Açıklamada, söz konusu ifadelerin insan onurunu ve toplumsal barışı zedeleyen ayrımcı bir söylem olduğu belirtilirken, etnik kimlik ve cinsiyet üzerinden yapılan değerlendirmelerin kabul edilemeyeceği vurgulandı.

“Ayrımcılığı Yeniden Üreten Dil Kullanılmamalı”

MAZLUMDER Kayseri Şubesi tarafından yapılan açıklamada, Türkiye'nin geçmişte etnik aidiyetler nedeniyle yaşanan ayrımcılıkların acılarına tanıklık ettiği ifade edilerek, toplumsal etkisi yüksek kişilerin kullandığı dilin ayrımcılığı besleyen değil, eşit yurttaşlık anlayışını güçlendiren bir nitelik taşıması gerektiği belirtildi.

Açıklamada, Kürt kimliğini ve Kürt kadınlarını hedef aldığı belirtilen ifadelerin kamuoyu önünde dile getirilmesinin, ayrımcı anlayışların halen varlığını sürdürdüğüne işaret ettiği savunuldu.

“Hiçbir Kimlik Alay Konusu Yapılamaz”

İnsan hakları hukukunun temel ilkelerinden birinin eşitlik olduğu vurgulanan açıklamada şu görüşlere yer verildi:

“Hiç kimsenin etnik kimliği, dili veya aidiyeti alay konusu yapılamaz. Hiçbir kadın, mensubu olduğu halk nedeniyle aşağılanamaz. İnsan onuru pazarlık konusu değildir ve ayrımcılık hangi biçimde ortaya çıkarsa çıksın karşısında durulması gereken bir insan hakları ihlalidir.”

Özür Çağrısı Yapıldı

MAZLUMDER Kayseri Şubesi, söz konusu ifadelerin mizah gerekçesiyle meşrulaştırılamayacağını belirterek, Kürt kadınlarını ve Kürt halkını incittiği ifade edilen söylemler nedeniyle kamuoyu önünde özür dilenmesi çağrısında bulundu.

Şube Başkanı Abdullah Kaya imzasıyla yayımlanan açıklamada, toplumun hiçbir kesimini aşağılamayan kapsayıcı ve saygılı bir kamusal dilin benimsenmesi gerektiği ifade edildi.