EURO2020'de yaşanan başarısızlığın kasvetli gölgesi bir süredir Milli Takım'ın üzerinde duruyordu.
Dünya Kupası Grup Elemeleri'nde 3 maç sonunda 7 puanla lider olduğumuzu hatırlamak ve kara bulutları dağıtmak için Karadağ'ı yenmek gerekiyordu.
Ancak birçok futbolcusu Atletico Madrid, Lazio, Rubin Kazan ve Partizan gibi takımlarda oynayan ve istikrarlı bir 11'i olan Karadağ'ın tatlı-sert-tempolu futboluyla bizi zorlamasını bekliyordum.
Cengiz'in erken gelen golü çokdeğerliydi. Takımımızı rahatlattı. AncakKaradağ'ı özellikle orta sahada karşılayamadığımızanlar oldu.
Yusuf'un golünden sonra darakibin direncinin kırılması beklenirken yineŞenol Güneş ile ekibi tarafından incelenmesive analiz edilmesi gereken bir dalgalanmaoldu. Basit hatalar zinciri Marusic'in ayağındangolü getirdi.
Cengiz, Hakan ve Yusuf bir gerçeği hatırlattı: Kendi takımındaistikrarlı ve başarılıoynamanın performansanasıl yansıdığını. A Milli Takımımız'ın en büyük sorunlarından ve oyundaki gelgitlerin sebeplerinden biri bu.
Millilerimiz'in yarıya yakınının kendi takımlarında düzenli oynamaması. Yorulan Okay'ın yerine Alpaslan'ın sokulması yine Şenol Güneş'in sol kanadı kuvvetli rakibe Kenan ve Mert Müldür'le çıkıp ikinci yarı formda Keremhamlesi yapması yerindeydi.
Top kontrolü, oyun ve pozisyon üstünlüğü de bizdeydi. İkinci yarı biraz daha dikkatli olabilsek farka ulaşabildik.
Ancak 'Atamayana atarlar' kuralı işledi. Karadağ uzatmalarda attığı frikik golüyle 2-2'yi ve kendini yarışta tutma biletini aldı. Muhteşemoynamadık, hatalar da yaptık ama sonsaniye beraberliğini de hak etmedik.