Hacı YAKIŞIKLI

Hacı YAKIŞIKLI

Misafir Kalem

Kılıçdaroğlu gerçekten hapse atılır mı?

12 Temmuz 2021 - 12:54

Siz eğer, “Atılmalı mı?” diye sorarsanız bunun cevabını gazeteciler değil “hakimler” verir. Ancak TBMM’de şu anda 970’i HDP’liler hakkında olmak üzere 1357 fezleke var. Fezlekeler önce meclis karma komisyonuna ve hazırlık komisyonuna gelecek, sonra meclis genel kuruluna gelecek, sonra 600 vekil oy kullanacak. (Şu an 583 vekil var, çeşitli sebeplerle 17 vekillik boşaldı. Meselâ 5 vekil TBMM’den ayrılıp belediye başkanı oldu, 4 vekil bakan olarak atandı) Tüm meclisin oylamada bulunması zorunlu değil, salt çoğunluk sağlanırsa “dokunulmazlık” kalkacak, ama milletvekilliği devam edecek. Dokunulmazlığı kalkan kişi yargılanırken milletvekili olmaya devam ediyor. Yargı süreci sonucu muhakkak bekleniyor. Bu arada HDP dışında Ak Parti ve MHP’li bazı vekillerin de fezlekesi var. Dokunulmazlık kalkınca da hemen “haydi seni hapse götürüyoruz veya sana ceza veriyoruz” denmeyecek. Dava açılacak, mahkeme davayı kabul veya ret edecek. Kabul ederse deliller sunulacak. Ek süreler istenecek, tanıklar dinlenecek, yeni deliller gelecek derken bir yargı süreci işleyecek. Bitmedi. Bunun İstinafı, Yargıtay’ı, AYM’ye bireysel başvurusu var.

Hülâsa; Sayın Kılıçdaroğlu’nun, “Beni hapse atmak istiyorlar” sözü tamamen kendi varsayımı ve kendi cezasını kendisinin tayin etme olayıdır. Buna bizim oralarda, “Kendi çalıp kendi oynuyor” derler.

Peki, Kılıçdaroğlu ve ortakları “sütten çıkmış ak kaşık” mı? Bunun cevabını da 19 yıldır millet veriyor zaten!

“ERKEN SEÇİM SÜRESİ BİTTİ”

En ayrımcı CHP’liler, en tutarsız HDP’liler, en kafası karışık İyi Partililer bile “Erken seçim 2022 Kasım’da olur” diyorlar.

Şu an seçimlere 23 ay kaldı.

Kasım 2022’de seçim olsa bile normal yasama döneminin %90’ı tamamlanmış olacak. Yani Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sürdürülebilirlik yönünden başarı sağlamış olacak. Buna da erken seçim denmez, ancak “öne alınmış seçim” denebilir. Muhalefetin erken seçim talepleri kendi aleyhlerine döndü. Bu konudaki ısrar ancak iktidara güç katacaktır.

“YARGI İKTİDARIN KONTROLÜNDE”

Heee canım heee! O sebeple Ali İhsan Karahasanoğlu için hapis cezası isteniyor. O yüzden Murat Alan’a saldıranlar 2 gün içinde serbest kaldı. O sebeple Ekrem İmamoğlu, Akit’e avukatları eşliğinde haciz memurlarını gönderdi!

Yav he he! O sebeple PKK propagandası suçundan kesin hüküm giyen Ömer Faruk Gergerlioğlu AYM kararıyla serbest kaldı. O yüzden önce casusluk suçundan yargılanan, sonra da “devletin gizli kalması gereken belgelerini ifşa etmekten” 5 yıl 10 ay kesin hükümle ceza alan CHP’li Enis Berberoğlu dönüp dolaşıp tekrar milletvekili oldu.

Bir de yargı muhalefetin elinde olsaydı neler olurdu? Neler olduğunu 28 Şubat’ta 600 bin kadının eğitim hakkını engellediklerinde gördük. Neler olduğunu 312 GENERAL DAVASI’nda gördük! “Basın özgürlüğü” diyenlerin biri bile çıtını çıkarmadı!  

“ALMANYA, İNGİLTERE, FRANSA NE 

DİYORSA MUHALEFET DE ONU DİYOR”

Almanya diyor ki: “Kanal İstanbul çevre katliamıdır”..

İngiltere diyor ki: “Türkiye’de muhalif sesler yükseliyor”..

Fransa diyor ki: “Proje şiddetli halk direnişiyle karşılaşıyor”..

Bak sen Fransa’ya! “Direniş” bile demiyor, “Şiddetli direniş” diyor!

Bu ülkelerin sözcüleri ise her gün Kanal İstanbul’la ilgili yepyeni yalanlara imza atmak için “ajans” peşinde gün geçiriyor!

“KANAL İSTANBUL’UN 

VARLIĞINA KARŞILAR”

Deseler ki; “Bizim endişelerimiz var. Çevreyle ilgili olumsuz etkileri en aza indirmek için yapılması gereken şunlardır…”

O vakit biz de “Eyvallah” der ve oturur konuşurduk.

Ama adamlar Kanal İstanbul’a ontolojik bir karşıtlık içindeler, yani varlığına bile tahammül edemeyip, “Faydasından bize ne?” diyorlar. Ama tıpkı Marmaray, Avrasya Tüneli gibi Kanal İstanbul’dan onlar da faydalanacak! İşte bunlar hep ele verir talkını atasözünün gayretkeş izdüşümleri!

“19 YIL SONRA NEDEN 

HÂLÂ ERDOĞAN?”

Neden 19 yıl geçmesine rağmen hâlâ Türkiye’nin en çok oy alan lideri Recep Tayyip Erdoğan ve en çok oy alan parti Ak Parti?

Z Kuşağı, X kuşağı, Y Kuşağı… Alfabenin tüm harflerini kuşak kuşak bölseniz de bu gerçek inkar edilemez biçimde ortada duruyor!

Bunun 2 ana sebebi var:

1)Yunus Emre’nin “Her dem yeni doğarız, bizden kim usanır ki” sözünün vücut bulmuş hali Erdoğan’dır. Bir de CHP’ye bakın! Muharrem İnce bile cumhurbaşkanı adayı olduğu dönemde, “CHP’li yöneticiler bana oy vermedi” diyor.

2)Muhalefetin denklem kurmakta samimi olmaması ve milleti hesaba katmayı unutması!

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum