Betül MERT

Betül MERT

Sosyolog Gözüyle

KREŞE ERKEN GÖNDERİLEN ÇOCUKLARDA ÖZGÜVEN PROBLEMİ VE PSİKOLOJİK SORUNLAR YAŞANABİLİR!

18 Ağustos 2021 - 10:46

Çocuklar; toplum hayatına alışmaları, paylaşmayı öğrenmeleri, becerilerini geliştirerek okul eğitimine hazır hale gelmeleri ve okulda uyum sorunu yaşamamaları amacıyla okul öncesi eğitime başlatılır.

Çocuklar, genellikle 3 yaş civarlarında okul öncesi eğitime başlarlar. Aslında bu 3 yaşına gelen her çocuğun okul öncesi eğitimine hazır olduğu anlamına gelmez. Bazı çocuklar daha erken, bazıları ise daha geç okula başlamaya hazır olabilir. Okula hazır olma durumu yaştan çok çocuğun gelişimsel aşaması ile ilgilidir.

En iyi karar verme yolu çocuğunuzu sizin iyice gözlemlemeniz ve eğer emin olamadığınız noktalar var ise bunları bir uzmana danışmanızdır.

Hepimizin bildiği gibi büyüyüp geliştikçe toplumsal hayatın içinde daha çok yer edinmeye başlayan çocuklar için okul öncesi eğitim süreci de önemli ve değerli bir aşamadır.

Yeterli fiziksel, zihinsel, duygusal, ruhsal ve toplumsal olgunluk kazanmadan kreşe gönderilen çocuk zarar görebilir ve bu zararlı tercihin izleri yıllarca onu olumsuz şekilde etkilemeye devam edebilir. Bu yüzden çocuğun kreşe gönderilebilecek olgunlukta olması gerektiğini düşünüyorum.

Çocuğunuz 3 yaşına geldiği halde yaşına uygun becerileri sergileyemiyorsa ve yaşına uygun olgunluğa ulaşamamışsa, bunun nedenlerinin araştırılması ve değerlendirilmesi önemlidir. Gelişimi takip edilmelidir.

Mesela kendini neden ifade edemediğinin araştırılması, anneden ayrılmakta ne derece güçlük yaşadığının anlaşılması ve anne baba tutumlarının değerlendirilmesi gerekebilir. Gelişim geriliği gösterdiği belirlenen çocukların ise en hızlı şekilde doğru ve etkili özel eğitim olanaklarından yararlandırılması uygun olur.


Kreşe gönderilecek çocuklarda öncelikle bilişsel ve fiziksel açıdan olması gereken özellikleri sıralamak isterim:

1) Kreş çocuğunun derin bir kaygıya ve endişeye kapılmaksızın anne-babasından veya bakıcısından rahatlıkla ayrılabilmeye hazır olması beklenir. Elbette kreşin ilk günlerinde biraz huzursuz olabilirler.

2) Kreş çocuğunun anne-babasından uzaktayken yaşadığı önemli gelişmeleri ve kendisine yapılan yanlış davranışları; ayrıntılarıyla olmasa bile ana hatlarıyla anne-babasına aktarabiliyor olması gerekir. Türkiye'deki çok yetersiz bazı kreş ortamları düşünüldüğü zaman özel bir önem kazanmaktadır.

ACIKTIĞINI SUSADIĞINI İFADE EDEMEYEN ÇOCUK KREŞE GÖNDERİLİRSE SIKINTI YAŞANABİLİR

3) Kreş çocuğunun tuvalet ihtiyacını söyleyebilmesi beklenir. Ayrıca temel istek ve ihtiyaçlarını ve duygularını ifade edebilmesi de beklenir. 'Acıktım', 'su istiyorum', 'karnım ağrıyor' gibi çok basit ihtiyaçlarını sözlü olarak anlatamayan bir çocuk kreşe gönderilirse sıkıntı yaşayabilir.

4) Kreş çocuğunun yemeğini kendi başına yiyebilecek durumda olması beklenir.

5) Kreş çocuğu kendi başına arkadaşlık kurabilecek kadar başarılı olamayabilir. Ama çocuğun kreşe gitmeye ve yeni arkadaşlar edinmeye istekli olması beklenir.

6) Kreş çocuğunun beden gücünün ve enerjisinin fazla olmasını bekleriz. Bu konuda bir ipucu olarak çocuğunuzun uyku düzenini gözden geçirebilirsiniz.

Öğleden önce ve öğleden sonra uzun süre uyumaya ihtiyaç duyan bir çocuk, kreş hayatına ve programına henüz hazır olmayabilir.


7) Kreş çocuğunun anne-babasından birkaç saat uzak kalabilmesi ve kendi kendine bir şeyler yapmaktan hoşlanması beklenir.

Küçük bir çocuk henüz hazır olup olmadığı değerlendirilmeden kreşe gönderilirse, psikolojik ve topluma uyum sağlama konusunda bir takım sorunlarla karşılaşılması kaçınılmazdır.

Sonradan yanlışlık fark edilerek hatadan dönülse bile olumsuz etkileri tamamen silinemeyebilir ve çocukta travmaya sebebiyet verebilirsiniz.

Bu yüzden 3 yaşından küçük çocuğunuzu okul öncesi eğitime başlatmadan önce; kreş hayatına hazır olup olmadığının değerlendirilmesi için çocuğunuzun doktorunun veya bir çocuk psikoloğunun görüşlerine başvurmanız çok uygun ve yol gösterici olacaktır.


Erken kreşe gönderilen çocukların yaşama ihtimali olduğu bazı sorunlar ise ;

- Çocuk anne-babasının kendisini ihmal ettiğini, evden uzaklaştırdığını ve hatta cezalandırdığını bile düşünebilir.

- Özgüvenini yitirebilir.

- Dinleme becerileri tam gelişmemiş olabileceği için öğretmenin talimatlarına ve sınıfın kurallarına uyamayabilir.
- Eğitim kuruluşlarına karşı şüphe, endişe ve hatta korku gelişebilir.
- Eğitimden soğuyabilir. İleriki eğitim hayatında çok başarılı olamayabilir.
- Psikolojik yapısı olumsuz etkilenebilir. Hatta çok hırçın veya çok pısırık hale gelebilir.
- Kişilik yapısı olumsuz etkilenebilir.

Çocukların kreşe gitmesinin faydaları yadsınamaz şekilde fazladır. Kreşe giden çocuk kendi yaşıtları ile gün boyunca birlikte olduğu için sosyal ve duygusal gelişimi açısından son derece yararlıdır.

Çünkü yetişkinlerin her zaman gösterdikleri hoşgörüyü, doğal olarak çocuklar birbirlerine göstermeyecektir.

Bu da çocukların kurallarla tanışması demektir. Çocuklar bu şekilde, evdeki yaşamlarının dışında da bir yaşam olduğunu anlayacaklar ve bu farklı yaşamların kurallarını tanımaya başlayacaklardır.


Çocuklar, evdeki güvenli ortamın dışında başka bir dünya olduğunu fark edecek kendilerine olan güvenleri artacak, kendilerini bağımsız görecekler ve bu onlara güç verecektir

Güvenli bir yerde olduklarını bilmeleri onların kendilerine olan güven duygusunu arttıracaktır.


Kreşler, çocuklarda paylaşma ve beraber olma duygusunu da oluşturacağından çocukların sosyalleşmesi yönünde önemli bir adım.

Kreşler aynı zamanda çocukların konuşma yeteneklerini attıracağı ve dil konusunda gelişimini de destekleyeceği için, ileride ilkokula başladıkları dönemde uyum konusunda sıkıntı çekmeyeceklerdir.

Kreşlerde sadece oyun oynanmamaktadır. Kitaplar okunmakta, şarkılar söylenmekte, resimler yapılmakta, müzik araçları ellerine verilmektedir.  Bu çalışmalar çocukların yeteneklerini, duygusal, yaratıcı ve zihinsel özelliklerini ortaya çıkarmaktadır.

Uzmanlara göre, insan beyninin yapısının ve fonksiyonlarının gelişiminin üçte ikilik kısmı dört yaş öncesinde tamamlandığı söyleniyor.

Bu dönemde elde edilen deneyimler beynin çalışma şeklini de belirlemektedir.

Yapılan birçok çalışmada, okul öncesi eğitim gören çocukların, ileride okula devam etme ve okulda başarılı olma konusunda, akranlarından bir adım önde oldukları görülmüştür.


Değinmeden geçemeyeceğim bir diğer husus ise çocuklarda görülen dikkat eksikliği, öğrenme güçlüğü ve hiperaktivite  gibi sorunların erken farkedilmesi ve zamanında önlem alınabilmesi açısından da kreşlerin önemi tartışılamaz.

SAĞLICAKLA KALIN
Betül MERT
SOSYOLOG/AİLE DANIŞMANI

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum