Maraş Depremine Yaklaşımda Doğrular Ve Yanlışlar

M. Orhan Cebeci

10-03-2023 12:11

Sevgili Dostlar;
11 İlimizi kapsayan Büyük Deprem Felaketi olduğu sırada, iş nedeniyle yurt dışında bulunmaktaydım. Dolayısıyla, felaketin boyutunu ancak birkaç gün sonra algılayabildim.
Herkes gibi, bizim de üzüntümüz sonsuzdur. 1992 Erzincan depreminde, SSK Hastanesi lojmanlarının yıkılan enkazının altından ailece çıkan bir depremzede olarak, depremin yıkıcı etkilerini bizzat yaşamış olanlardan birisiyim.
Halen, deprem konusuna yaklaşımla ilgili herkes farklı bir tavır ortaya koyuyor. Bunlardan bir kısmı, beni fazlasıyla üzmektedir.
Bu nedenle, olabildiğince objektif kalmaya çalışarak görüşlerimi açıklamak istiyorum.

  Çok Fazla Bilgi Kirliliği Yaratılıyor Gerçekten çok fazla bilgi kirliliği yaratılmaktadır. Bunların bir kısmının, kasıtlı ve kötü niyetli Türkiye düşmanları ve emperyalist güçlerin kontrolündeki hesaplardan yaratıldığını ve yayıldığını bilmemek için saf olmak gerekiyor.
  Tarafsız ve Objektif Olamayan Kesimler De Bilgi Kirliliğinin Yayılmasına Katkı Sağlıyor Maalesef, tarafsız olamayan ve körü körüne tarafçıl görüşlere sahip kişiler de, bu tür asılsız haberlerin kolay müşterisi olarak, yayılmasına katkı sağlıyorlar. İstemeden de olsa, Türkiye’nin düşmanlarının amaçlarına alet oluyorlar.
Bu durumu görmek de son derece üzücüdür.


Depremin Boyutu Devasa Ölçüdedir Tüm uzmanların üzerinde anlaştığı husus, Maraş merkezli depremin, dünya tarihinde bugüne kadar, karada görülmüş en şiddetli depremlerle eşdeğer boyutta olduğudur. Aynı topraklarda, son 900 yılda görülen en yaygın ve şiddetli deprem olduğu belirtilmektedir. Depremin, yaklaşık 500 kilometre kapsamlı bir bölgede, 500- 700 atom bombasının atılmasıyla oluşan tahrip gücü kadar bir etkiye sahip olduğunu söylemektedirler. Düşünün ki, 2. Dünya Savaşı’nda Japonya 2 atom bombasıyla teslim olmuştur. Bunun yüzlerce katında bir tahribat, maalesef ülkemizde gerçekleşmiş durumdadır.
Öncelikle, bu boyutun ve şiddetin farkına varmamız gerekmektedir.

  Başlangıçta Organizasyon Bozukluğu Olması Doğaldır Bu tür ağır, şiddetli ve yaygın doğa felaketlerinde, özellikle başlangıçta organizasyon bozuklukları olması doğaldır. Çünkü ilk yardıma koşması gereken yerel güçler de yıkım yaşamış ve yaralı durumdadırlar. Bu bölgede de onlarca sağlık personeli, polis, ordu mensubu ve ilkyardım görevlileri enkaz altında kalmış ve hayatlarını kaybetmiş durumdadırlar. Dolayısıyla, bölgeye yardıma gelecek sağlıkçılar, ilkyardım görevlileri, emniyet ve askeri güçler de diğer bölgelerden hazırlanarak, bölgeye nakledilmek ve göreve başlamak durumundadırlar.
Bu süreç de, doğal olarak bir zaman alacaktır. Bu arada, organizasyonsuzluk, başıbozuk davranışlar, güvenlik sorunları ve yağma gibi olayların da olması muhtemeldir. Nitekim de olmuştur.

  Giderek Organizasyonun İyileştiğini Gözlüyoruz Ancak günden güne, organizasyonun güçlendiğini ve devletin kurumlarının bütün ağırlığıyla sahaya hâkim olmaya başladığını gözlemekteyiz.
Zaten beklenen de budur.

  Esas Olan Devletin Güçlü Olmasıdır Burada esas olan;  hükümetler değil, devletin güçlü olması ve devlete sahip çıkılmasıdır.
1999 depreminde Ecevit koalisyon hükümeti görevdeydi, bugün ise Erdoğan hükümeti görevdedir. 1999 depreminde Ecevit hükümeti elinden geleni yapmaya çalışmıştı, bugün de Erdoğan hükümeti elinden geleni yapmaya çalışmaktadır.
Bizim için asıl olan hükümetler değil, devletin kendisidir. Çünkü hükümetler geçici, devlet ise kalıcıdır. Ecevit fani oldu, bir gün Erdoğan da fani olacaktır. Hiçbirimiz bu dünyada kalıcı değiliz. Erdoğan yerine, herhangi birimiz de Devlet Başkanı görevinde olabilirdik. Hangi birimiz olsa, en iyisini yapmaya çalışırdık.
Bu nedenle, olaylara kişi odaklı değil, devlet odaklı bakmak gerekmektedir.
Doğrusu, bugün için devletimizi kim temsil ediyorsa, sonuna kadar devletin ve çalışan yöneticilerin yanında ve destek olmamızdır.
Türkler için devlet hep kutsal olmuştur. Türkler bugüne kadar her dönemde özgür ve bağımsız kalan dünyadaki nadir milletlerden birisi olmuşlarsa, bu durumun baş nedeni, devleti hep temel ve kutsal görmeleri, her şeyin üstünde tutmaları sayesindedir.
Bu nedenle;
“Ya devlet başa ya kuzgun leşe”
“Devleti yaşat ki, millet yaşasın”
Atasözlerini nesilden nesile aktarmışlardır.
Tüm bu nedenlerle devletimize sımsıkı sahip çıkmak, güçlü kalmasını sağlamak ve yıpratmaktan kaçınmak durumundayız.

   Temel Bir Doğru: Organizasyon Tek Elden Yapılmalıdır Bu tür durumlarda en temel doğrulardan birisi, organizasyonun tek bir elden yapılması gerekliliğidir.
Görüyoruz ki, yerli ve yabancı yüzlerce yardım kuruluşu Maraş depreminde bölgede görev yapmaktadır. AKUT’tan Türkiye Komünist Partisi’ne kadar, birçok belediye ekiplerinden, birçok yardım kuruluşuna kadar, 70 ülkeden gönderilen onlarca ekibe kadar çok sayıda yardım kuruluşu bölgede görev yapmaktadır.
Ancak tüm bunların koordinasyonunu AFAD yapmaktadır.
Amatör dernekler ile AFAD’ı bir arada değerlendirmek, devletin organizasyonuna saygı göstermemek anlamına gelmektedir.
74 ülkeden gelen tüm yabancı ekiplerin toplam mevcudu 9000 kişiyi bulmaz iken, AFAD’ın 120.000 görevlisi gece gündüz sahadadır.
1999 depreminde AKUT, ilk defa adını duyuran bir kuruluş idi ve çok da önemli bir görev yüklenmiş idi. Ancak AKUT, gönüllülerinden oluşan bir dernek niteliğindedir. Zaten daha profesyonel, devletin gücüne dayalı ve daha organize bir kuruluş gerektiği farkına varılarak, 2009 yılında AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) kurularak göreve başlamıştır.
Doğal olarak, tüm çalışmaları da AFAD koordine etmek durumundadır.

  Uluslararası Destek Oldukça Güçlüdür Uluslararası desteğin, oldukça güçlü olduğunu gözlemliyoruz.
En azından maddi olmasa da, manevi destek oldukça güçlü görünmektedir.
Özellikle eski Göktürk, Selçuklu ve Osmanlı coğrafyalarında, halen yaşamakta olan Türk kökenliler ve Türklerle binlerce yıllık tarihi paylaşmış ve halen Türkiye’ye umut ve sempati ile bakan ülkelerde, halk arasında gerçekten bizleri duygulandıran ve gözlerimizi yaşartan yardım kampanyalarının düzenlendiğini görmekteyiz.
Şuna emin olunuz ki, dünyada birçok ülkede Türkiye algısı ve Türkiye’ye duyulan sempati,  Türkiye’de birçok insanın sandığından çok daha fazlasıdır.
Ülkemizin acısının, geniş ölçüde paylaşıldığını gözlüyoruz. Özellikle de Asya coğrafyasında, Ortadoğu ve Balkanlarda. Ve bazı dost Avrupa ülkelerinde. Emperyalist Batı Ülkeleri hariç.
Örnek olarak kardeş Azerbaycan, 1. günden yardıma koşmuş durumdadır ve 750 kişilik yardım ekibi ile en geniş ekibe sahiptir.
Halen, 74 ülkeden 9000’den fazla ülkenin yardım ekipleri bölgede yoğun şekilde çalışmaktadır.
Bu katılım, muhtemelen benzer depremler için en geniş çaplı katılımlardan birisi durumundadır.
Aynı zamanda bu çapta katılım, Türkiye’nin önemsenmesi yanında, Türkiye’ye duyulan sempati ile de ilişkilidir.
Tabii ki bu arada, Fransa’dan Charlie Hebdo gibi marjinal ve sapık yaklaşımları da kapsam dışında tutmak gerekecektir.
Buna onurla yanıt veren Filistin’li kızın çizdiği karikatürü de örnek bir davranış olarak gözlüyoruz.

  Türkiye Bu Felaketin Yaralarını Da Saracaktır Gerçekten emin olalım ki, Türkiye bu felaketin yaralarını da saracaktır.
Ben, inşaatların yapılacağı ve barınma sorununun uzun olmayan bir sürede çözüleceği kanısındayım.
Konut yapımı, Türkiye’nin en güçlü olduğu alanlardan birisi durumundadır. Türk müteahhitlik firmaları, şu anda dünyada Çin’den sonra en güçlü ikinci ülke durumundadır.
Muhtemelen, 1-2 yıl içinde yeni konut sorunu çözülecektir.

  Bölgenin Konut Stokunun Yenilenmesi Bir Fırsat Olacaktır Bu bölge, sürekli deprem üreten bir bölge durumundadır. Bir anlamda, ilerisi için şimdiden topluca konut stokunun yenilenmesi ve alçak katlı binaların yapılması, ilerideki depremlerin yenilmesi yönünden de bir fırsat olacaktır.
En azından bölgede yaşayan gelecek nesiller, depremlere karşı daha güvenli konutlarda oturur hale geleceklerdir.
Her olaya olumlu yönünden de bakmak durumundayız. Ancak böylelikle, acı kayıplarımızı bir ölçüde kazanca çevirebiliriz.

  İstanbul Gibi Bölgelerin İşi Daha Zor Durumdadır Maalesef, İstanbul gibi yoğun yerleşim olan ve çok sayıda yerleşik eski semtlere sahip olan şehirlerin işi daha zor durumdadır.
Bu tür şehirlerde, yerleşik eski semtlerde konut stokunu yenilemek oldukça zor durumdadır ve yapıların büyük çoğunluğu yıkıcı depremlere karşı dayanıksız durumdadır.
İstanbul’un en büyük şansı, beklenen depremin geç olması, fay hattının şehrin büyük bölümünün uzağından ve denizden geçmesi, ayrıca beklenen deprem şiddetinin çok yüksek seyretmemesi olabilir.
Ben de bu konuda iyimser olanlar tarafındayım.

  Karşıt Görüşler Olması Doğaldır Türkiye toplumunda karşıt görüşler olması yadırganacak bir durum değildir.
Tarih boyunca çeşitli milletlerin, etnik grupların, dillerin ve dinlerin hem bir arada olduğu, hem de sürekli çatışma halinde olduğu bu topraklarda, karşıt görüşler olması son derece doğaldır.
Bu ülkenin vatanseveri çoktur. Ancak haini, piyonu, bozguncusu, işbirlikçisi de az değildir.
Bizleri umutlu kılan, vatanseverlerin genelde üstün gelmeleridir.

  Asgari Müştereklerimizi Çoğaltmak, Birliğimizi Güçlendirmek Durumundayız Birbirimizi acımasızca yıpratmak yerine, ortak noktalarımızı çoğaltmaya gayret etmek ve birliğimizi güçlendirmek durumundayız.
Bu ülke her zaman güçlü olacak ve ayakta duracaktır. Önemli olan, bu konumu az hasar vererek ve en az tahribatla yerine getirmesidir.
Onun için de birbirimizi eleştirmeden önce iyi düşünmemiz ve empati yapmamız gerekmektedir.
Her konuya sorumluluk alarak yaklaşmak durumundayız.
Acımasızca eleştirmek yerine, “Acaba aynı konumda ben olsaydım ne yapardım?” diye düşünerek, konunun çözümünü de düşünmek, karşı tarafı anlamak için en iyi yöntem olacaktır.

  Doğrular Her Zaman Galip Gelecektir Emin olunuz ki, doğrular her zaman galip gelecektir.
  Yıkıcı Sloganların Değil, Umudun Peşinden Gitmeliyiz Sadece eleştiriye, yıkıcı ve yıpratıcı sloganlara sarılanların kazandığı görülmemiştir.
Ortaya bir proje, bir program ve en önemlisi bir umut koymayan hiçbir hareket başarılı olamaz.
İnsanlar umudun peşinden giderler. Yıkımın değil.
Bu nedenle, umut veren programlar üretmek, her zaman daha iyisini yapmak durumundayız.

  Sonuçta Hayat Devam Etmektedir Maalesef, sonuç olarak hayat devam etmektedir.
Kaybettiğimiz kardeşlerimizi toprağa vereceğiz.
Kalanlara sahip çıkarak, daha güvenli yaşamlar için adımlar atacağız.
Depremlerine rağmen, etrafındaki savaşlara rağmen, bu güzel ülkeyi kimse terk etmeyecektir.
O halde, hep birlikte çevremizi daha iyi ve daha yaşanır hale getirmeye çalışmaktan başka bir yolumuz görünmemektedir.

  Toplumlar Bir Süreç İçinde Önlem Geliştiriyorlar Sanmayın diğer ülkelerde durum daha farklı görünmektedir.
Toplumlar bir günde önlem geliştiremiyorlar.
Toplum düzeyinde yaygın önlemler geliştirmek, tamamıyla bir kültür sorunudur. Ortak toplum bilinci sorunudur.
Bugün İtalyan uzmanlar da benzer şeylerden yakınıyorlar. Yeterli önlemler alınmadığını belirtiyorlar.
Japonya bu duruma bir günde gelmemiştir.
Onlar da kayıp vere vere ölmemeyi ya da daha az kayıp vermeyi öğrendiler.
Daha 100 yıl önce, 1923 Tokyo depreminde ölen insan sayısı 100.000 kişiden fazladır.
Daha sonra, çok yakında 1995’te Kobe depreminde 6400 ölüm gerçekleşmiştir.
Bundan sonra önlemleri artırdılar ve depreme daha dayanıklı teknolojiler gerçekleştirdiler.
Türkiye’de de, adım adım benzer gelişmeler olmaktadır.
1939 Erzincan depreminde 33.000 kişi öldü. 1992’deki depremde 653 kişi öldü. Ancak bundan sonra alçak katlı yapılara geçildi. Muhtemelen, bundan sonra deprem olsa bile çok daha az kayıp verilecektir.
Türkiye’nin diğer bölgelerinde de hem yasal önlemlerle, hem de halkın da bilinçlenerek olaya katılımıyla, daha alçak katlı ve depreme dayanıklı konut üretimi ve uygun teknolojilerle, bu güzel ülkemizi adım adım daha yaşanır hale getirmek durumundayız ve inanıyorum ki de getireceğiz.
Ancak, bunun bir süre alacağını unutmayalım.
İnşallah bu deprem, bu konuda bir milat olacak ve ortak toplum bilincinin gelişmesiyle, şehirlerimiz depreme daha dayanıklı hale gelecektir.
Prof. Dr. Paşa Göktaş

İstanbul Develi ve Yöresi Kültür Dayanışma derneğimize her zaman maddi ve manevi katkıları olan hocamıza desteğinden ve bu güzel anlamlı yazısından dolayı teşekkür eder, saygılarımı sunarım.
                                                                                                       
                                                                                                                    


 
DİĞER YAZILARI Gençlik Komisyonumuzun İznik/Bursa Kültür Gezisi 01-01-1970 03:00 Mareşal Fevzi Çakmak’ın Kara Müftü’yü Ziyareti 01-01-1970 03:00 GÜNGÖRENDE AŞIK SEYRANİ FİLMİ GÖSTERİMİ  VE ÇÖTEN KÖYÜ DERNEĞİMİZİN GENEL KURULU 01-01-1970 03:00 Yazı Tasarımcısı Kayserili Hemşehrimiz Grafik Tasarımcı Doç. Dr. Abdullah TAŞÇI   01-01-1970 03:00 Prof. Dr. İlber ORTAYLI Hocayı Rahmetle Anıyorum 01-01-1970 03:00 SEYRANİ DİVANI Everekli Âşık Seyrani’nin Kerametleri Mütercim: Ömer ATMACA 01-01-1970 03:00 SEYRANİ  DİVANI/2 01-01-1970 03:00 SEYRANİ DİVANI 01-01-1970 03:00 Evereğin Velisi Seyrani Yüreğinden Öpülmemiş Adamlar Yaşar Adanur 01-01-1970 03:00 Develi’nin Ruh Mimarı Âşık SEYRÂNÎ (1800-1866) 01-01-1970 03:00 Dünya Kayserililer Günü ve Develi’nin Velisi Âşık Seyrani” Sinema Filmi 01-01-1970 03:00 Kayserili Sanatçımız Ozan Yusuf Alper 01-01-1970 03:00 Âşık Seyrani Filmi Ve İğne ile Kuyu Kazmak 01-01-1970 03:00 16 OCAK DEVELİ’DE TARİHİ BİRGÜN Develi’nin Manevi Mimarları: 01-01-1970 03:00 Uzaktaki Bayraktarlar Abdullah Ayata 01-01-1970 03:00 GÖÇÜN SOSYOLOJİSİ 01-01-1970 03:00 Develi Belediye Başkanı Adem ŞENGÜL İstanbul’da Hemşehriler ve Bursiyerler ile Buluştu 01-01-1970 03:00 Abdullah Ayata’dan Yeni Bir Roman Yadigâr 01-01-1970 03:00 Başarı ve Mutluluk için Hayata Gülümse 01-01-1970 03:00 DEVELİ VE YÖRESİ DERNEĞİMİZDE  BURSİYERLERİMİZLE İLK BULUŞMA 01-01-1970 03:00 Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmi 01-01-1970 03:00 TARİHTEKİ YERİ VE HER YÖNÜYLE DEVELİ/2 01-01-1970 03:00 TARİHTEKİ YERİ VE HER YÖNÜ İLE DEVELİ 01-01-1970 03:00 Everekli Halk Ozanı Âşık Seyrani 01-01-1970 03:00 Aşık Seyrani İle İlgili Övgüler 01-01-1970 03:00 ​​​​​​​Hemşehrimiz Merhum Sakıp Sabancı 01-01-1970 03:00 Kurmel Ailesi ve Zilemiz (5.Bölüm) Muhtar Mevlüt Çavuş ve Öğretmen Ahmet Yıldırım 01-01-1970 03:00 Kurmel Ailesi ve Zilemiz (4.Bölüm) 01-01-1970 03:00 Kurmel Ailesi ve Zilemiz ( 3.Bölüm) 01-01-1970 03:00 Kurmel Ailesi ve Zilemiz (2. Bölüm) 01-01-1970 03:00 Kurmel Ailesi ve Zilemiz 01-01-1970 03:00 Bir Anadolu Çocuğunun Kur’an Kursu Anıları Taşçıoğlu Hafız Okulu(1955-1957) 01-01-1970 03:00 KAYSERİ VE DEVELİ SEYAHATİMDEN NOTLAR 01-01-1970 03:00 Âşık Seyrani Şiir Yazma Yarışması 01-01-1970 03:00 Kayder Gençlik Komisyonumuzun Çanakkale/Abideler Bursa Kültür Gezisi 01-01-1970 03:00 Mânâlar İplikten İnce Dülgeroğlu Sabit (Şiirler-10) 01-01-1970 03:00 Safranbolu ve Amasra Gezimiz 01-01-1970 03:00 KİM VAKFI Kültürler Arası İletişim Vakfı 01-01-1970 03:00 Duayen Terzi Mahir Solak Ağabeyin Anısına 01-01-1970 03:00 Rahmetli Terzi Mahir Solak Ustanın  Ardından 01-01-1970 03:00 Gönül Tezgâhında Şiir Dokudum Dülgeroğlu Sabit (Şiirler-9) 01-01-1970 03:00 BİR GÖÇ HİKÂYESİ 01-01-1970 03:00 Sivasa Gitmeyi Elbize gitmeye bekliyorlar. 01-01-1970 03:00 KEŞKE EVEREK HEP BÖYLE OLSA 01-01-1970 03:00 Develi’de Kuvvayı Milli’ye Harakatının İlk Kıvılcımını Yakan Posta Görevlisi 01-01-1970 03:00 Geçmişte Geleceğe Günümüze Köprü DEVELİ’DE LAKAPLAR 01-01-1970 03:00        İSTANBUL’DAKİ DEVELİLİLER GÜNGÖREN’DE BULUŞTU. 01-01-1970 03:00 Saraydaki Kayserili 01-01-1970 03:00 Kurtuluş Savaşı Şehidi Piyade Er Ali Çakıoğlu 01-01-1970 03:00 Develi Çarşı Camiinin Mimarı Salim Alp 01-01-1970 03:00 Baba Dağdır, Baba Çınardır, Baba bayraktır  Baba Vatandır 01-01-1970 03:00 Üç Gonca Gülüm 01-01-1970 03:00 MEB Bakan Yardımcımız Nazif Yılmaz’ın Develi Lisesi’ni Ziyareti 01-01-1970 03:00 Develi Halkı, Eğitimde Bir Çığır Açtı! 01-01-1970 03:00 Anadolu’nun İrfan Mektebi Develi İmam Hatip Lisesi 01-01-1970 03:00 İstanbul Develi ve Yöresi Derneği  Sümengen Otel’de BursiyerlereTanışma Kahvaltısı düzenledi 01-01-1970 03:00 İstanbul Develi ve Yöresi Derneğimizde Bursiyerlerimizle İlk Buluşma 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet Döneminde Develi’de Ahilik ve Zanaatkarlar  01-01-1970 03:00 CAN KARDEŞİM HUTBİ GÖKTEKİN’NİN ANISINA 01-01-1970 03:00 İSTANBUL DEVELİ VE YÖRESİ KÜLTÜR DAYANIŞMA DERNEĞİMİZİN İSTİŞARE VE YÖNETİM KURULU TOPLANTISI 01-01-1970 03:00 Bir Tüfek Ustası Merhum Avcı İsmet Atakan Ağabey 01-01-1970 03:00 Bir Fotoğrafın Hikayesi 01-01-1970 03:00 Hayırsever İş Adamı Merhum Mehmet Palamut Ağabeyin Anısına 01-01-1970 03:00 Öğretmen Ablam Ayşe Zeliha Cebeci Arslan 01-01-1970 03:00 Kardeşim  Merhum Alaaddin Lütfi Kuday Anısına…   01-01-1970 03:00  Arkadaşım Merhum Mustafa Sirgüveç (Gıdırık) 01-01-1970 03:00 DEVELİ ÇÖTEN KÖYÜ SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİMİZ 01-01-1970 03:00 Vakıf İnsan Amcam M.Taki Cebeci’nin Anısına 01-01-1970 03:00 2023 Yılının En İyi Yaratıcı Öyküsü “Kapı Çalma Sesi” 01-01-1970 03:00 BENİM GÜZEL MEMLEKETİM 7.Bölüm: Develi = Erciyes 01-01-1970 03:00 BENİM GÜZEL MEMLEKETİM 6. Bölüm: Develi’nin Sembolü İbibik 01-01-1970 03:00 Edebiyatçı, Şair, Yazar ve Akademisyen Hocam Dr. Bekir Oğuzbaşaran 01-01-1970 03:00 Kılıç Ali’nin Develi’ye Gelişi Mehmet ÖZDEMİR Anlatıyor 01-01-1970 03:00 MİLLİ MÜCADELE'DE DEVELİ  Mehmet ÖZDEMİR 01-01-1970 03:00 BENİM GÜZEL MEMLEKETİM   5. Bölüm Develi'nin Damak Tatları ve Bahar 01-01-1970 03:00 ARİF ERBESLER Hocamız Dualarla Ahiret Yurduna Göçtü 01-01-1970 03:00 BENİM GÜZEL MEMLEKETİM 01-01-1970 03:00 Develi Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Karar Defteri 01-01-1970 03:00 DR. AHMET ŞÜKRÜ SOMUNCU'NUN TEZ KONUSU SEYRANİ ÂŞIĞI MERHUM ALİ ÇATAK 01-01-1970 03:00 ERCİYES'İN AK YÜZÜ  DEVELİ/3 İthaf: 01-01-1970 03:00 ERCİYES'İN AK YÜZÜ DEVELİ/2 01-01-1970 03:00 ERCİYES'İN AK YÜZÜ DEVELİ 01-01-1970 03:00 KAYSERİ MİLLETVEKİLİ HULUSİ AKAR KONUĞUMUZ OLDU 01-01-1970 03:00 Kayserili Efsane Bilim Adamı Prof. Dr. Kirkor Yalçın 01-01-1970 03:00 Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve Develi BelediyesiTarafından Develi'yeYapılan Yatırımlar 01-01-1970 03:00 İstanbul Develi ve Yöresi Derneğimizin Gençlik Komisyonu 01-01-1970 03:00 BENİM GÜZEL MEMLEKETİM (2) Eski Develi (Yeşil Everek) 01-01-1970 03:00 İstanbul Develi ve Yöresi Kültür ve Dayanışma Derneğimizin 74 Yıllık Tarihçesi 01-01-1970 03:00 İstanbul Genç Develililer Derneğimizde Ahmet BAYIRSOKAK Dönemi 01-01-1970 03:00 Benim Güzel Memleketim DEVELİ (1) 01-01-1970 03:00 KAYSERİ… KAYSERİ!   Abdullah SATOĞLU 01-01-1970 03:00 Lâle Lâle… LÂLE Abdullah SATOĞLU 01-01-1970 03:00 Kayseri' de Bir Yıldız Daha Kaydı İdris Demirel Ağabey! 01-01-1970 03:00 İNSAN HAYATINDA DİKSİYON EĞİTİMİNİN ÖNEMİ 01-01-1970 03:00 Hayırsever Fahri Mor'un Ardından 01-01-1970 03:00 ZULME UĞRAYAN DÜNYA ÇOCUKLARI 01-01-1970 03:00 "Develi'nin Kültür ve Tabiat Varlıkları" Prof. Dr. Recep Bozdoğan Konferansımız 01-01-1970 03:00 Filistin'i Dünya'ya Anlatınız 01-01-1970 03:00 İsrail Bombalıyor Dünya Seyrediyor İnsanlık Ölüyor 01-01-1970 03:00 Abdullah AYATA'nın Son Romanı UZAYLILAR KAYSERİ'DE 01-01-1970 03:00 Develi'de Bir Hayırsever Şükrü KULAK 01-01-1970 03:00  Albert Einstein'ın Kızına Yazdığı Mektup 01-01-1970 03:00 Üsküdar Kardeş Şehir Belediyemizden Selamlar 01-01-1970 03:00 Kayserinin Gururu Develinin Onuru Hayırsever M. Suat Köylüoğlu 01-01-1970 03:00 DEVELİ'YE SILA-İ RAHİM 01-01-1970 03:00 KÜLTÜR SANAT FESTİVALİ VE KARDEŞ ŞEHRİMİZ BOSNA HERSEK/CAZİN BELEDİYESİ 01-01-1970 03:00 39. Uluslararası ÂŞIK SEYRANİ Festivali ve Fransa Vierzon Kardeş Şehir Belediyemiz 01-01-1970 03:00 39.Uluslararası Aşık Seyrani Kültür ve Sanat Festivali 01-01-1970 03:00 KAZDAĞLARI VE YEŞİLYURT 01-01-1970 03:00 Yanlış Anladığımız Yaşam 0sman Karakebeli 01-01-1970 03:00 Kayseri'nin Kalbi MELİKGAZİ 01-01-1970 03:00 SEYHÂNİ Yıldızlara Kement Attım 01-01-1970 03:00 FERYADIM DUYULUR MU? Kamil Müderrisoğlu 01-01-1970 03:00  TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZ 01-01-1970 03:00 Seksen Beş Milyon Kazandı 01-01-1970 03:00 Aslımı ve Geçmişimi Unutmadım İdris Demirel 01-01-1970 03:00 Dedemiz Hacı Fevzi Numan Cebeci Nam-ı Diğer (Kara Müftü) 01-01-1970 03:00 Develi'nin Manevi Mimarlarından Hacı  Fevzi  Numan  CEBECİ adına vefatından 64 yıl sonra Panel düzenlendi 01-01-1970 03:00 Develi Şehrengizi 01-01-1970 03:00 Şair Yazar Erdal SÜMENGEN 01-01-1970 03:00 Zabıt Kâtibi, Arzuhalci HayırseverMerhum Hacı Tevfik Gürcan 01-01-1970 03:00 Kanaat Önderi Eczacı Haluk Yalçın Ağabeyin Anısına 01-01-1970 03:00 ÇOCUK EĞİTİMİNDE   ANNE VE BABANIN SORUMLULUKLARI 01-01-1970 03:00 Yedi Güzel Adam 01-01-1970 03:00 Gün; Tek Bilek ve  Tek Yürek Olma Günüdür. 01-01-1970 03:00 Milletimizin Başı Sağolsun 01-01-1970 03:00 Saray Halı Develi'nin Kalbi 01-01-1970 03:00 Bizi Biz Yapan Değerlerimiz   Değerlerimiz vardı… 01-01-1970 03:00 Okulda ve Ailede Değerler Eğitimi Hurşit Ekinci 01-01-1970 03:00 Koca Yürekli İnsan Hayırsever Arkadaşım Suat Köylüoğlu, 01-01-1970 03:00 MİLLİ EĞİTİM BAKAN YARDIMCISI NAZİF YILMAZ DEVELİ VE YÖRESEL DERNEĞİNDE ÖĞRENCİLERLE BULUŞTU 01-01-1970 03:00 Ben Başardım Siz de Başarabilirsiniz 01-01-1970 03:00 Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Hemşehrimiz 01-01-1970 03:00 Ben Başardım Siz de Başarabilirsiniz 01-01-1970 03:00 Muhsin İlyas Subaşı'nın Bütün Şiirleri 01-01-1970 03:00 Anadolu'nun Suskun Kahramanı CİVAN BEY Erdal Akdoğan 01-01-1970 03:00 Kara Müftü'nün 25-30 Yıl Gizlediği Sırrı Neydi? 01-01-1970 03:00 Bir Burs Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Ayhan Kılınçkaya Emekli Vergi Müfettişinin Anıları 01-01-1970 03:00 Merhum Hayri Ruhi SEVİMAY / Şair-Yazar ve Ekonomist 01-01-1970 03:00 Kayseri'de Bir Gönül İnsanı Nuh Naci Yazgan.. 01-01-1970 03:00 Develi Hayırseverler Zirvesi 01-01-1970 03:00