SEYRANİ DİVANI

M. Orhan Cebeci

07-03-2026 15:37

SEYRANİ DİVANI

Anadolu Hak Âşıklarından Everek’li Seyyid Mehmet Seyrânî 

 Derleyen Tashih Eden: Mütercim Ömer Atmaca

 

Âşık Seyrânînin Târihçe-i Hayatı:

19.yüzyılın en ünlü halk ozanı ve güzel memleketimiz Kayseri’mizin medâr-ı iftihârı Âşık Seyrânî, 1220/1805 yılında Develi’nin Câmi-i Kebîr mahallesindeki Oruza sokakta dünyaya gelmiştir. Seyrânî’nin asıl adı, Mehmed’tir. Babası, bu mahallenin Câmi imamı Câfer Efendi, annesi ise Emine hanımdır. Seyrânî, dört çocuklu bir âilenin en büyük oğludur.

Türk edebiyâtının en ünlü simâlarından biri olan Seyrânî’nin âşık geleneği içinde sâde kişilikten sanatçı kişiliğe geçişi dört safhadan oluşmaktadır:

I. Hazırlık devresi:

a. Seyrânî ilköğrenimini ve din derslerini babasından almış ve babasının görev yaptığı câmide, bil fiil müezzinlik yapmıştır.Takvâsı, tevâzusu, sâflığı ve mert kişiliği ile birçok efsânelere konu olmuştur. İşte bir örnek:

b. Bir yaz mevsiminin mehtaplı bir gecesinde, evlerinin kapısı vurulur. “Cemaat dışarıda kaldı, sabah namazının vakti geçiyor” gibi sesler yükselir. Babası yatağından telaşlı bir şekilde fırlar. O zaman henüz 10 yaşındaki oğlu Mehmed’i câmiyi açmak ve kandilleri yakmakla görevlendirir.

II. Olağanüstü haller görmesi:

a. Seyrânî kilitlenmiş câminin kapısını anahtarıyla açar fakat kandilleri yanık bulur. Donuk ve ölgün ışıklar saçan kandillerin titreyen ışıltıları altında saf tutmuş aksakallı, yeşil sarıklı ve nur yüzlü bir cemâat görür.

b. Seyrânî safta ki bir kişilik boşluğu gö+üp orada namaza durur. Selam verilip duâ yapıldıktan sonra mihraptaki zât Mehmed’e bakıp, “Yaklaş oğul, yaklaş.” deyince cemaat ayağa kalkıp saygıyla yol verirler. Mehmed el pençe saygıyla yaklaşıp diz çöker ve o mübârek zâtın elini öper. O da diğer elindeki aşk şerbetini Mehmed’e uzatır ve “İç oğul iç, dost elinden aşk şarabını ki hidâyete erişesin. Sen de düştün aşk denizine, yüz yüzebildiğin kadar.” diyerek başarılar diler. Bu kıssâyı: “O Hızır’a vermiş sâkiler pîri dolu, âb-ı hayât-Bize himmet eyleyen zât, işte o âlî sıfât” mısraları belgelemekte.

c. Sonra câmiden çıkarlar. Mehmed bu yeni arkadaşlarına “Anahtarı eve bırakıp koşarak size yetişirim.” diyerek eve gelir. İlibe istikâmetine giden arkadaşlarının peşinden koşar; günlerce dağları, köyleri ve kasabaları arasa da bulamaz. Bitkin olduğundan evlerine gitmeye mecâli kalmaz ve Bileç’teki kendi bağlarına düşüp yirmi gün derin bir uykuya dalar. Nihâyet bağa üzüm almak için giden Annesi Emine Hanım bulur.

III. Uyanış:

a. Anne şefkatiyle oğlunu bağrına basarak öper. “Mehmed’im, buraları seyrânamı geldin, Seyrânîm?” der demez gâipten bir ses, Mehmed’in kulağına erişir: “Annen mahlasını söyledi, sen de o mahlas ile çal, söyle!”

IV. Deyişleri: Şiirlerini Hak’tan gelen ilhâmlardan almış, ritmik ve intizamlı bir şekilde hazır cevap olarak söylemiştir.

II.Mahmut döneminde hâin Yeniçeriliğin isyanları sebebiyle cehâlet baykuşunun çirkin sesleri ve batı kültürüne temâyül, tüm yurtta yükseliyordu. O dönem Develi’mizde “Halâsiye Medresesi”nden başka, bir ilim müessesemiz yoktu. Seyrânî bu câhillik devrinde istemeyerek te olsa bu medreseye gider ve üç senelik orta öğrenimini alır. Rutûbetli bodrumları, basık ve sıkıcı köşeleri olan bu medresede ilk ve ortaokul öğrencileri aynı sınıfta Mızraklı ilmihal, şiir şeklinde lügat kitapçığı olan Sübha-i Sıbyân, sarf ilmindeki fiil çekimleri ve «Mahvûfun-Mahûfun» gibi illetli fiillerin eski hâlini yeni hâline sokmak için hiç durmadan ezber yapıp nefes tüketiyorlar, koro şeklinde bağırarak da kafa patlatıyorlardı. Ortaokulu bitiren öğrencilere nahiv, din kültürü, meâl ve hadis dersleri için lise sınıfı açılmıyordu. Seyrânî, en çalışkan öğrencilerini bile keşf edemeyen böyle bir müesseseyi nefretle terk eder. Tıpkı “Çalıkuşu” isimli romanın kahramanı gibi. Seyrânî babasının câmisinde müezzinliğin yanı sıra âile bütçesine katkıda bulunmak için önce çarşıda destan satar sonra da Develi’ye gelen aşıklarla atışmaya başlar ve 1229/1814 yılında sönmüş bir volkan olan Erciyes dağı son kez lavlarını püskürtmesiyle ilimizde kuraklık ve tâun gibi hastalıklar zuhur ettiği haberini alır almaz Kayseri’ye gider. Felâket bölgesinde Kars-Kağızman’lı aşık Sezâi ile karşılaşır ve felâket zedelere destanlar yazarlar.

Bin iki yüz otuz beşte, bu Seyrânî geldi / Aşkı sinemi deldi.

Şiirinde olduğu gibi Seyrânî, hanımı “Rahıme”ye 1235/1820 yılında sevdalanıp kendisini istemek için kapısının eşiğine varacağına dâir ikrâr verir.Her Anadolu gencinin çalışmaya koyulduğu gibi Seyrânî de Kayseri, Niğde, Kırşehir ve Yozgat gibi yakın illere gidip aşıklarla atışarak para kazanır. Başka bir ile geçtiğinde yabancı olduğunu anlayan biri, yarışmadan sonra köyün misafir odasını kendi evi gibi göstererek buyur eder. Yorgun ve bitkin Seyrânî’nin derin uykusundan istifâde ederek parasını çalıp kaçar. O da “Bin  iki yüz otuz altıda, Seyrânîye kıyılır mı? Mısralarıyla dolandırıcıya intizâr eder.1236/1821 yılının sonlarında Kayseri’den geçerken yeniçeri isyanlarından ötürü paşaların halka zulümlerini görür ve destanlar yazar. Develi’de biraz dinlendikten sonra 1822 yılında yine gurbet ellere düşer: 

 Seyrânî döndükten sevdası çevrede duyulup 19 yaşına basınca Develi eşrâfının öncülüğünde dindar bir âilenin tek kızı olan hâfız Rahıme ile evlendirilir. 1825 yılında vatanî görev için askerlik şubesinden celp gelir. 1244-1828 sılasına izine gelince Havadan Baba için bir levha yazar ve ziyaretinde türbesine asıp çocuğunun yetim kalma korkusundan himmet diler:

 Dışarda Mısır, Yunan ve Rus savaşları, içerde Yeniçeri isyanları olduğundan askerliği yedi sene sürer. Bunu 1832 tarihine âit Develi Nüfus sayım Defterindeki “Der Âliye’ye=Askerlik ocağına gitmiştir, sinni=yaşı 27” İbâresi belgelemektedir. 1251/1835 yılında terhis olan Seyrânî, Develiye döner, birkaç ay dinlendikten sonra önce Adana, Maraş, Konya, Çorum gibi yakın illeri gezer, âşıklarla yarışır, yener ve âşık geleneği üzere el öptürür. 1252/1836 yılında İstanbul’a gitmeye karar veren Seyrânî, ahbâbı-Türk dostu tüccâr “Sultanoğlu” lakabıyla tanınan ermeni Agop Evihan ağanın at arabasıyla İstanbul’a giderler. Çook uzun seneler gurbet ellerde kalacağını hissettiğinden, at arabasından gözü hep Erciyese takılır ve bakakalır. O Erciyes ki, sönmüş bir yanardağ. Evet o Erciyes ki, bağrından çıkardığı aziz evlâdının şahsında ete-kemiğe bürünerek şiir ve hiciv olup patlamış; Vatan hâini batıperest Tanzîmâtçıların, ikiyüzlü dalkavuk, zâlim ve işbirlikçi idârecilerin üzerine. Sonra da at arabayı Üsküdar sırtlarındaki kırsal alandaki  ahıra bırakırlar, hamallarla yolcu kagırgalarına binip denizden Eminönüne geçerler. Mercancılar yokuşundaki dükkanına hamallar ile deri, keçe, kösele ve malzemeleri bıraktıktan sonra Nûr-i Osmâniye câmisinin az ilerisinde bulunan büyük meydandaki Çemberlitaş âşıklar kırâathanesine varırlar. 

     Seyrânî, hemşerisi şâir Celâleddin Efendi ile mektupta sözleştikleri gibi burada buluşurlar. Şâir Celâleddin Efendi Yıldız sarayında Kâsım paşanın kâtibi olup Beşiktaş’ta ikâmet ettiğinden Seyrânîyi Çemberlitaş’ta bir hânın-pansiyonun odasına yerleştirir ve Seyrânî ilk üç sene, sular idâresinin fen hizmetlerinde çalışır. İlk sene âşıkları dinleyip tarzlarını öğrenir ve ikinci sene sahneye çıkıp er diler. Karşısına, Semâi kahvehanelerine vekillik yapan Nâmi adında meşhur bir âşık çıkar. Yaşına hürmeten Nâmi’ye yenilir. Tesâdüfen seyredenler içinde Develi-Tombak köyünden sarayın subaşısı olup küp almaya gelen Hacı Mâviş Ağa, Kayseri ismini duyunca gelir kucaklar. Subaşısının görevi, Maslak/Ayazağa daki Hamidiye kaynak suları membaından küpler içinde saraya su taşımak idi. Hacı Mâviş Ağa, Seyrânînin ikinci ve üçüncü senesinde bir hattat tutarak sahnede atışan Seyrânî’nin şiirlerini yazdırıp 1837 ve 1838 yılında cönk haline getirir.

Bu şiirlerin hepsi de toplumu eleştiriye yöneliktir. Hacı Mâviş Ağa daha sonraları Seyrânîyi Yıldız Sarayına götürüp misafirhânede ağırlar. Burdaki makâm ve mevkî sahibi hemşerileriyle tanıştırır. Nihayetinde Seyrânî, Kayseri/Pusatlı’dan Deniz kuvvetleri komutanı Ahmed paşa ve Develüzâde Kâsım paşa gibi hemşerilerinin referansı ile İstanbul’un en gözde medreselerinden biri olan Köprülü Mehmet Paşa Medresesi’ne kaydedilir. Seyrânî bu medreseye hicri 1254 yılında girip hiç aralıksız beş sene devam eder ve 1259/1843 te “Aliyyül A’lâ=Pekiyi” dereceyle icâzet alır. Köprülü Mehmet Paşa Medresesi, II. Mahmut türbesinin tam karşısında olması münâsebetiyle her Cuma günü, Osmanlı hânedânı ziyâret ettiğinden tâ Beyazıt’a kadar tüm yollar tutuluyordu. Bu sebeple güvenlik açısından o medreseye herkes alınmıyordu. Zaten Trabzon’lu nakkâş Ziveri’de bu medreseye, Osmanlı-Rus savaşlarının eşsiz kumandanı Gâzi Osman Paşa Kolağası=Ön Yüzbaşı rütbesiyle pâyitahtta taltif edildiği zaman torpille aldırmıştı.

Seyrânî eğitim süresince disiplin gereği eleştiriden uzak şiirler söylemiştir: Meyveler Destanı, Kuşlar Destanı, Esnâf Destanı ve Yaş Destânı gibi. Seyrânî, Arapça, Farsça ve Osmanlıca olmak üzere Tefsir, Hadis, Fıkıh, Akâid ve Kelâm gibi dersler görür ve Köprülü Mehmet Paşa-Süleymaniye kütüphanelerinde araştırmalarda bulunur. Seyrânî, en önemli toplumsal meseleleri ve dînî konuları çözecek kadar keskin zekâ, kuvvetli bir fikre, geniş ve kuşatıcı bir akla sahiptir. Eğer İstanbul’da atamaları bekleseydi o diploma ile Müftü veya Müderris olabilirdi. Seyrânî, hüsn-ü hatt ve nakkâşlık gibi güzel sanatları bu medresede öğrenmiştir. Öyle ki devletin sosyal hizmetler bakanı Sultân Abdülmecid’in annesi Bezm-i Âlem valide sultânımız, yaptırdığı yüzlerce câmi, hastane, okul, çeşmelerden çoğunun kitâbesini Seyrânî’ye teklif etmiş, o da derslerinden ve şiir atışmalarından ötürü kabul edememiş, padişah annesinin gönlü kırılmasın diye birkaç tanesini yazıp sonra da medrese arkadaşı şâir Ziver’e yönlendirmiştir. Zaten nakkaşlıktaki ustalığını son sınıfta iken, köprülü Mehmed paşa medresesinin avlusundaki kuyu etrafında özenle ve saygıyla müsennâ şeklinde “ Lâ kuvvete illâ billâh” “Ya Ali” “Ya Fâtıma” “Ya Hasan” ve “Ya Hüseyn” olmak üzere beş aded mermer tablo yazarak göstermiş ve babası Cafer efendinin görev yaptığı camiye asmıştır. 1259/1843 te sılasına döndüğünde mezuniyet onuruna ilk kitâbesini, Enver Câmiîne yazıp kapısının üzerine asmıştır: İkinci kitâbesini ise 1260/1844 yılında ceylan derisi üzerine yazıp çerçeveleterek “Kırklar Dergahı” olarak bilinen Develi’de ki Ulu Câmiye asar:

DİĞER YAZILARI  Kayserili Bir Hayırsever Cemal ve Nevzer Ercis  ve Ercis Yurdu 01-01-1970 03:00 KAYSERİ 2. İL TANITIM GÜNLERİ VE 8. KAYSERİLİLER  ZİRVESİ 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin Gururu Kayseri’nin Onuru Dr. Avşar Aslan 01-01-1970 03:00 Gençlik Komisyonumuzun İznik/Bursa Kültür Gezisi 01-01-1970 03:00 Mareşal Fevzi Çakmak’ın Kara Müftü’yü Ziyareti 01-01-1970 03:00 GÜNGÖRENDE AŞIK SEYRANİ FİLMİ GÖSTERİMİ  VE ÇÖTEN KÖYÜ DERNEĞİMİZİN GENEL KURULU 01-01-1970 03:00 Yazı Tasarımcısı Kayserili Hemşehrimiz Grafik Tasarımcı Doç. Dr. Abdullah TAŞÇI   01-01-1970 03:00 Prof. Dr. İlber ORTAYLI Hocayı Rahmetle Anıyorum 01-01-1970 03:00 SEYRANİ DİVANI Everekli Âşık Seyrani’nin Kerametleri Mütercim: Ömer ATMACA 01-01-1970 03:00 SEYRANİ  DİVANI/2 01-01-1970 03:00 Evereğin Velisi Seyrani Yüreğinden Öpülmemiş Adamlar Yaşar Adanur 01-01-1970 03:00 Develi’nin Ruh Mimarı Âşık SEYRÂNÎ (1800-1866) 01-01-1970 03:00 Dünya Kayserililer Günü ve Develi’nin Velisi Âşık Seyrani” Sinema Filmi 01-01-1970 03:00 Kayserili Sanatçımız Ozan Yusuf Alper 01-01-1970 03:00 Âşık Seyrani Filmi Ve İğne ile Kuyu Kazmak 01-01-1970 03:00 16 OCAK DEVELİ’DE TARİHİ BİRGÜN Develi’nin Manevi Mimarları: 01-01-1970 03:00 Uzaktaki Bayraktarlar Abdullah Ayata 01-01-1970 03:00 GÖÇÜN SOSYOLOJİSİ 01-01-1970 03:00 Develi Belediye Başkanı Adem ŞENGÜL İstanbul’da Hemşehriler ve Bursiyerler ile Buluştu 01-01-1970 03:00 Abdullah Ayata’dan Yeni Bir Roman Yadigâr 01-01-1970 03:00 Başarı ve Mutluluk için Hayata Gülümse 01-01-1970 03:00 DEVELİ VE YÖRESİ DERNEĞİMİZDE  BURSİYERLERİMİZLE İLK BULUŞMA 01-01-1970 03:00 Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmi 01-01-1970 03:00 TARİHTEKİ YERİ VE HER YÖNÜYLE DEVELİ/2 01-01-1970 03:00 TARİHTEKİ YERİ VE HER YÖNÜ İLE DEVELİ 01-01-1970 03:00 Everekli Halk Ozanı Âşık Seyrani 01-01-1970 03:00 Aşık Seyrani İle İlgili Övgüler 01-01-1970 03:00 ​​​​​​​Hemşehrimiz Merhum Sakıp Sabancı 01-01-1970 03:00 Kurmel Ailesi ve Zilemiz (5.Bölüm) Muhtar Mevlüt Çavuş ve Öğretmen Ahmet Yıldırım 01-01-1970 03:00 Kurmel Ailesi ve Zilemiz (4.Bölüm) 01-01-1970 03:00 Kurmel Ailesi ve Zilemiz ( 3.Bölüm) 01-01-1970 03:00 Kurmel Ailesi ve Zilemiz (2. Bölüm) 01-01-1970 03:00 Kurmel Ailesi ve Zilemiz 01-01-1970 03:00 Bir Anadolu Çocuğunun Kur’an Kursu Anıları Taşçıoğlu Hafız Okulu(1955-1957) 01-01-1970 03:00 KAYSERİ VE DEVELİ SEYAHATİMDEN NOTLAR 01-01-1970 03:00 Âşık Seyrani Şiir