Reklam
Mehmet Karakaya

Mehmet Karakaya


KORONA AŞISI OLMALI MIYIZ!

06 Mayıs 2021 - 17:40


Korona Aşısı Olmalı mıyız?

Malûm epeydir, covid 19 denen patojen bir virüsle, tüm dünya mücadele ediyor.

Bu mücadelede kimi ülkeler sınıfta kalırken, kimisi de kontrol altına almayı başarabiliyor.
Ülkemiz de bu sıkıntıyı aşmada kritik eşik seviyesinde. Bir numaralı gündemimiz bu.

Vaka sayılarından daha ziyade, dikkat çeken birşey var, o da başta sağlıkçılar olmak üzere bu iş ile ilgili tüm birimlerin fedâkarlıkta zirveyi oynamaları. Ama bilinmeli ki çok yoruldu bu alandaki herkes, çok yoruldu gerçekten. 

Hem doktor hem de klinik psikolog biri olarak koronayı ve olayları gözlemliyorum. Çok şükür görev icabı insanımızın da her zaman hizmetinde ve yanınızdayız. Arkamızdan edilen dûaları, destekleri görmekte ve buna da çok mutlu olmaktayız.

Pandemi sürecinin hem tıbbi hem de ruhsal problemler boyutu apayrı olduğu gibi ekonomik yönü var bu işin. Kimisi bu dönem belki daha çok para kazanırken, çoğunluk da adeta cepten yiyor durumda. Toplumun genelinin maddi manevi bir sarsıntı geçirdiği kesin. 

Ancak milletimiz ne acılar, ne felaketler gördü ve üstesinden geldi, bunu da aşacağız. Bugünler de geçecek elbette.

Rahatça nefes aldığımız güzel günler de gelecek. Sevdiklerimize rahatça sarılmayı ve sohbeti özledik, kim buna yok diyebilir ki elbet? Bu hastalık her yönüyle birçok güzel şeye bıraktı hasret.

Ama bitecek. Ağzımızdan ne çıkarsa kadere tecelli eder, inşallah bu imtihan da en yakın zamanda bitecek. Böyle düşünmeli, böyle demeli hep.

Gelelim en önemlisi, aşı meselesine. 

Aşı önemli, gerçekten önemli.

Yaşınıza ve sağlığınıza bakmadan korona virüs sizi çok yorabilir, çok sarsabilir. Kime ne yaptığı da net belli değil. Hele şu son mutasyona uğramış virüs yakaladığını iyi sallıyor. 

Kendimden tecrübe ederek de söylüyorum. Ocak ve Şubat aylarında sinovac aşısından ben de yaptırdım.

Antikorlarım da oluşmuştu. Ancak Nisan ayı içerisinde ben de koronaya yakalandım, hatta virüs akciğerlerime de indi, hastanelik de oldum. 

Ancak pozitif olduktan sonra tavsiye edilen  tedavilere tamamen teslim oldum ve aşının vücudumda yaptığı tabiri caizse "immün uyanıklık" sebebiyle de hastalığın semptomlarını hafif hissederek koronayı atlattım. Allah'a şükür, yendim.

Aşım olmasaydı, muhtemelen bugün belki de çok kötü bir durumda idim. Elbette koruyan bizi Rabbim. Biz tedbirleri aldık, yine O'na sığınmıştık.

Yani... Hastalık da gerçek, aşı da gerçek. Hastalıktan köşe bucak, türlü türlü tedbirlerle kaçarken, aşıdan kaçmak çok da doğru bir davranış değil. "Ben vücuduma güveniyorum, sağlığım yerinde ve aşısız da atlatırım" diyebilirsiniz, olabilir, ancak ya  atlatamazsanız? Riskli bir karar.

Aşı olup da koronaya yakalanan ve durumu kötüye giden sayısı çok azaldı. Karantina sürecindeki hastamızın aşısı varsa biz sağlıkçılar genel olarak bir "Oh" çekiyoruz.

Lütfen sağda solda duyduğunuz haberlerle ön yargılı hareket etmeyin. Elbette düşünün tartın, Allah akıl vermiş insana. 

Aşı olanların hastalığa yakalanma riskinden daha çok, hastalığı hafif atlattığını, biz hekimler olarak sevinerek gördüğümüzü de unutmayın. 

Çok değerli bir doktor ağabeyimin deyişiyle "Koronaya yakalanmak değil, koronayı atlatabilmektir mesele.

Korona pozitiflik sırasında panik olmamanın, sakin ve sabırlı olmanın, inancınızı yüksek tutmanızın immün sistemi çok daha güçlü kıldığını da bir klinik psikolog gözüyle de diğer yazılarımda sizlere aktaracağım. 

İşin bu psikolijik kısmı da bakın çok önemli. Biz psikoterapi profesyonelleri olarak, şu an ki pandemi süreci nedeniyle, başta panik atak olmak üzere ilerde birçok ekstra psikolojik problemlerin de ortaya çıkma ihtimalini görmekteyiz. 

İşin bu psikolojik yönüne, bu konudaki bazı eksikliklere, Devlet olarak yapılması gereken önlemlere ve bireysel olarak yapabileceğimiz taktiksel  tüm söz ve davranış modellerine gelecek yazılarımda değineceğim. 

Ama önce aşı, önce aşı, önce aşı.
Dedim ya "Kendimden biliyorum"
Sağlıcakla kalın.


 Dr Klinik Psikolog Mehmet Karakaya

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum