Reklam
Dilara TANIRLI

Dilara TANIRLI

Hukukçu gözüyle

NAFAKA NEDİR? NAFAKA ÇEŞİTLERİ VE  NAFAKADA YÜKÜMLÜLÜK

21 Mart 2022 - 10:31

Nafaka, eşler arasında boşanma davası sürerken ya da sonuçlanan bir boşanma davasından sonra taraflardan birinin düşeceği maddi zorluktan korunması için kanunen ödenmesi gereken paradır.  

Türk Medeni Kanunu 175. Maddesinde nafaka :


 “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.” şeklinde tanımlanmıştır.

Bu anlamda boşanma davası sürerken veyahut boşanma gerçekleştikten sonra yoksulluğa düşecek olan taraf kusuru daha ağır olmamak koşulu ile karşı taraftan nafaka isteyebilecektir. 

Nafaka devredilmeyen ve mirasçılara geçmeyen kişisel bir borçtur. Nafaka kendi içinde tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, yardım nafakası ve iştirak nafakası olmak üzere dörde ayrılmaktadır.


Tedbir nafakası, boşanma davası süresince yoksulluğa düşecek tarafın maddi haklarını korumak için dava sürerken hakim tarafından bağlanan nafaka türüdür.

Davanın kesinleşmesiyle birlikte bu nafaka yoksulluk ve iştirak nafakasına dönüşecektir.


Yoksulluk nafakası, Türk Medeni Kanunu madde 175’te bahsedilen uygulamada da en sık rastlanılan nafaka türüdür. Buna göre boşanma davası sonrasında yoksulluğa düşecek olan eş yoksulluk nafakası talep edebilecektir.

Bu talebin ilk şartı kişinin eşit veyahut daha az kusurlu olmasıdır. Yani boşanmada kusuru fazla olan taraf yoksulluk nafakası alamayacaktır. İkinci şart ise tarafın yoksulluğa düşeceğinin tarafların mali gücü araştırılarak hakimin takdiri ile tespit edilmiş olmasıdır.

Yargıtay yoksulluk nafakasının takdirinde kanundan daha geniş bir çerçeveden bakmakta, asgari geçimden ziyade tarafların evlilik ile kazandıkları maddi menfaatleri ve statüleri korumayı amaçlamaktadır.


Yardım nafakası esasında varlığını örf ve adetlerden temel alan ve Türk Medeni Kanunumd. 364/1’de “Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.” 

Şeklinde tanımlanan bir nafakadır. Buna göre herkesin yardım etmez ise yoksulluğa düşecek olan altsoy ve üstsoyuna nafaka yükümlülüğü vardır. Bu yükümlülük esasında Türk Medeni Kanununun aileye verdiği önemden kaynaklanmaktadır.

Bu sebeple madde metninde yükümlülüğün sınırı geniş tutulmuş, kardeşler dahi nafaka kapsamına alınmıştır. Öte yandan anne ve babanın nafaka yükümlülüğü çocuğun ergin olması ile sona erer.

Ancak ergin olmasına karşılık çocuğun eğitim hayatı devam ediyorsa, eğitim hayatı devam etmese dahi sosyal durumu gereği yardıma muhtaçsa yardım nafakası bağlanabilecektir,


Son olarak iştirak nafakası ise boşanmadan sonra müşterek çocuklar açısından velayet hakkı kendisine verilmeyen eşin çocuklarına karşı yardım ve bakım yükümlülüğünün devamıdır.

Buna göre boşanan eş, ergin oluncaya dek müşterek çocuğun eğitim ve bakım giderlerine katkı sağlamak zorundadır. İştirak nafakası zorunlu olup hakim tarafından resen gözetilen bir nafaka türüdür. 

Taraflar bu nafakayı boşanma ile talep edebileceği gibi daha sonra da talep edebilir. Kanunda talep açısından sınırlayıcı süre öngörülmemiştir.


Nafaka, sıkı usul şartlarına bağlı ayrıntı bir konudur bu sebeple nafaka konusunda uyuşmazlık yaşamanız halinde hukuki destek almanız faydanıza olacaktır.

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum