Reklam
Selda AVCI

Selda AVCI

TUZLU KAHVE..

İKİYÜZLÜ'DEN DOST OLMAZ!

16 Kasım 2021 - 11:06

İkiyüzlülük sözlük anlamı; "ikiyüzlü olma durumu", yani "özü sözü bir olmama durumu" olarak, çeşitli sözlüklerde ise "dürüst olmama", "bildiğinden, inandığından ve olduğundan başka türlü görünme veya göstermeye çalışma", "aldatmaya çalışma" olarak tanımlanır…
Hayatındaki herkes sana "MUHALEFET" yapıyorsa tadını çıkart, demek ki "İKTİDAR" sensin!
Bir insanın özü neyse, sözü de o olmalı diye düşünüyorum.
Hayat boyu ikiyüzlü bir insan hiç olmadım. Her zaman dürüstlükten yanadır özüm sözüm.
Ya siyah vardır hayatımda, ya da beyaz griye yer vermedim hayat boyu, vermemde!
Hele bu hayattaki bazı insanlar gibi yanardöner hiç olmadım, olamam da!
Ben hayat boyu hep tırnaklarımı uzun tuttum, kendi başımı kendim kaşıyabileyim kimseye muhtaç olmayayım diye. Kimseden bir beklenti içine girmeden yaşıyorum. Sana senden başka kimsenin de faydası yok. Hayat öğretir, yaşa ve gör!
Çünkü bilirim ki ‘’Güçlü bir kadının dostu az, düşmanı ve seyircisi çok olur’’
Yukarıdaki bu örneklemeleri neden yazdığıma gelince dostlar hafta sonu beni çok üzen bir olay yaşadım bunu sizlerle paylaşmak istediğim için bu konuyu ele almak istedim.
Hayat boyu hiç kimse için kötülük düşünmedim, kimsenin arkasından iş çevirmedim, itibarını zedelemedim, ekmeği ile oynamadım, üzerime vazife olmayan işlere hiç karışmadım, birinin yüzüne diyemeyeceğim şeyleri arkasından konuşmadım, kendime hak gördüğümü başkalarına çok görmedim de ben böyle olduğum içinde herkesi kendi kalbim gibi bilirim.
Yüzüme her güleni dost sanır, ona inanır güvenirim. Çoğu kez bu iyi niyetimden dolayı sıkıntı yaşamış olsam da vicdanım her zaman rahattır. Başımı yastığa koyduğum zaman rahatça uyuyabilirim. Şuna çok eminim ki bana bu haksızlığı yaşatanı Allah eninde sonunda bana döndürecek ve pişmanlık duyuracak ben buna canı gönülden inanıyorum.
İki yıl önce bir işim birileri tarafından engellenmişti, iki yıl sonra tevafuk aynı konu ile alakalı yine birileri benimle irtibata geçti, yeniden iki yıl önce yaşanan olay gün yüzüne çıktı.
Ben yine aynı olayı yeniden yaşamaya maruz kalınca artık bunun altında yatan sebebi (nedeni) öğrenmek için konunun ilgilileri ile irtibata geçtim.
Aradan yıllar geçmişti o dönem çok üzülmüş olsam da yaşanan bu tatsız olay benim için unutulmuştu, ama kısmette bana bu saygısızlığı yapan şahsın gerçek yüzünü görmek olduğu için Allah o insanın ipliğini pazara çıkarıp bana gerçek yüzünü yıllar sonrada olsa gösterdi!
Düşünsenize benim hiçbir şeyden haberim yok ve arkamdan çevrilen oyunlara bakın. Allah her şeyi görüyor ve kimsenin yaptığını da yanına bırakmıyor işte, iki yıl geçmiş olsa da hak yerini buluyor.
Bahse konu yaşadığım ve beni o dönem çok üzen bu olayın ilgililerinden aldığım cevap karşısında ise kanım iliğim dondu öylece kalakaldım!
Meğer benim yıllarca arkadaşım bildiğim sevip, saydığım ve hiçbir zaman bana bundan kötülük gelmez diye düşündüğüm bir kişinin başının altından çıkmış bana tüm o yaşatılanlar. Benim engellenen o işime meğerse arkadaşım dediğim kişi engel olmuş.
Yüzüme gelince sen benim için değerlisin, kimse ile konuşamadığımı seninle rahatlıkla konuşabilecek kadar sana güveniyorum diyen kişi, benim işime engel olmuş.
Ben açıkçası bana bunu yapan şahsın ruh sağlığının yerinde olmadığı düşüncesindeyim.
Erkek yâda kadın hiç fark etmeksizin hiç bir insana bu tür bir davranış tarzı yakışmaz.
Aslında söyleyecek çok sözüm varda daha fazlasını buradan yazmam pek uygun olmaz diye düşünüyorum. O kişi zaten benim neler söylemek istediğimi anlamıştır.
Elbette ki benim artık dönen bu dolapları sineye çekip oturmam beklenemezdi. Tabi yargısız infazda yapmak istemiyordum. Bu olayın neden yapıldığını öğrenmek ve sebebini sormak için bu şahıs ile irtibata geçtim. Olayın aslını ondan duymak istedim. Bir ümit o yapmamış olsun istiyordum çünkü.
Bu şahsın hiç göründüğü gibi biri olmadığını ben biliyorum çünkü onu çok yakından tanıyorum, iyi yâda kötü her huyunu da bilirim. Arkadaşım olduğu için birçok şeyini de görmezden gelirim.
Çok iyi laf cambazlığı yapar, her söylenen olayda hep inkâr eder, birileri buna iftira atıyordur, çekemiyorlardır vs. gibi durumların arkasına sığınır.
Benim anlattığım bu olayda önce bozuldu, sonra inkâr edip, kendince hemen kafasında bir senaryo yazıp onu bana anlattı. Ben ona hiç inanmadım, sadece inanmak istedim. Keşke evet yaptım deseydi o zaman daha dik ve onurlu olurdu diye düşünüyorum. O inkâr yolunu tercih etti. Bu olayda üç şahit vardı delilli, ispatlı ve şahitli bir olaydı. Dolayısı ile ben bana bu olayı anlatanlara inandım.
Durduk yere böyle bir olay yoksa o kişiler neden böyle bir şeyi ortaya atsınlar ki diye düşündüm.
Neyse ki bu olay benim gözümü açtı ve bu sayede dostumu düşmanımı öğrenmiş oldum. Böylelikle yalancının mumu da iki yıl yanmış oldu.
Ha şu da var ki bu şahsın benim gözümde şu saatten sonra hiçbir saygınlığı da, değeri de kalmadı.
Böylelerine de hayatımda daha fazla yer vermem artık kendime saygısızlık olur düşüncesi ile bir daha bu şahsı yolda görsem selam dahi vermeme kararı aldım.
Bakın Mevlana ne diyor;Sen gönlünü ferah tut, Ne mutsuz edip gülen, nede aldığı ahları ödemeden giden yok bu hayatta… İlahi adalet var ve onda zaman aşımı asla olmaz.
Herkes kazdığı kuyuya bir gün olur kendisi düşer. Yaşattığını yaşamadan ölmez insan…
Bugün bana yaptığı kötülüğü, kurduğu tuzağı yarın kendi başında bulacağından çok eminim.
Günü zamanı beklenir ve işte o gün gelince de keser döner sap döner gün gelir hesap döner.
Sabır az insana bahşedilmiş bir özelliktir. Bende bir ayete sığınarak bu özelliğimi kullanıp zaman içinde olup biteni gönül ferahlığı ile izleyeceğim. ‘’Allah sabredenlerle beraberdir’’…Saygıyla…





 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum