Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesine bağlı Şabanlı köyü hale hazırda bölgedeki en gelişmiş ve nufus bakımından da en kalabalık köylerden biri olarak dikkat çekmektedir. Köy nüfusu, yılın bazı mevsimlerinde artmakta ve bazı dönemlerde sayı düşmektedir.

Şabanlı köyün coğrafi konumundan, geçmişe dair bilgilere ve yerel yaşam dinamiklerine kadar oldukça detaylı bir araştırma gerçekleştirdik.
Şabanlı Köyü’nün Coğrafi ve İdari Konumu
Şabanlı Köyü, Türkiye’nin İç Anadolu Bölgesi’nde, Kayseri ilinin Pınarbaşı ilçesine bağlı bir yerleşim yeridir. Kayseri şehir merkezine yaklaşık 80–82 km, Pınarbaşı ilçe merkezine ise yaklaşık 38–40 km mesafede yer alır. Köyün posta kodu 38710’dur ve konumu, İç Anadolu’nun tipik karasal iklimi ve coğrafi yapısı içinde şekillenir.
Şabanlı Köyü ismini nereden almış ? Adının Kökeni ve Kuruluşu!
Şabanlı Köyü’nün adı hakkında yerel kaynaklarda anlatılan geleneksel bilgiler, köyün kuruluşuyla ilgili bazı ipuçları sunuyor Köy adının, kuruluş döneminde köyü şekillendiren veya halk arasında saygı gören bir kişiden muhtemelen “Şaban” adlı bir kişiden geldiği rivayet ediliyor.

“Körcükler”, “Kürtül Afşarları”
Yerel anlatımlara göre köyün ilk yerleşim süreçlerinde, civar köylerden gelen gruplar “Körcükler”, “Kürtül Afşarları” gibi aşiret veya aile toplulukları bölgeye yerleşmiş ve zaman içinde köy içinde iki ana topluluk olarak ayrılmışlar.
Köyün başlangıç yerleşimi, 19. yüzyılın sonlarına (Rus Harbi öncesi 1890’lar civarı) tarihlenebilir; o dönemde Osmanlı’nın son dönem göç ve iskân politikaları çerçevesinde bölgeye gelen yerleşimciler bu toprağa tutunmuş yurt edinmişler.
Yani Şabanlı’nın kuruluşu sözlü halk tarihçesine göre Osmanlı İmparatorluğu’nun son yüzyıllarına denk gelir ve yerel sosyo-kültürel dinamiklerin etkisiyle şekillendiği ifade edilir.

Tarihsel Bağlam: Pınarbaşı’nın Büyük Tarihi
Şabanlı Köyü’nün tarihine daha iyi ışık tutabilmek için, bağlı olduğu Pınarbaşı bölgesinin zengin tarihine de göz atmakta yarar var.
Pınarbaşı ve çevresi, tarih öncesi çağlardan itibaren yerleşime açık bir bölge olmuştur. Hititler, Asurlar, Medler ve Persler gibi büyük uygarlıklar bu coğrafyada iz bırakmıştır.

Türkiye Turizm Ansiklopedisi'nden edinilen bilgilere göre Bölgenin bazı eski yerleşim kalıntıları, antik izler ve höyükler, bu toprakların binlerce yıl boyunca yaşanmışlık barındırdığını göstermektedir.
Osmanlı döneminde Kayseri bölgesi, kırsal yerleşim merkezleriyle birlikte idari olarak gelişirken, 19. yüzyılda göç ve iskân hareketlerinin etkisi artmıştır.
1861–1863 yıllarında Sultan Abdülaziz döneminde bölgeye dair idari düzenlemeler yapılmış, Pınarbaşı adıyla bir kaza merkezi kurulmuştur.

'Şabanlı Köyü sadece yerel değil, binlerce yıllık bir toprak parçası'
1926 yılında ise Pınarbaşı, Kayseri iline bağlanarak bugünkü ilçe statüsünü almıştır. Bu büyük tarihsel bağlam, Şabanlı Köyü’nün sadece yerel değil, binlerce yıllık bir toprak parçasının parçası olduğunu gösterir.
Köyün Kültürel Yaşamı
Şabanlı’nın tarihi sadece isim ve kuruluşla sınırlı değildir; günlük yaşamda da güçlü bir kültürel bağ olduğu bilinmektedi. Köyde tarım, hayvancılık ve halıcılık gibi geleneksel ekonomik faaliyetler, uzun yıllar boyunca hayatın temelini oluşturmuştur.
Şabanlı Köyünün yerel yemek kültürü:
Yerel yemekler (tarhana çorbası, bulgur pilavı, mantı vb.) ve köy düğünleri gibi sosyal etkinlikler, köy halkının ortak kültürünü yansıtır.
Köyün nüfusu yıllar içinde değişse de yakın dönemde nüfus kaybı diğer köylere göre daha yavaş gerçekleşmiş, hatta son dönemde nüfus ve yapılaşma bakımından çevre köyler arasında en büyük köylerden birisi haline gelmiştir yerel bağların güçlü olduğu bir yerleşim olarak
Şabanlı Köyü nufusu
Geçmiş yıllara ait nüfus verileri incelendiğinde köyün nüfusu Vikipedi verilerine göre şöyle seyretmiştir:

1997: ~878 kişi
2000: ~1000 kişi
2009: ~1345 kişi
Özetle: Şabanlı Köyünün Tarihsel Kimliği
Şabanlı, sade bir köy gibi görünebilir ama kökleri çok daha derinlere uzanır: Osmanlı’nın son dönemlerinde şekillenen bir yerleşim olarak ortaya çıkmış,
Pınarbaşı’nın binlerce yıllık tarihinin parçası olmuş,
Yerel gelenek ve yaşam pratiklerini koruyarak modern Türkiye’ye uzanan bir kültürel çizgi oluşturmuştur.

Bu da Şabanlı’yı sadece bir köy değil, tarihsel sürekliliğe sahip yaşayan bir mikrokosmos haline getiriyor.
Şabanlı Köyü sakinlerinden H. İbrahim Yıldırım'ında Şabanlı Köyü tarihçesi ile ilgili dikkat çeken biz yazısı da mevcut:
İşte Kayseri Büyükşehir Belediyesi'nde uzun yıllar Hukuk Müşaviri olarak görev yaptıktan sonra emekli olan hemşehrimiz H. İbrahim Yıldırım'ın Şabanlı Köyü ile lgili o yazısı:
"1500’lü yıllardaki (Osmanlı Yavuz Sultan Selim Dulkadirli Türkmen Devletini yıktıktan hemen sonra) Maraş Vilayeti Tahrir Defterinde Kala-i Zamantu Kazasına bağlı olarak bir yerde Şaban Beylü bir başka kayıtta Şaban Bükü adlı mezra (ekenek) olarak geçiyor.
Yani, o tarihte Şabanlı Karye(Köy) değil, karyeye bağlı mezra. 1732 yılında Zamantu bölgesindeki boşalan köylere Receplü Avşar’ı yerleştiriliyor.Bu padişah fermanında Şabanlı da Karye(Köy) olarak geçiyor.
Bilindiği gibi 1850 ve 1860 arasında Receplü Avşarı Bozok’a sürgün ediliyor. Sonra Uzunyayla bölgesine Çerkesler yerleştiriliyor zamantı boylarına da Recepli Avşar’ı Boy Beyi Çerkez Bey’in Sivas Valisi nezdinde gösterdiği çabalarla, sürgüne gönderilen Avşarlar yeniden dönüyorlar. Köye ilk gelenler veya köyün ilk yerleşimci sülalesi Özüler olsa gerektir.
Çünkü, sadece Özüler sülalesinin geriye dönük aile kayıtlarında Şaban isimlerine rastlanıyor.Mezgitli Yaylasının Şabanlı Köyü’ne tahsis edildiğine dair belgede sayılanların içerisinde Şaban adıyla geçenin Özülerin dedelerinden olduğunu (babamın yardımıyla)ben de tespit ettimBelki bu sülale 1500’lü yıllardan yani mezra döneminden beri köyde yaşıyordu?! Sonra gelen Delibekirli mi Kürtüller mi bilemiyorum.
Ancak, Körcüklerin en son gelen oymak olduğu kesin! Kürtüllerin içerisinde Lek’ler var.Lek-Vanik’lerin Ekrat olduğunu biliyoruz?! Körcüklerin, önce Emiruşağı’na yerleştiğini, orada çıkarılan bir kavga neticesinde Şabanlı’ya geldiklerini de görmek mümkün(bu tarihsel gerçeği babamızdan dedemizden bizzatihi dinledik).
Yeni öğrendiğim bir konu da Körcüklere adını veren Körcüğün asıl adının ve lakabının KÖR İBRAHİM olduğudur.
Babamızdan Dedemizden öğrendiğim Körcüğün, Yağ(ı)basan ve Arap Hasan adında iki kardeşinin de olduğunu söylerlerdi(kuvvetle ihtimal bunlar da oymak isimleridir). Körcüğün (Kör İrbehem’in) üç oğlu var, birisi Cula Hasan.Cula Hasan’ın çocuklarından birisi dedesinin adını taşıyor; İbrahim Kahya! Onun tek oğlu var Battal.
Battal, üç oğlundan birisine babasının adını veriyor; İbrahim(Hacı). (Dedeme de Kör İbrahim denildiğini söylerdi babam). Veee babam Mulla Ali de dedemin adını bana veriyor; Hacı İbrahim! İlginç değil mi!!!!Körcükler (İbrahim) adı 7 kuşaktır geçmişten geleceğe devam ediyor…
Araştırma Haber: Mustafa DURAN / AYAKLIGASTE.COM
