ESKİDENDİ ÇOK ESKİDEN....
Halkla İlişkiler Uzmanı ve tiyatrocu Sibel Şerefoğlu, 'Eskiden çok eskiden' başlıklı yaklaşık 15-20 yıl önce yaşanan çocuklukları o dönemde çocukların yaşadığı mutlulukları seviçleri ortaya koyan dikkat çeken bir paylaşım yaptı.
"Çok mutluyduk eskiden ama bunu bilmiyorduk... Çünkü o zamanlarda mutluluk, sahip olmadıklarımızla değil, sahip olduklarımızla ölçülürdü..." diyen Sibel Şerefoğlu'nun dikkat çekici o paylaşımı ise şöyle:
"Bu sabah eski günlerimi düşündüm, taaa genclik yıllarıma, çocukluğuma kadar bir zaman yolculuğuna çıktım..
Çok mutluyduk eskiden ama bunu bilmiyorduk... Çünkü o zamanlarda mutluluk, sahip olmadıklarımızla değil, sahip olduklarımızla ölçülürdü...
Ben mütevazı bir evde büyüdüm. Orada harcayacak fazla paramız yoktu ama en önemli şeyler boldu: Sevgi, saygı gibi, çalışmak gibi ve evin her köşesini dolduran kahkahalar gibi..
Pahalı eşyalarımız yoktu ama ortak bir masanın zenginliği vardı..Yer sofrasında yenen harika yemekt, yorgun ama sevgi dolu elleriyle sabahın erken saatlerinde kalkıp kahvaltıyı hazırlayan bir annem ve tarladan veya fabrikadan yorgun argın dönen ama yüzünde gülümseme eksik olmayan bir babam vardı.
Lüks yoktu belki ama daha çok küçük hazineler vardı: taze yapılmış sıcacık böreğin veya kekin kokusu, sürahiden veya testiden içtiğimiz taze su, annemin işlerine devam ederken dinlediği eski radyomuz...
Akşamları o radyo önünde toplanır "Radyo Tiyatrosu" nu heyecanla dinlerdik..
Çok büyük konforlarımız yoktu ama birlikte her şeye sahip olduğumuzu bilmenin verdiği gönül rahatlığımız vardı.
Farkında olmadan mutluyduk, çünkü gerçek zenginlik parayla değil, bugün hüzünle andığımız basit ve sade anlarla ölçülürdü.
Ve bugün hayat bizi başka yollara sürüklese de, etrafımızı saran sevginin tek önemli şey olduğu o günleri hatırlamak ne kadar da güzelmiş..
Haber: Mustafa DURAN / AYAKLIGASTE.COM
