ÇALIŞMAK İÇİN Mİ YAŞIYORUZ YOKSA!

Zeynep HAŞEMİ

26-08-2023 10:51

Kapitalizm egemen olmaya başlayınca, tüketim çılgınlığı tüm dünya üzerinde yaşanmaya başlandı. 16. yy ve sonrasında Kapitalizm görünür hale geldi. 

ABD nin keşfi, koloniler halinde abd kıtasına akın ederken Avrupa - ingilizler işgal - sömürü dönemini fiilen kapatıp ruhen kapitalist sistemle devam etti. Bin dokuz yüzlü dönemlere gelindiğinde artık sistemler hızla  kapitalist çalışma metodunu benimsedi. "Her şeyin bir fiyatı var, parası olan güçlüdür, büyük balık küçük balığı yutar" mantığınca devri daim hızlanmıştı.

Kapitalist sistemin ne karşısında ne de yanındayım. Bize bakan yönüyle elimizden ne alındı, ne verildi onu irdelemek isterim. Teknoloji patlaması ile
hayatın daha hızlı hale gelmesi topluma ne kazandırdı,  ne eksiltti, iyi mi oldu, kötü mü oldu sorusuna bir nebze cevap bulmak istemek amacımız.

Uzun uzadıya girmeyeceğim meseleye... Anadolu kültüründen ne çaldı, ne verdi hızlı tüketim?

Tüketim arttıkça daha mı mutluyuz yoksa daha doyumsuz hale mi geldik?
Yazıyı okuduktan sonra, bu soruların cevabını siz değerli okuyucularıma bırakıyorum.
Yaşamak için mi çalışıyoruz, yoksa çalışmak için mi yaşıyoruz? Kapitalizm tam da bu soruyu sordurmaya neden oldu.

Geçmişte yaşamak için çalışma mantığı vardı ama gel gör ki feodalizmin sona ermesinden sonra kapitalist sistemin yayılmasıyla çalışmak için yaşamaya başladı insanlar. Daha çok para, daha çok mülk, daha çok güç, öyle ya para güç tü bu sistemde.
Kim güçlü olmak istemezki...

Hele de feodalist sistemin avamı yüz yıllarca ezdiğini düşünürsek.
Peki güçlü olmak mutluluk mu?


Güçlü olanlar gerçekten huzurlu ve mutlu mu, işte orası net değil.
Anadolunun hangi şehrinde anket yaptığınızı ve eski - çocukluk hayatınız mı mutluydu yoksa  yenisi mi? Diye sorduğunuzda muhtemelen büyük çoğunluk eskisi diyecektir. Çünkü mutluluk; kanaat etmek az ile yetinmeyi bilmektir.

Daha fazla imkan ve hızlı hayat akışı hep bir üst leveli ister.
Size bir örnek sunmak isterim anadolu ya dair. Bakın bakalım kapitaller bizden nelerimizi çaldılar.

Höllük nedir bilir misiniz? 


 Höllük; eskiden bebek bezi yerine kullanılan bir çeşit topraktır.
"Eledim eledim höllük eledim.
Aynalı beşikte bebek beledim .
Büyüttüm besledim ,
 asker eyledim .

Gitti de gelmedi , buna ne çare ."
Bu asker türküsünü bilirsiniz . Şimdilerde hazır bezler var. Bir nesil önce de naylon muşamba üzerine kumaş bezler vardı . Peki ondan önce ne varmış biliyor musunuz ?  
Anadolu kışları sert ve uzun geçerdi. 

İklim bozulmamış, dereler barajlara dönüşmemişti .
Deniz kıyıları hariç tüm Anadolu böyleydi.

Bu soğuk ve uzun mevsimde anneler bebeklerini Höllük denilen toprağa sarıp sarmalarmış.
Öyle her topraktan Höllük olmazmış, 

her toprağa bebek belenmezmiş . Höllük; kil ağırlıklı çok emici bir toprakmış .
Belli ocakları varmış . Yazın Bir iki metre derinden çıkarılır , çuvallarda eve getirilip elenir , güneşe serilip iyice kurutularak eve istif edilirmiş .

 Bu toprak her seferinde ateşte iyice kavrulur , ılık hale gelince üç parçadan oluşan höllük bezine serilerek usulüne uygun şekilde bebek kundaklanır imiş .

 Çocuk hem sıcak kalır üşümez ,hem de çişi toprak emer, poposu kuru kalırmış.
 Ayrıca mantar ve pişik olmazmış. Hem kemik gelişimine, hem cilde iyi gelirmiş. Soruyorum eskiler mi sağlam dı bizler mi?

İşte tam da burada aklımıza hemen bize dayatılan konfor sandığımız ürünler ve hayat şekli geliyor.

İkinci dünya savaşından sonra
Tüketim bağımlısı insanlar - nesiller yetişmeye başladı. 
Önce reklam, bireyi ihtiyacı olduğuna inandırma, daha sonrası geliyor zaten.
Bugün şahit olmaktayız, yeni  dijital bir ürün piyasaya sürülünce insanlar geceden mağazaların kapısında kuyruk olurlar. 

Gerçekten ihtiyaçları var mı? Sanmam! Ama ihtiyacı varmış algısıyla,  almalı psikolojisine girmekteler. Acınası bir durum. Bu sadece bir örnek buradan yola çıkarak kıyaslayın . 
Yukarda sorduğum soruyu tekrar sorayım yaşamak için mi çalışıyoruz yoksa çalışmak için mi yaşıyoruz.?
Cevaplarınızı bekliyorum.

Sevgi ve Saygılarımla Zeynep Haşemi Bayraktaroğlu
DİĞER YAZILARI İnsanlığı olmayanın vicdanı kör ve sağırdır! 01-01-1970 03:00 'GASSAL' DİNİ BİR DİZİ DEĞİLDİR İRŞAD GİBİ BİR MİSYONU DA YOKTUR! 01-01-1970 03:00 BİR ÇOK YÖNÜYLE GÖNÜLLERE GİRMİŞ KADİM ŞEHİR KONYA 01-01-1970 03:00 KÜRESEL KÜLTÜRÜN ZARARLARI 01-01-1970 03:00 HER HAYAT BİR İMTİHANI BARINDIRIR! 01-01-1970 03:00 Oldum olası sanata ilgi duydum. 01-01-1970 03:00 İYİLİK, KARŞILIK BEKLENİRSE ALIŞ-VERİŞE DÖNER! 01-01-1970 03:00 Dışlamak mümince bir davranış değildir! 01-01-1970 03:00 AMASYA 01-01-1970 03:00 İNSANIN DUA VE MERHAMET KAPISI ELİ ÖPÜLESİ ANNELER... 01-01-1970 03:00 BEDEN İSRAFI VE ZAMAN İSRAFI MUSİBETTİR. 01-01-1970 03:00 DOSDOĞRU OLMAK GEREK.  01-01-1970 03:00 Hayatımızın merkezi annemizdir 01-01-1970 03:00 Tüm güzellikler geçmişte kaldı! 01-01-1970 03:00 'Süresiz Nafaka' Gerçek Manada Zulümdür! 01-01-1970 03:00 ZİLHİCCE AYI UHREVİ ZAMANLAR 01-01-1970 03:00 İnsanoğlu medeni olmadığı müddetce ilerleyemez! 01-01-1970 03:00 Medeni milletler dünyaya hükmeden ülkelerdir 01-01-1970 03:00 Düşmekten korkuyorsan zirveye ulaşamazsın! 01-01-1970 03:00 Acilen toprağa sarılmak şart 01-01-1970 03:00 Tüm acılara rağmen hayat devam ediyor! 01-01-1970 03:00 DEPREM VE RUH SAĞLIĞI! 01-01-1970 03:00 Uğur Mumcu..! Bir pazar günü… Tarih 24 Ocak. 01-01-1970 03:00 Tüketim bağımlısı insanlar - nesiller yetişmeye başladı! 01-01-1970 03:00 İNSANLAR MI SOĞUDU ZAMAN MI DEĞİŞTİ! 01-01-1970 03:00 Eline Kalemi Alan Yazar Olamaz, Yazarlık Bir Sanattır 01-01-1970 03:00 ÖLÜLER VE DİRİLER 01-01-1970 03:00 Kapılar kültürün aynasıdır 01-01-1970 03:00 BENCİL VE MENFFATÇI KADINDAN ANNE OLMAZ ÇÜNKÜ ANNE MERHAMETTİN ŞEVKATTİR! 01-01-1970 03:00 Doğrusu ben biraz soğuk bakıyordum sosyal medyaya! 01-01-1970 03:00 Pprovakasyon kokan videolar! 01-01-1970 03:00 Yeniden ve acilen toprağa sarılmamız şart! 01-01-1970 03:00 Anneniz sağ ise dua ve merhamet kapınız acıktır. 01-01-1970 03:00 Tut Bizi Eyy Oruç!... 01-01-1970 03:00 KAR FELAKET DEĞİL RAHMETTİR 01-01-1970 03:00 BİR PAZAR GÜNÜ 01-01-1970 03:00 AHLAKSIZLIK DİZ BOYU! 01-01-1970 03:00 Dini keyfine göre uyarlayanlar! 01-01-1970 03:00 YILANIN ZULMÜ VARSA ATEŞBÖCEĞİNİN ALLAH'I VAR 01-01-1970 03:00 BAHANELERE BAHANE ÜRETMEYİN HANIMLAR 01-01-1970 03:00 Ordu'yu Ordululara Tanıtım Günleri (!) 01-01-1970 03:00 MAZERET ÇUKURU! 01-01-1970 03:00 ERDEMLİ BİR TOPLUM! 01-01-1970 03:00 Din Satanlar! 01-01-1970 03:00 Kuyruğu Kesik Tilkiler... 01-01-1970 03:00 NE EVLİLİKLER BAŞARIDIR NE DE BOŞANMALAR KUSUR... 01-01-1970 03:00 ANNE HIRKASI! 01-01-1970 03:00 GÜNÜMÜZDE YOZLAŞMAYI EN İYİ ANLATAN BİR MASAL! 01-01-1970 03:00 DEDE MİRASI 01-01-1970 03:00 ÇEVRENİZ İÇİNİZDİR 01-01-1970 03:00 ANADOLU KADINI DAİMA ÜRETMİŞTİR! 01-01-1970 03:00 Erdemli Bir Toplum Nasıl Oluşur? 01-01-1970 03:00 ÇOCUKLARIMIZ BİZİM AYNAMIZ!.. 01-01-1970 03:00 ŞAHMERAN BİR ANADOLU EFSANESİ.. 01-01-1970 03:00 TARİHTE ÖRNEK KADINLAR HEP OLMUŞTUR 01-01-1970 03:00 GÖNÜL ERLERİNDEN : ŞEYH SELİM EFENDİ (K.S) 01-01-1970 03:00 YILANIN ZULMÜ VARSA ATEŞBÖCEĞİNİN ALLAH'I VAR 01-01-1970 03:00 BAZILARININ YANINDA HER ZAMAN BİR 'MAZERET ÇUKURU' VARDIR 01-01-1970 03:00 ALDANMA BİZE ADEM'DEN MİRAS! 01-01-1970 03:00 TERCİHİMİZ NEYSE ONU YAŞARIZ 01-01-1970 03:00 EVLİLİKLER İSLAMİ BOŞANMALAR KATOLİK USÜL! 01-01-1970 03:00 BİR ÖLÜNÜN GÖZLERİ UZAĞA ÇOK UZAĞA BAKAR MI? FİLİSTİN'DE BAKIYOR İŞTE! 01-01-1970 03:00 PANDEMİ İNSANLARI KARAMSARLIĞA İTTİ! 01-01-1970 03:00 RAMAZAN BİZE NE KATTI HİÇ DÜŞÜNDÜK MÜ! 01-01-1970 03:00