CHP İl Başkanlığı hükümetin tarım politikalarını eleştiren bir açıklama yaptı açıklama ise şöyle:
Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) 2024 yılı hububat alım fiyatları, tıpkı geçtiğimiz yıl olduğu
gibi yine üretim maliyetlerinin altında belirlenmiştir. Bu durum, küçük ölçekli üretim yapan
çiftçileri iflasın eşiğine getirmiştir. Hükümetin amacı, küçük üreticileri yok etmek midir?
Türkiye'deki tarım işletmelerinin çoğunluğunun küçük aile işletmeleri olduğu göz önüne
alındığında, çiftçilerin üretim maliyetlerini karşılayamayan bu fiyatlar, tarım sektörünün
sürdürülebilirliğini ciddi şekilde tehlikeye atmaktadır. Küçük çiftçilerimizin hayatta kalma
mücadelesi verdiği bu dönemde, artan girdi maliyetleri ve ekonomik dalgalanmalarla başa
çıkmaya çalışan çiftçilerimiz, TMO'nun düşük alım fiyatları karşısında borçlarını ödeyemez ve
faaliyetlerini sürdüremez hale gelmiştir. Bu durum, hem üretim miktarında hem de kalitede
azalmaya yol açarken, ülkenin gıda güvenliğini de ciddi şekilde riske sokmaktadır.
Ülkedeki tarımsal üretim piyasaları adeta yangın yerine dönmüşken, bu durumun muhatapları
olan sivil toplum kuruluşlarının sessizliği, bizleri hayal kırıklığına uğratmıştır. Çiftçilerimizi
yine yalnız bıraktılar. Çiftçilerin haklarını korumakla görevli olan bu kuruluşlar da mı yandaşlık
akımına kapıldılar acaba? Sizin göreviniz küçük çiftçiyi korumak mı yoksa yok etmek mi?
Neredesiniz, ses verin.
Buna benzer şekilde, Kurban Bayramı öncesinde hayvan karkas fiyatlarının 360 TL’den 300
TL’ye düşürülmesi, dikkat çeken bir başka sorunu ortaya çıkarmaktadır. Bu durum, küresel
güçlerin et üretimini farklı bir noktaya (bakteriyel et) dönüştürme çabalarının bir parçası mıdır?
Yoksa ülkemizdeki vakıf, dernek ve cemaatlere alan açma girişimleri midir? Bu fiyat
düşüşlerinin ardında belli gruplara yönelik siyasi amaçların olduğu iddiaları, kamuoyunda geniş
yankı bulmaktadır. Bayram döneminde hayvan satışlarından gelir bekleyen üreticiler, düşen
fiyatlar nedeniyle ekonomik zorluklar yaşamaktadır. Bu durum, hayvancılık sektöründe
sürdürülebilirliği tehdit etmekte ve sektördeki istikrarı bozmaktadır.
Hükümet, küçük çiftçilerin ve hayvan üreticilerinin içinde bulunduğu zor durumu görmezden
gelmesi, sektördeki krizleri daha da derinleştirmektedir. Bu politikalar, ülkemizin tarım ve
hayvancılık sektörlerini zayıflatmakta, üreticileri umutsuzluğa sürüklemektedir. Bu durum,
yalnızca üreticileri değil, aynı zamanda ülkemizin gıda güvenliğini ve ekonomisini de tehdit
etmektedir. Yetkililerin, bu sorunları çözmek için acilen harekete geçmesi ve üreticilerin sesine
kulak vermesi gerekmektedir. Aksi takdirde, tarım ve hayvancılık sektörlerimizde yaşanan bu
kriz, ülkemizin geleceğini ciddi şekilde tehlikeye sokacaktır.
Her iki konunun da ortak noktası, piyasa dinamiklerinin etkin bir şekilde yönetilememesi ve
üreticilerin ekonomik çıkarlarının yeterince korunamamasıdır. TMO'nun fiyat politikalarını
gözden geçirerek, üreticilerinin ihtiyaçlarına daha duyarlı bir yaklaşım benimsemesi
gerekmektedir. Aksi takdirde, tarım ve hayvancılık sektörlerindeki sorunlar derinleşerek,
ülkenin genel ekonomik yapısına ve gıda güvenliğine olumsuz etkilerde bulunacaktır.
Hükümetin ve ilgili kurumların daha şeffaf, adil ve sürdürülebilir politikalar geliştirmesi, hem
üreticilerin hem de tüketicilerin çıkarlarını korumak adına kritik öneme sahiptir