Galatasaray Barcelona maçının ardından Beşiktaş karşısında özellikle ilk yarıda motivasyon, oyun ve temposuylabeklentilerin üzerineçıktı. Galibiyete ulaşmalarında Aslan payının bu başlangıç olduğunu baştan söylemeliyim. Ancak bir başka önemli unsur hakem Atilla Karaoğlan'ın ilk yarı ikili mücadelelerde takdir haklarının çoğunu ev sahibi takımdan yana kullanmasıydı. Sarı-kırmızılı oyuncuların sahada gözüken motivasyonlarının arkadan kalça, diz ve vücutkullanarak rakibi bozan sertmüdahaleleri faul olarak görülmedi. İlk yarı Mostafa Mohamed'in Umut Maraş'ın kontrolünde topu söküp alması ve Kerem'e yaptığı asist bu tab.lonun en çarpıcı örneğiydi. Atiba'nın, Mohamed'le omuz omuza girdiği mücadelede sarı kart yemesi de Beşiktaş'ın siniruçlarına dokunan hareketlerdi. Kerem'in iki golünden sonra Önder Karaveli'nin ilk yarı bitime 7 dakika kala Güven ve Kenan'ı alıp Batshuayi ve Larin'i almasına anlam veremedim. Sorun koşan iki isimden ziyade orta sahasıydı. İkinci yarı Beşiktaş takımı asıl Josef ve Rıdvan oyuna girdikten sonra toparlandı. İkinci yarı toparlanan ve daha iyi oynayan taraf Beşiktaş'tı. Ancak 1 gol üretebildi. Boey'in Rıdvan'ı çekerek düşürmesine penaltı vermeyen Atilla Karaoğlan VAR'ın önünü kesmesi ve VAR'ın müdahale etmemesi de Beşiktaş adına kayıptı. Bu sezon 8-9 pozisyonda VAR'ın devreye girmediği gerçeği dünkü maçta da yeni bir istatistiğe dönüştü. Özet; Beşiktaşmaçı ilk yarıda kaybetti.