( ÖZEL HABER  / AYAKLIGASTE.COM  )

Evini Yuvaya, Merhametini Hayata Dönüştüren Kadın: Berrin Bülbül

KAYÜ Kayseri üniversitesi Geleneksel el sanatları 2.sınıf öğrencisi  Berrin Bülbül, Develi’de sadece bir evde değil; adeta bir merhamet hanesinde yaşıyor. Kapısından içeri giren her canlının hikâyesi var, her patinin, her kanadın bir emaneti… Evinde çok sayıda kediye bakıyor ama aslında beslediği sadece hayvanlar değil; umut, şefkat ve vicdan.

45 yaşındaki Berrin Bülbül, uzun yıllar İstanbul’da yaşadı. Kozmetik sektöründe çalışırken, “kendini arayış” yolculuğunda bu işi geride bıraktı ve farklı alanlarda çalıştı. Üç yıl önce, babasının akciğer kanseri tedavisi sürecinde ailesine destek olmak için Develi’ye taşındı.

Hayatın ona sunduğu sürprizlerden biri de geleneksel el sanatları bölümünü kazanması oldu. Şimdi Zahide hocanın öğrencisi olarak üniversite eğitimine devam ediyor.

Hayvanlarla kurduğu bağ ise çocukluk yıllarına dayanıyor. Kedi, köpek, kuş, kaplumbağa, tavuk, böcek… “Yaratılmış her şeyle bağ kurmak nasip oldu” diyor. İstanbul’da yaşadığı yıllarda da tedaviye muhtaç pek çok hayvana evini açtı. Bazen bu fedakârlıklar işini kaybetmesine bile neden oldu. Ancak bunu hiçbir zaman kayıp olarak görmedi:

“Bir canlının hayatına dokunabilmek için sunulmuş fırsatlar olarak baktım.”

İstanbul’da ciddi bir ameliyat geçiren bir yavru kedi bugün kocaman oldu ve hâlâ onunla yaşıyor. Develi’de ise bu “hayati görev” devam ediyor. Kapısını çalan canlılar hiç eksik olmuyor; kuş, fare, kedi, köpek… Ayırt etmeden elinden geleni yapıyor. Şu anda anne ve babasının hayatına eşlik eden iki kedi var; kendisi ise 7 kediyle birlikte yeni evinde yaşamını sürdürüyor.

Berrin Bülbül’e göre hayat ilahi bir düzen içinde:

“Bu düzeni bozmadan, yaratanın yarattıklarına sevgi ve saygıyla yaklaşarak yaşamaya çalışıyorum.”

Hayvanların sadece korunması gereken canlılar değil, iyileştirici birer dost olduğuna inanıyor. Kedilerin mırıltılarının ve patileriyle yaptığı temasın ağrılarına iyi geldiğini, dualara eşlik eder gibi huzur verdiklerini söylüyor.

“Onları beslerken ruhumuzu, severken kendimizi iyileştiriyoruz” diyor.

Berrin Bülbül’ün hikâyesi bir haberden çok daha fazlası…
Bu, sessiz canlara ses olanların, dünyayı küçük ama gerçek dokunuşlarla güzelleştirenlerin hikâyesi.


Ve evet… İyi insanlar hâlâ var. Hem de bir sürü patinin arasında.

Haber: Mustafa DURAN / AYAKLIGASTE.COM