri olduğundur vefa. Bazıları sadece işine yarayanları sever. İşi bitince sesi de değişir, kalbi de. Ama bazı insanlar vardır. Bir bardak çayın, zor bir günün, yarım kalmış bir cümlenin bile hatırını sayar. Çünkü VEFA karakter meselesidir. Ve insan en çok da iyilik gördüğü yere yabancılaşınca küçülür. O yüzden artık herkesin sevgisine değil vefasına bakın. Çünkü sevgi bazen anlıktır. Vefa ise ömürlüktür. Ve insanın mayasını belli eder. Bir Kızılderili Ata Sözü Der ki: Benim hayatımı yargılamadan önce benim ayakkabılarımı giy ve benim geçtiğim yollardan, sokaklardan geç. Benim takıldığım taşlara takıl yeniden ayağa kalk ve aynı yolu tekrar git, benim gittiğim gibi anca o zaman beni yargılayabilirsin. Mutlu insanlar, her şeyin en iyisine sahip olanlar değildir. Asıl mutluluk, sahip olduklarını yüreğinin en güzel köşesinde taşıyabilmektir. Çünkü gerçek zenginlik, daha fazlasına ulaşmakla değil, elindekini kaybetmeye kıyamayacak kadar sevebilmektir. Sevgiyle korunan her şey zamanın yıpratamadığı bir hazineye dönüşür. Ve insan, sahip olduklarının değerini bildiği ölçüde huzur bulur. Mutluluk, çok şeye sahip olmak değil, sahip olduklarını ömrü boyunca aynı sevgiyle sarılıp sarmayabilmektedir.Öğrendim ki; iyilik de nasip işiymiş. Merhamet, sevgi, temiz bir kalp, hatta insanlık bile nasip işiymiş. Kötülük gördüğüm yerde üzülür, kızardım.” Şimdi ise; Onun da nasibi bu kadarmış.” Diyorum.
Büyük İskender’in Üç Vasiyeti:1-Tabutumu en iyi doktorlar taşısın. En iyi doktorların dahi ölüme çare bulamayacağı anlaşılsın.
2-Servetimi sokaklara saçın. Dünya malının dünyada kaldığı görülsün.
3-Bir elimi tabuttan sallandırın. Giderken bir şey götürülmediği görülsün. Anlaşıldı mı?
Seni Apayrı Biri Yapacak 14 Kural: Ertelemeyi bırak. Herkesi memnun etmeye çalışma. Disiplini duyguna göre bozma. Sabahını telefonla öldürme. Kendine yalan söyleme. Konfor alanına tapma. Sınır koymaktan korkma. Kurban dili kullanma. Bedenini ihmal etme. Geç kalmayı normalleştirme.11-Onay bağımlılığını besleme.
12-Düşünüp durmak yerine hareket et.
13-Az konuş, çok uygula.
14-Her gün kendinle yüzleş.
Yakışır yaşıma yanlışlarım. Ben kendimi en çok yanıldığım yerlerde tanıdım. Bazı pişmanlıklarım var. İnkâr etmiyorum. Ama hepsi bana ait. Hepsi bu yaşın, bu kalbin, bu yorgunluğun eseri. Belki daha etkilenmemiş olabilirdim. Akıl sağlığımı müthiş şekilde geliştirdi yaşadıklarım…Ama be yaşadıysam beni bu günkü ben yaptı. Artık biliyorum insanın yanlışları da yüzüne yakışır bazen.
Çünkü her hata biraz eksiltse de biraz olgunlaştırır. Demek ki büyümek böyle bir şeymiş. İçten içe tükenirken bile kendine “geçecek” diyebilmeyi öğrenmekmiş. Kendi kendini tamir etmekmiş. Bunu başarmış bir insanı artık kimse eskisi gibi kıramaz.
Sakın Unutma!Varlığı bir şey kazandırmayan insanların, yokluğu bir şey kaybettirmez. Bahanesi basit insandan kaliteli muhabbet çıkmaz. Bırak selamı, ziyan olmasın zamanın. (Lev Tolstoy)
Yaşlı kadına sormuşlar:- Hayatta en çok neye pişmansın. Endişelendiğim şeylerin çoğu hiç başıma gelmedi. Demiş. Boşuna korktuğum o kadar güzel güne yazık oldu. Giden gidecek yer buluyor da kalan kime sığınsın?
Baharı yaz uğruna tükettik/ Aşkı naz uğruna/ ve papatyaları seviyor sevmiyor uğruna/ Derken “ömrü” tükettik bir hiç uğruna… Önemli olan başınıza ne geldiği değil, ona nasıl tepki verdiğinizdir. (Epiktetos)(Alıntı)