Yazma Yarışması 01-01-1970 03:00 Kayder Gençlik Komisyonumuzun Çanakkale/Abideler Bursa Kültür Gezisi 01-01-1970 03:00 Mânâlar İplikten İnce Dülgeroğlu Sabit (Şiirler-10) 01-01-1970 03:00 Safranbolu ve Amasra Gezimiz 01-01-1970 03:00 KİM VAKFI Kültürler Arası İletişim Vakfı 01-01-1970 03:00 Duayen Terzi Mahir Solak Ağabeyin Anısına 01-01-1970 03:00 Rahmetli Terzi Mahir Solak Ustanın  Ardından 01-01-1970 03:00 Gönül Tezgâhında Şiir Dokudum Dülgeroğlu Sabit (Şiirler-9) 01-01-1970 03:00 BİR GÖÇ HİKÂYESİ 01-01-1970 03:00 Sivasa Gitmeyi Elbize gitmeye bekliyorlar. 01-01-1970 03:00 KEŞKE EVEREK HEP BÖYLE OLSA 01-01-1970 03:00 Develi’de Kuvvayı Milli’ye Harakatının İlk Kıvılcımını Yakan Posta Görevlisi 01-01-1970 03:00 Geçmişte Geleceğe Günümüze Köprü DEVELİ’DE LAKAPLAR 01-01-1970 03:00        İSTANBUL’DAKİ DEVELİLİLER GÜNGÖREN’DE BULUŞTU. 01-01-1970 03:00 Saraydaki Kayserili 01-01-1970 03:00 Kurtuluş Savaşı Şehidi Piyade Er Ali Çakıoğlu 01-01-1970 03:00 Develi Çarşı Camiinin Mimarı Salim Alp 01-01-1970 03:00 Baba Dağdır, Baba Çınardır, Baba bayraktır  Baba Vatandır 01-01-1970 03:00 Üç Gonca Gülüm 01-01-1970 03:00 MEB Bakan Yardımcımız Nazif Yılmaz’ın Develi Lisesi’ni Ziyareti 01-01-1970 03:00 Develi Halkı, Eğitimde Bir Çığır Açtı! 01-01-1970 03:00 Anadolu’nun İrfan Mektebi Develi İmam Hatip Lisesi 01-01-1970 03:00 İstanbul Develi ve Yöresi Derneği  Sümengen Otel’de BursiyerlereTanışma Kahvaltısı düzenledi 01-01-1970 03:00 İstanbul Develi ve Yöresi Derneğimizde Bursiyerlerimizle İlk Buluşma 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet Döneminde Develi’de Ahilik ve Zanaatkarlar  01-01-1970 03:00 CAN KARDEŞİM HUTBİ GÖKTEKİN’NİN ANISINA 01-01-1970 03:00 İSTANBUL DEVELİ VE YÖRESİ KÜLTÜR DAYANIŞMA DERNEĞİMİZİN İSTİŞARE VE YÖNETİM KURULU TOPLANTISI 01-01-1970 03:00 Bir Tüfek Ustası Merhum Avcı İsmet Atakan Ağabey 01-01-1970 03:00 Bir Fotoğrafın Hikayesi 01-01-1970 03:00 Hayırsever İş Adamı Merhum Mehmet Palamut Ağabeyin Anısına 01-01-1970 03:00 Öğretmen Ablam Ayşe Zeliha Cebeci Arslan 01-01-1970 03:00 Kardeşim  Merhum Alaaddin Lütfi Kuday Anısına…   01-01-1970 03:00  Arkadaşım Merhum Mustafa Sirgüveç (Gıdırık) 01-01-1970 03:00 DEVELİ ÇÖTEN KÖYÜ SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİMİZ 01-01-1970 03:00 Vakıf İnsan Amcam M.Taki Cebeci’nin Anısına 01-01-1970 03:00 2023 Yılının En İyi Yaratıcı Öyküsü “Kapı Çalma Sesi” 01-01-1970 03:00 BENİM GÜZEL MEMLEKETİM 7.Bölüm: Develi = Erciyes 01-01-1970 03:00 BENİM GÜZEL MEMLEKETİM 6. Bölüm: Develi’nin Sembolü İbibik 01-01-1970 03:00 Edebiyatçı, Şair, Yazar ve Akademisyen Hocam Dr. Bekir Oğuzbaşaran 01-01-1970 03:00 Kılıç Ali’nin Develi’ye Gelişi Mehmet ÖZDEMİR Anlatıyor 01-01-1970 03:00 MİLLİ MÜCADELE'DE DEVELİ  Mehmet ÖZDEMİR 01-01-1970 03:00 BENİM GÜZEL MEMLEKETİM   5. Bölüm Develi'nin Damak Tatları ve Bahar 01-01-1970 03:00 ARİF ERBESLER Hocamız Dualarla Ahiret Yurduna Göçtü 01-01-1970 03:00 BENİM GÜZEL MEMLEKETİM 01-01-1970 03:00 Develi Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Karar Defteri 01-01-1970 03:00 DR. AHMET ŞÜKRÜ SOMUNCU'NUN TEZ KONUSU SEYRANİ ÂŞIĞI MERHUM ALİ ÇATAK 01-01-1970 03:00 ERCİYES'İN AK YÜZÜ  DEVELİ/3 İthaf: 01-01-1970 03:00 ERCİYES'İN AK YÜZÜ DEVELİ/2 01-01-1970 03:00 ERCİYES'İN AK YÜZÜ DEVELİ 01-01-1970 03:00 KAYSERİ MİLLETVEKİLİ HULUSİ AKAR KONUĞUMUZ OLDU 01-01-1970 03:00 Kayserili Efsane Bilim Adamı Prof. Dr. Kirkor Yalçın 01-01-1970 03:00 Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve Develi BelediyesiTarafından Develi'yeYapılan Yatırımlar 01-01-1970 03:00 İstanbul Develi ve Yöresi Derneğimizin Gençlik Komisyonu 01-01-1970 03:00 BENİM GÜZEL MEMLEKETİM (2) Eski Develi (Yeşil Everek) 01-01-1970 03:00 İstanbul Develi ve Yöresi Kültür ve Dayanışma Derneğimizin 74 Yıllık Tarihçesi 01-01-1970 03:00 İstanbul Genç Develililer Derneğimizde Ahmet BAYIRSOKAK Dönemi 01-01-1970 03:00 Benim Güzel Memleketim DEVELİ (1) 01-01-1970 03:00 KAYSERİ… KAYSERİ!   Abdullah SATOĞLU 01-01-1970 03:00 Lâle Lâle… LÂLE Abdullah SATOĞLU 01-01-1970 03:00 Kayseri' de Bir Yıldız Daha Kaydı İdris Demirel Ağabey! 01-01-1970 03:00 İNSAN HAYATINDA DİKSİYON EĞİTİMİNİN ÖNEMİ 01-01-1970 03:00 Hayırsever Fahri Mor'un Ardından 01-01-1970 03:00 ZULME UĞRAYAN DÜNYA ÇOCUKLARI 01-01-1970 03:00 "Develi'nin Kültür ve Tabiat Varlıkları" Prof. Dr. Recep Bozdoğan Konferansımız 01-01-1970 03:00 Filistin'i Dünya'ya Anlatınız 01-01-1970 03:00 İsrail Bombalıyor Dünya Seyrediyor İnsanlık Ölüyor 01-01-1970 03:00 Abdullah AYATA'nın Son Romanı UZAYLILAR KAYSERİ'DE 01-01-1970 03:00 Develi'de Bir Hayırsever Şükrü KULAK 01-01-1970 03:00  Albert Einstein'ın Kızına Yazdığı Mektup 01-01-1970 03:00 Üsküdar Kardeş Şehir Belediyemizden Selamlar 01-01-1970 03:00 Kayserinin Gururu Develinin Onuru Hayırsever M. Suat Köylüoğlu 01-01-1970 03:00 DEVELİ'YE SILA-İ RAHİM 01-01-1970 03:00 KÜLTÜR SANAT FESTİVALİ VE KARDEŞ ŞEHRİMİZ BOSNA HERSEK/CAZİN BELEDİYESİ 01-01-1970 03:00 39. Uluslararası ÂŞIK SEYRANİ Festivali ve Fransa Vierzon Kardeş Şehir Belediyemiz 01-01-1970 03:00 39.Uluslararası Aşık Seyrani Kültür ve Sanat Festivali 01-01-1970 03:00 KAZDAĞLARI VE YEŞİLYURT 01-01-1970 03:00 Yanlış Anladığımız Yaşam 0sman Karakebeli 01-01-1970 03:00 Kayseri'nin Kalbi MELİKGAZİ 01-01-1970 03:00 SEYHÂNİ Yıldızlara Kement Attım 01-01-1970 03:00 FERYADIM DUYULUR MU? Kamil Müderrisoğlu 01-01-1970 03:00  TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZ 01-01-1970 03:00 Seksen Beş Milyon Kazandı 01-01-1970 03:00 Aslımı ve Geçmişimi Unutmadım İdris Demirel 01-01-1970 03:00 Dedemiz Hacı Fevzi Numan Cebeci Nam-ı Diğer (Kara Müftü) 01-01-1970 03:00 Develi'nin Manevi Mimarlarından Hacı  Fevzi  Numan  CEBECİ adına vefatından 64 yıl sonra Panel düzenlendi 01-01-1970 03:00 Develi Şehrengizi 01-01-1970 03:00 Şair Yazar Erdal SÜMENGEN 01-01-1970 03:00 Zabıt Kâtibi, Arzuhalci HayırseverMerhum Hacı Tevfik Gürcan 01-01-1970 03:00 Kanaat Önderi Eczacı Haluk Yalçın Ağabeyin Anısına 01-01-1970 03:00 Maraş Depremine Yaklaşımda Doğrular Ve Yanlışlar 01-01-1970 03:00 ÇOCUK EĞİTİMİNDE   ANNE VE BABANIN SORUMLULUKLARI 01-01-1970 03:00 Yedi Güzel Adam 01-01-1970 03:00 Gün; Tek Bilek ve  Tek Yürek Olma Günüdür. 01-01-1970 03:00 Milletimizin Başı Sağolsun 01-01-1970 03:00 Saray Halı Develi'nin Kalbi 01-01-1970 03:00 Bizi Biz Yapan Değerlerimiz   Değerlerimiz vardı… 01-01-1970 03:00 Okulda ve Ailede Değerler Eğitimi Hurşit Ekinci 01-01-1970 03:00 Koca Yürekli İnsan Hayırsever Arkadaşım Suat Köylüoğlu, 01-01-1970 03:00 MİLLİ EĞİTİM BAKAN YARDIMCISI NAZİF YILMAZ DEVELİ VE YÖRESEL DERNEĞİNDE ÖĞRENCİLERLE BULUŞTU 01-01-1970 03:00 Ben Başardım Siz de Başarabilirsiniz 01-01-1970 03:00 Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Hemşehrimiz 01-01-1970 03:00 Ben Başardım Siz de Başarabilirsiniz 01-01-1970 03:00 Muhsin İlyas Subaşı'nın Bütün Şiirleri 01-01-1970 03:00 Anadolu'nun Suskun Kahramanı CİVAN BEY Erdal Akdoğan 01-01-1970 03:00 Kara Müftü'nün 25-30 Yıl Gizlediği Sırrı Neydi? 01-01-1970 03:00 Bir Burs Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Ayhan Kılınçkaya Emekli Vergi Müfettişinin Anıları 01-01-1970 03:00 Merhum Hayri Ruhi SEVİMAY / Şair-Yazar ve Ekonomist 01-01-1970 03:00 Kayseri'de Bir Gönül İnsanı Nuh Naci Yazgan.. 01-01-1970 03:00 Develi Hayırseverler Zirvesi 01-01-1970 03:00