GAYRİMENKUL YATIRIM DANIŞMANI BOZÇALI: “EMLAK SEKTÖRÜNDE GERİLEME VAR” DEDİ!
Gayrimenkul Yatırım Danışmanı, ve Merih Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı - Professional Real Estate Specialist Serkan Bozçalı emlak sektöründeki son gelişmeler hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Bozçalı sektörde son dönemde önemli ölçüde gerileme yaşandığına vurgu yaptı.
Merih Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Bozçalı sektörde son dönemde yaşanan gerilemenin sebepleri hakkında şu açıklamalarda bulundu:
“ Emlak sektörü, bir dizi faktörün etkisi altında zorlu bir dönemden geçiyor. Son yıllarda Türkiye'deki emlak sektörü, geçmişte yaşadığı hızlı büyüme ve gelişmenin ardından belirgin bir gerileme sürecine girmiştir. Bu durum, çeşitli ekonomik ve sosyal faktörlerin bir araya gelmesiyle açıklanabilir. Bazen piyasa koşulları bazen de direk olarak tüketici/üreticiler buna sebep olmakta. Sadece tüketici/üreticiler değil sektörün asıl çalışanları, yani Gayrimenkul Danışmanlarının da etkisi olduğunu düşünmekteyim. Özellikle pandemi sonrası dönemde, küresel ekonomik belirsizlikler, enflasyonist baskılar ve yükselen faiz oranları, emlak sektöründeki düşüşün ana nedenleri arasında yer almaktadır. Bu makalede, Türkiye'deki emlak sektöründe yaşanan bu gerilemenin nedenleri ve olası etkileri detaylandırılacaktır. İşte o nedenler.
Merih Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Bozçalı sektörde yaşanan gerilemenin sebeplerini ise şöyle sıraladı:
1. Faiz Oranlarının Artışı
Emlak sektörü büyük oranda kredi kullanımıyla şekillenen bir sektördür. Konut ve ticari mülk alımlarında kredi faiz oranları önemli bir rol oynamaktadır. Türkiye'de son yıllarda faiz oranlarının yüksek seviyelerde seyretmesi, konut kredisi kullanmak isteyen bireylerin ve yatırımcıların bu kararlarını ertelemelerine neden olmuştur. Yüksek faiz oranları, aylık ödeme miktarlarını artırırken, konut talebini ciddi şekilde baskılamıştır.
2. Enflasyon ve Maliyet Artışları
Enflasyonun hızla yükselmesi, inşaat maliyetlerinde önemli artışlara yol açmıştır. Bu durum bir çok müteaahhit firmanın yeni şantiye açmamasına da sebep vermiştir. Özellikle demir, çimento ve diğer inşaat malzemelerinde yaşanan fiyat artışları, müteahhitlerin yeni projelere başlamasını zorlaştırmıştır. Ayrıca, artan maliyetler, mevcut projelerin tamamlanma sürecini de yavaşlatmıştır. Bu durum, arz-talep dengesinde bir bozulmaya ve emlak fiyatlarında dalgalanmalara sebep olmuştur.
3. Ekonomik Belirsizlikler ve Güvensizlik
Türkiye ekonomisindeki belirsizlikler, yatırımcıların uzun vadeli yatırımlardan kaçınmasına neden olmuştur. Evrensel bazdaki sorun ülkemiz de de olumsuz etkisini göstermekte. Emlak sektörü, güvene dayalı bir sektördür ve yatırımcılar ekonomik istikrarın olmadığı bir ortamda büyük ölçekli yatırımlardan uzak durmayı tercih etmektedir. Döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve genel ekonomik politikalar, emlak piyasasına olan güveni zayıflatmıştır.
4. Demografik Değişimler
Türkiye'deki demografik yapının değişmesi de emlak sektörünü doğrudan etkilemektedir. Genç nüfusun ev sahibi olma eğiliminde azalma görülmekte ve kiralık ev talebi artmaktadır. Ayrıca, nüfus artış hızının yavaşlaması, gelecekte emlak piyasasında yaşanacak olası durgunlukların habercisi olarak değerlendirilmektedir.
5. Yabancı Yatırımcıların Azalması
Türkiye, geçmişte özellikle Ortadoğu ve Avrupa'dan gelen yabancı yatırımcıların ilgisini çeken bir emlak piyasasına sahipti. Ancak, son yıllarda siyasi ve ekonomik istikrarsızlık, yabancı yatırımcıların Türkiye'deki emlak yatırımlarını azaltmasına neden olmuştur. Yabancı sermayenin azalması, özellikle lüks konut projelerinde talep düşüşüne yol açmıştır.
6. Regülasyon ve Politikalar
Devletin emlak sektörüne yönelik uyguladığı bazı yeni düzenlemeler ve politikalar da piyasayı etkilemiştir. Özellikle vergi oranlarındaki artış ve kira sınırlamaları, yatırımcılar için cazibeyi azaltmıştır. Ayrıca, kamu bankalarının kredi politikalarındaki değişiklikler, krediye erişimi zorlaştırarak piyasayı olumsuz yönde etkilemiştir.
7. Yeni Gayrimenkul Firmalarının Oluşması
Türkiye genelinde emlak odalarının müdahalesi 2024 Ekim ayı itibari ile etkisini gösterdi. Taşınmaz Ticareti Yetki Belgesi (TTBS) olmayan emlak ofislerinin ilan girme gibi konularda Sahibinden.com’un da desteği ile kısıtlamalar getirilmesi profesyonellik adına olumlu oldu. Ancak bu duruma rağmen yeni emlak firmaları açılmaya devam ediyor. Son dönemde sektöre katılan çok sayıda yeni emlakçı, rekabeti artırarak iş potansiyelini azalttı. Bu durum, mevcut emlak profesyonellerinin müşteri çekme konusundaki zorluklarını artırdı.
8. Bilinçsiz Portföy Yönetimi
Yeni emlak ofislerinin sıklıkla bilinçsiz portföy alımı yapması, sektörde dengesizliklere ve değer kayıplarına neden oldu. Özellikle kurumsal gayrimenkul markalarının personel sayılarının fazla olması ve o personellerinin çalıştıkları kuruma kendilerini ispatlama gayretleri de bu başlık altında çok büyük manaya kavuşmakta. Kaliteli portföy yönetimi olmadığı sürece, emlak piyasası istikrarını kaybetmeye mahkum.
9. İnşaat Maliyetlerindeki Artış
Yüksek inşaat maliyetleri, sıfır konutlarda etkisini göstermeye devam ediyor. Bu artış ikinci el emlak fiyatlarının düşmesini engelliyor. Müteahhitlerin, maliyetleri karşılamak adına fiyatları minimum seviyede sabit tutma eğiliminde olması sektör için umut verici bir durum. Ancak, gerçek alıcıların olmaması müteahhitleri kıskaca almış durumda. Tüm bu durumlar da ikinci el emlak alımını kısıtlıyor. Sıfır konutlarda fiyatlar yüksek olduğu sürece ikinci el piyasasında fiyatlar düşmeyecektir.
10. Siyasi Gerilimler
Uluslararası siyasi gerilimler ve savaşlar, emlak piyasasına duyulan güveni azaltıyor. Siyasi gerilimlerin sektöre olumsuz en büyük etkisi ise belirsizlik ortamı. Belirsizlik ortamı, alıcıların satıcıların ve yatırımcıların temkinli olmalarına yol açıyor. Siyasi gerilimler sektörün bu dönemde gerilemesinin en büyük etkilerinden bir tanesi.
11. Yıl Sonu ve Yeni Yıl Hedefleri
Yıl sonuna yaklaşılırken, emlak piyasasında genel bir yavaşlama gözlemleniyor. Bu dönemde, sektördeki aktörler genellikle yeni yıl hedeflerini belirlemeye odaklanıyor, bu da işlem hacminde bir düşüşe neden olabiliyor.
Emlak sektöründeki gerileme, bir dizi etkenin bir araya gelmesinden kaynaklanıyor. Ancak, sektördeki profesyonellerin bu zorluklarla başa çıkma konusundaki yetenekleri ve stratejileri, önümüzdeki dönemde sektörün toparlanmasında kritik bir rol oynayacak.
Türkiye’de emlak sektöründeki gerileme, çok boyutlu ve karmaşık bir süreçtir. Ekonomik faktörler, demografik değişimler ve global belirsizlikler, sektördeki yavaşlamanın başlıca nedenlerindendir. Ancak, emlak sektörü Türkiye ekonomisi için önemli bir lokomotif olmaya devam etmektedir.
Bu nedenle, sektörün toparlanması için faiz oranlarının düşürülmesi, ekonomik istikrarın sağlanması ve yabancı yatırımcıların yeniden çekilmesine yönelik politikalar geliştirilmelidir. Sürdürülebilir büyüme için ise, daha uzun vadeli planlamalar ve düzenlemeler önem taşımaktadır
Haber: Mustafa DURAN / AYAKLIGASTE.COM