“Yayıncılıkta Etik Çöküntüye Geçit Yok!”

İsmail Özdemir, bazı sosyal medya hesapları ve izinsiz çekim yapan kişi veya grupların “haber” adı altında yürüttüğü kontrolsüz yayıncılığın kamu vicdanını yaraladığını vurguladı.

Özdemir, özellikle sokak röportajı adı altında yapılan algı operasyonlarına, mizansen içeriklere ve provokatif yayınlara dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Basın kartı olmayan, kurumsal kimliği bulunmayan kişilerin ‘haber’ yapma görüntüsü altında toplumu germesi artık ciddi bir güvenlik riski hâline gelmiştir.”

“Sokak Röportajı Değil, Sokak Senaryosu!”

Özdemir, bazı sokak röportajlarının kasıtlı olarak seçilmiş kişiler üzerinden toplumda kutuplaşma yaratmaya çalıştığını belirtti.

Bu tür yayınların zaman zaman kavgalara bile dönüştüğünü söyleyen Özdemir, güvenli bir medya ortamı için yasal düzenlemelerin zorunlu olduğunu ifade etti.

“Yabancı Platformlara Reklam Yağmuru Yerlileri Bitiriyor!”

Konuşmasının ikinci bölümünde hızını alamayan Özdemir, topu bu kez sosyal medya devlerine çevirdi.

Yurt dışı merkezli platformlara yapılan yoğun reklam yatırımlarının, Türk medyasını ekonomik olarak zayıflattığını dile getirdi. Özdemir, bu durumun hem dışa bağımlılığı artırdığını hem de dijital güvenliği tehlikeye attığını söyledi.

“Kendi iç hukuklarını Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın üzerinde gören bu şirketlerin tutumu kabul edilemez.” dedi.

“Reklam Gelirleri Ülkede Kalsın, Yerli Medya Güçlensin!”

Özdemir, yabancı platformların reklam gelirlerine sınırlama getirilmesini önerdi.
Bu düzenlemeyle hem yerli medya kuruluşlarının güçleneceğini hem de adil rekabet ortamının sağlanacağını belirtti.

Konuşmasının sonunda MHP adına RTÜK bütçesine olumlu yönde oy vereceklerini açıkladı.