KAYSERİSPOR SIFIRDAN KURULU TAKIMLA SEZANA İYİ BİR GİRİŞ YAPTI VANSPOR GALİBİYETİ KAYSERİSPOR'A İLAÇ GİBİ GELDİ!
Geçen sezon Süper Lig'den düşen Kayserispor yüzde yüz sıfırdan kurulu takımla TFF 1. Lig'e çok iyi bir giriş yaptı. Deplasmanda Vanspor'u 2-0 mağlup etmeyi başaran Kayserispor ilk hafta 3 puanı cebe koydu ve bu sezonun şampiyonluktaki en güçlü aday olduğunu resmen ilan etti.
Kayserispor, Vanspor karşısında 2-0 kazanırken bu galibiyet adeta ilaç gibi geldi ve özellikle geçen sezonun özellikle son haftalarında üzerine adeta ölü toprağı atılmış bir izlenimi de tamamen ortadan kaldırmış oldu.
Sarı Kırmızılı ekip, Geçen sezon taraftarın üzerinde bıraktığı hayal kırıklığının ardından yeni sezona “Ben buradayım” diyerek başladı. İlk maçtan şampiyonluk havasına girmek elbette doğru değil ama sahadaki futbol, kadro derinliği ve hücumdaki çeşitlilik gelecek adına önemli bir umut ışığı oldu
Geçen sezon Kayserispor adına kolay unutulmayacak bir sezondu. Beklentiler büyüktü, ancak sahadaki karşılığı çoğu zaman taraftarı tatmin etmedi. Yeni sezonun ilk maçında ise tablo biraz daha farklıydı.
Vanspor karşısında alınan 2-0’lık galibiyet, skor tabelasından çok ortaya konulan futbol nedeniyle değerliydi.
Açıkçası uzun zamandır Kayserispor taraftarının böyle iştahlı, hücum etmeyi düşünen ve rakibine baskı kuran bir takım izlemeye ihtiyacı vardı.
Ve bu kez ilaç gibi geldi.
SEFERİ, “BEN BU TAKIMA GELDİM” DEDİ!
Kayserispor'un 9. dakikada bulduğu gol, yeni sezonun ilk mesajı gibiydi.
Görkem-Seferi iş birliği sonucunda gelen golde Seferi'nin bitiriciliği dikkat çekti. Özellikle plase vuruşlardaki kalitesi, daha ilk maçtan kendisini gösterdi.
Ama Seferi'yi yalnızca attığı gol üzerinden değerlendirmek haksızlık olur.
Hareketliliği, savunma arkasına yaptığı koşular, hücum organizasyonlarına katılımı ve rakip savunmayı sürekli meşgul etmesi Kayserispor'un hücum gücünü yukarı taşıdı.
Ben açıkçası Seferi'nin bu sezon Kayserispor formasıyla ciddi gol katkısı vereceğini düşünüyorum.
Üstelik Cenk ile daha önce Bodrumspor'da birlikte oynamış olmaları da önemli bir ayrıntı. Birbirlerinin oyununu bilen iki oyuncunun yanına Görkem'in de dinamizmi eklenince Kayserispor'un hücumda daha organize bir görüntü vermesi tesadüf değil.
Bu üçlü biraz daha birbirini bulursa, Kayserispor'un rakip savunmaların başını ciddi anlamda ağrıtacağını düşünüyorum.
İLK 35 DAKİKA “BU TAKIMIN BAŞKA BİR HİKÂYESİ VAR” DEDİRTTİ
Karşılaşmanın ilk 30-35 dakikasında oyun neredeyse tamamen Kayserispor'un kontrolündeydi.
Topa sahip olan, rakibi kendi yarı sahasına iten, hücum bölgesinde çoğalan taraf sarı-kırmızılılardı.
Burada benim dikkatimi çeken en önemli nokta ise Kayserispor'un sadece kazanmak için değil, oyunu kontrol ederek kazanmak istemesiydi.
Ancak futbolun bir gerçeği var:
Atamazsanız, yersiniz!
Kayserispor ikinci golü bulamayınca Vanspor oyunun içinde kaldı. İlk yarının son bölümünde rakibin biraz daha cesur oynaması ve bir topunun direkten dönmesi de aslında sarı-kırmızılılar adına ciddi bir uyarıydı.
O pozisyon gol olsa, maçın hikâyesi tamamen değişebilirdi.
Fakat Kayserispor'un genel görüntüsü bana şunu söyledi:
Bu takım geriye düşse bile oyunun içerisinde kalabilecek ve yeniden reaksiyon gösterebilecek bir kaliteye sahip.
Bu, uzun lig maratonunda çok önemli.
ATİLLA GERİN'İN TAKIMA DOKUNDUĞU BELLİ
Teknik direktör Atilla Gerin'i ayrıca değerlendirmek gerekiyor.
İlk maçtan bir teknik direktör hakkında kesin hüküm vermek doğru olmaz. Ancak sahadaki organizasyon, oyuncuların görev paylaşımı ve takımın oyuna yaklaşımı olumlu sinyaller verdi.
Gerin'i daha önce Eyüpspor döneminden de takip edenler bilir; oyunu okuma ve takımın enerjisini yukarı çekme konusunda önemli özellikleri var.
Kayserispor taraftarının göreve geldiğinde büyük ölçüde olumlu karşıladığı Gerin, ilk sınavında bu güveni boşa çıkarmadı.
Şimdi asıl mesele, bu futbolu bir maçlık görüntü olmaktan çıkarıp sezon geneline yayabilmek.
Çünkü şampiyonluk hedefleyen takımlar için önemli olan iyi başlamak kadar istikrarlı devam edebilmektir.
KAYSERİSPOR'UN KULÜBESİ DE CAN YAKACAK
Bence Kayserispor'un bu sezonki en önemli avantajlarından biri de kulübesi.
Benhur ve Moreno gibi oyuncuların sonradan oyuna girerek hücum gücünü artırabilmesi, uzun lig maratonunda teknik heyetin elini ciddi şekilde rahatlatacaktır.
Radu, Hasani, Seferi, Benhur ve Moreno gibi isimleri düşündüğümüzde Kayserispor'un hücum rotasyonu gerçekten dikkat çekici.
Bir takımın ilk 11'i kadar kulübesi de güçlüyse, 34 haftalık maratonda bunun karşılığını mutlaka alırsınız.
Ben Kayserispor'un hücum hattını Trendyol 1. Lig'in en kaliteli hücum gruplarından biri olmaya aday görüyorum.
Ancak burada bir parantez açmak gerekiyor.
ORTA SAHAYA BİR TAKVİYE GEREKLİ GİBİ!
Kayserispor'un hücum hattı ne kadar zenginse, orta sahada aynı zenginliği henüz göremiyorum.
Bana göre yönetimin ve teknik heyetin öncelikli transfer hedeflerinden biri tecrübeli bir orta saha gerekli gibi.
Topu kazanacak, gerektiğinde savunmaya yardım edecek, oyunu ileri taşıyacak, tempoyu yükseltecek ve hücuma skor katkısı verecek bir oyuncu...
Kayserispor böyle bir orta saha bulursa, elindeki hücum oyuncularının kalitesini de çok daha fazla kullanabilir.
Çünkü iyi hücumcularınız olabilir ama onları besleyecek doğru oyuncunuz yoksa o kalite zaman zaman sahada kaybolabilir.
SEMİH-TADİĆ İKİLİSİ GÜVEN VERDİ
Savunmada ise Semih-Tadić tandemini başarılı buldum.
Özellikle Tadić, Vanspor karşısında ilk maçtan itibaren “iyi transfer” görüntüsü verdi.
Pozisyon bilgisi, müdahaleleri ve savunmadaki sakinliği dikkat çekiciydi.
Ancak burada da yönetimin dikkat etmesi gereken bir konu var:
Bu oyuncuların mutlaka alternatifleri olmalı.
Çünkü şampiyonluk hedefleyen bir takım sadece iyi bir ilk 11 ile sezonu tamamlayamaz.
Sakatlık, kart cezası, formsuzluk ve fikstür yoğunluğu derken kadronun her bölgesinde iki kaliteli alternatif gerekiyor.
UMUT VAR, AMA AYAKLAR YERE BASMALI
Vanspor galibiyetinden sonra “Kayserispor şampiyon oldu” demek ne kadar yanlışsa, sadece bir maç üzerinden takımın eksiklerini büyütmek de o kadar yanlış olur.
Ama şunu rahatlıkla söyleyebiliriz:
Kayserispor sezona umut veren bir görüntüyle başladı.
Hücum hattındaki kalite, kulübe zenginliği, takımın ilk bölümdeki baskılı oyunu ve teknik heyetin sahaya yansıttığı organizasyon, taraftarın uzun zamandır ihtiyaç duyduğu heyecanı yeniden oluşturdu.
Şimdi yapılması gereken çok net:
Orta sahaya doğru takviye, savunmaya alternatifler ve bu futbolun istikrar kazanması…
Bunlar gerçekleşirse Kayserispor sadece “iyi başlayan” bir takım değil, sezon sonunda zirveyi gerçekten zorlayan bir takım olabilir.
Ve sanırım Kayserispor taraftarının bu sezon en çok duymak istediği cümle de tam olarak bu: